MAVİ VATAN’DA BU DÜZEN KİM İÇİN? MUSTAFA BERK ZÜLFÜ YARE DOKUNDU…
Göcek’te şamandıra, rezervasyon ve ücret tartışması sürerken,
Mavi Kart’ta ise tam bu yazıyı hazırlarken gelen önemli değişiklik.
Demek ki devlet denizciyi dinleyince bazı yanlışlar düzeltilebiliyor.
Bu yazıyı bir uzman, akademisyen ya da bürokrat olarak yazmıyorum.
Ben sade bir vatandaş, amatör bir kaptanım.
Dünyanın 86 ülkesini görmüş, fırsat buldukça denize çıkmış, başka ülkelerin kıyılarını, limanlarını, marinalarını da görmüş biriyim.
Göcek konusunda içim hiç rahat değil.
Göcek herhangi bir koy değildir.
Göcek, Türkiye’nin dünyaya gösterebileceği en güzel kartvizitlerinden biri.
Allah bize öyle bir coğrafya vermiş ki, dünyanın öbür ucundan insanlar geliyor, hayran kalıyor.
Oysa biz ne yapıyoruz?
Bu cennet koyları koruyalım derken rezervasyon, saat, ücret ve bürokrasinin içine sokuyoruz.
Deniz çayırlarının korunmasına kim karşı çıkabilir? KİMSE.
Hiçbir gerçek denizcinin de karşı çıkacağını asla düşünmüyorum.
Posidonia varsa koruyalım.
Mercan varsa koruyalım.
Hassas deniz yaşamı varsa gerekirse oraya tek bir çapa bile attırmayalım.
Ama çevreyi korumak başka şeydir,
Denizciyi kendi ülkesinin koylarında devamlı ödeme yapan bir müşteriye çevirmek başka şey.
Benim derdim işte tam burada başlıyor.
Bu yazı bir kavga yazısı değil.
Bir siyasi yazı hiç değil.
Bu yazı, Mavi Vatan için bir vatandaşın, bir amatör kaptanın gerçek bir vicdan çağrısıdır.
Yazım biraz sert olacak ama kimse kusura bakmasın lütfen.






