
Dünyayı saran koronavirüs yaz aylarının gelmesine rağmen hayatımızdan çıkmadı. Bulaşma riski çok yüksek olan virüs tek kullanımlık plastik ve karton ürünler kadar 2019’da ücretli hale getirilen poşetlerin kullanımını da arttırdı. Yapılan araştırmalar, 25 kuruşa satılan tek kullanımlık poşetlerle manav reyonlarında ücretsiz verilen ince poşetlerin pandemi döneminde yüzde 50 oranında daha fazla tercih edildiğini ortaya koydu. Pandemiye kadar yılda 35 milyar adet kullanılan alışveriş poşeti salgın sürecinde daha çok tercih edilince, çevre kirliliğinde de gözle görülür artışlar yaşandı. Virüsten korunmak için vatandaşların poşet kadar tek kullanımlık tabak, kaşık, çatal ve bardak gibi eşyalara yönelmesi iklim değişikliğiyle mücadele etmek için 1985’te başlayan sıfır atık hareketi zarar gördü. ABD’li kimya uzmanı Prof. Dr. Paul Connet’in başlattığı hareketin Türk toplumu tarafından da anlaşıldığı dönemde ortaya çıktığını söyleyen Minimalist Yaşan Danışmanı Hale Aydın, halen yapılabilecek bir şeyler olduğunu vurguladı. ‘Kahvemtermosta’ hareketiyle yılda 2 milyon kağıt bardağın önüne geçtiklerini belirten Aydın, “Pandemi ne yazık ki yıllardın başarıyla sürdürülen ve yerküre için vazgeçilmez sıfır atık hareketine zarar verdi. İklim değişikliği için kaçınılmaz bu hareketi korumamız ve devam ettirmemiz gerekli. Oxford Sözlüğü 2019’da en çok konuşulan kelimesi olarak iklim krizini seçmişti. Plastik kullanımı ve açığa çıkan çöplerin rolü krizin ana aktörü. Hepimize düşen görevler var” dedi.

Pandemi plastik kullanımını arttırdı
2050 yılında denizde balıktan çok plastik olacağı endişesinin pandemiyle arttığını vurgulayan Aydın, “Elbette sağlığımızı korumak ilk hedef. Ama tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeliyiz. Dilimize sıfır atık olarak çevrilen Zero Waste kavramı arkamızda çöp bırakmamayı anlatır ve tek kullanımlık plastik kullanımına tepki olarak doğmuştur. En basit şekliyle pet şişe ve karton bardak kullanmamak için termos taşımak, alışverişlerde poşet yerine bez çanta kullanmak bu kavramı doldurur. Uzun karantina süreci sonrasında hepimizde haklı panik var. Sosyal mesafeye dikkat etmek, kullanılanların sterilizesi önemli. İşletmeler risk almamak için tek kullanımlık ürünlere yöneldi ama bu hem tüketim hem kirlilik demek. Tek kullanımlık atık yığınına katkıda bulunmamak için işletmelere kendi çatal-bıçağımızla gidebiliriz. Sıfır Atık alanında yapabileceğimiz daha birçok şey var. Neleri yapamadığımıza değil neleri başarabildiğimize odaklanmalıyız” dedi.
“Virüs çöp kıtasını büyütmesin”

TÜÇEM(Çevre Eğitimi ve Atık Yönetimi Derneği Başkanı) ve çevre danışmanı Aynur Acar ise, insanoğlunun KOVİD19 salgını sonrası tüketim alışkanlıklarını değiştirmesinin zorunluğuna değindi. Acar, “Salgın bizlere yaşayabildiğimiz tek dünya olduğunu hatırlattı. Hava kirliliği ve emisyon azaldı, ozon tabakası kendini tamir etti. Şimdilerde ise kontrollü özgürlükle eski tüketim alışkanlıkları katlanarak yaşamımıza girdi. Nankör insanoğlu akıllanmadı. Çevreye zarar vermeye devam ediyor. Virüs korkusuyla özel araç kullanımı arttı, ormanlar tahrip ediliyor, doğa katlediliyor. Yıllardır mücadele verdiğimiz tek kullanımlık plastik kullanmama çalışmalarımız çöktü. Korona nedeniyle her şey tek kullanımlıklarla tüketilmeye başlandı ve çevre eskisinden daha fazla kirletiliyor. Okyanuslardaki çöp kıtasını ortadan kaldıralım derken çoğaltmaya başladık ne yazık ki” dedi.

Tek kullanımlık yerine depozito sistemi
İşe çöpü tanımlamakla başlanması gerektiğini belirten Acar, “Nelerin çöp olmadığını öğretmeliyiz. Depozito çocukluğumda vardı. Değişik tasarımlar ambalajlı ürünler cezbedici renkleriyle insanlara ‘Al Beni’ diyor. Çöpü önlemek için geliştirilen Sıfır Atık projesine en büyük destek uzun yıllardır arzu ettiğim ‘Depozito İade Sistemi’ uygulamasıdır. Bakanlık onayından geçmesiyle 2021’den itibaren hayata geçirmek için heyecanlanıyoruz. Hem atık ithalatını azaltacağız hem de ambalaj (pet şişe, metal içecek kutuları, cam şişeler) kirliliğinden kurtaracağız. Ülkemize ciddi bir ekonomik değer sağlarken tüm doğal alanlarımızı kirlilikten kurtaracağız. Pek çok ülkede geri dönüşüm ve depozito sistemi uygulanıyor. Evde ya da işyerinde Sıfır Atık yaşam tarzını sürdürmeliyiz. Sıfır Atık ve depozito sistemi bütün olarak yürütülerek, koronavirüsün getirdiği tüketim anlayışından kurtulabiliriz” dedi.



















