

Vanayı Kapat, Marmara’yı Kurtar
Marmara Denizi’nin yaşadığı çevre sorunları uluslararası örgütlerin de dikkatini çekiyor. 165 ülkede çalışmalarını sürdüren Greenpeace, ürkütücü boyuta gelen Marmara Denizi’ndeki kirlenmeyi gözlemlemek için 10 ülkeden oluşan mürettebatıyla kıyılarımıza geldi. Greenpeace Akdeniz, azot ve fosfor gibi kirleticilerin yükünü kaldıramayan Marmara Denizi’nin çığlığı olarak dünya kamuoyunun öğrendiği müsilaj sorunu başta olmak üzere tüm çevre sorunlarının altını çizmeyi amaçlıyor. Kirliliğin asıl tetikleyicisi olarak öne çıkan Ergene derin deniz deşarjının sonlandırılması için ‘Vanayı Kapat, Marmara’yı Kurtar’ sloganını kullanan Greenpeace, çözüm için de Ergene’ye verilen sanayi atıklarının kirleten tesisler tarafından kimyasal arıtma yöntemleriyle yerinde arıtılmasını ve arıtılan suyun tarım ve sulamada kullanılmasını öneriyor.


Vana Patladı fazla vakit yok
Mart ayında Marmara Denizi’nde görülmesine rağmen günümüzde derinlerde olduğu düşünülen müsilaj sorununun önümüzdeki günlerde tekrar gündeme gelebileceğini belirten Greenpeace, müsilajın deniz yüzeyinden temizlenmiş olmasının sorunu çözmediğini vurguluyor. Marmara Denizi’ne çok sayıda derin deniz deşarjıyla atık boşaltıldığını ekleyen Greenpeace, Ergene Derin Deniz Deşarjı’nın pek çok sorunun tetikleyicisi olduğunu düşünüyor. 14 Kasım 2020 tarihinde Türkiye’nin en büyük çevre projesi olarak sunulan Derin Deşarj Sistemi Doğu Hattı’nın kara boru hattının hizmete girmesiyle kirliliğin Marmara Denizi’ne bırakıldığını iddia eden Grenpeace, canlı ölümlerinin ve müsilajın beraberinde geldiğinin altını çiziyor. Greenpeace’in Marmara Denizi’ndeki araştırmaları balık ölümlerinin yaşandığı Tekirdağ-Hoşköy/Şarköy-Doğanaslan hattında sürdü.


Kirlilik Marmara Denizi çevresinde yaşayan 25 milyon insana zarar verecek
Arktic Sunrise ile Ergene derin deniz deşarjının yarattığı sorunları dikkat çekmeyi amaçladıklarını belirten Greenpeace, “Şubat ayından beri balık ölümleri yaşanıyor. Her gün 280 olimpik havuz hacminde bir kompleks atık su Ergene’den Marmara’ya boşaltılıyor. Renk ve tuzluluk problemini çözemedik. Vana patladı ve kirlilik ortaya çıktı. Marmara Denizi’nden çıkan su ürünlerinde yapılan çalışmalar özellikle göç etmeyen midye gibi canlılarda ağır metal oranlarının fazla olduğunu gösteriyor. Marmara’da müsilaja ve geri dönüşü olmayan ekosistem hasarına yol açan, insan ve çevre sağlığını açıkça tehdit eden bu uygulama durdurulmazsa Karadeniz’i ve sonrasında Kuzey Ege’yi büyük bir risk altına sokacak. Su ürünlerinde birikecek toksik kalıntılar balıkçılıkta kalite düşüşüne neden olacak. Yıkanma sularına sızabilecek kirli su ise tam olarak öngörülemeyen etkileriyle insan sağlığını tehdit edecek. Marmara Denizi’nin ardından Karadeniz ve Kuzey Ege tehdit altına girecek. Deniz ekosistemi kadar doğrudan insan sağlığını da tehlikede. Kirlilik Marmara Denizi çevresinde yaşayan 25 milyon insana zarar verecek. Greenpeace Akdeniz olarak ‘Vanayı Kapat, Marmara’yı Kurtar’ projesiyle kirliliğin asıl tetikleyicisi Ergene derin deniz deşarjında vananın kapatılmasını gerektiğinin altını çiziyoruz.” Şeklinde açıklama yaptı.

Tek Türk 20 yıllık Çevre Savunucusu Serkan Dadak
İklim değişikliğinin buzullardaki ilk tanıklarından olan Greenpeace’in sembol gemisi Arctic Sunrise, örgüt tarafından satın alınmadan önce fok ve penguen avı için kullanılmıştı. 1996’dan beri örgütte olan Arktic Sunrice 1997’de James Ross adasını Antarktika kıtasına bağlayan 200 metre kalınlığındaki buz rafı çöktüğünde görevdeydi. 20 yıldır Greenpeace örgütünde bulunan Serkan Dadak, geminin en kıdemlilerinden. Güney Okyanusu’nda balina koruyuculuğu, Akdeniz’de nesli tehlike altındaki mavi yüzgeçli orkinosların avlanmaması ya da Kuzey Denizi’nde iklim değişikliği araştırmalarına kadar pek çok eyleme katılan inşaat mühendisi Serkan Dadak, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra denizlere açılmıştı.


Geminin en gözde mürettebatları arasındaki Dadak, karada olduğu zamanlarda doğal tarım ve çiftçi dayanışması gibi etkinliklerde görev aldı. Geminin son seferinde de güverte personeli olarak görev yapan Dadak, iklim değişikliğinin yıkıcı etkisini seyahatleri boyunca gözlemliyor. Yunanistan’ın Ege Denizi kıyılarında deniz memelileri için kampanya yürüten My Arctic Sunrise, Türkiye’nin ardından dünyayı tehdit eden en büyük çevre sorunu olan iklim değişikliği için Hırvatistan’a gidecek.





















