Mart ayından itibaren Türkiye’de görülmeye başlanan Kovid19 hastalığıyla mücadelede sağlık çalışanlarının fedakar çabası sadece ülkemizde değil dünyada da yankı uyandırmıştı. Çalıştıkları hastanelerde günlerce kalmak zorunda olan ailelerini ve çocuklarını haftalarca göremeyen doktor, hemşire, laborant, sağlık teknisyeni ve yardımcı sağlık personeli, çekilen videolarla şarkılarla alkışlanırken toplumun gönlünü fethetmişti. Salgının görüldüğü ilk günler olan 12 Mart’ta veteriner Halis Parmaksız Konya’da hayatını kaybederek ilk sağlık çalışanı kaybı olmuştu. 17 Mart’ta İstanbul’da eczacı İhsan Giray’ın ölümünün ardından 28 Mart’ta Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Fevzi Aksoy, 30 Mart’ta Hemşire Ayla Balkaç, 31 Mart’ta Diş Hekimleri Birliği Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Mustafa Oral, 1 Nisan’da iş yeri hekimi Muammer Yıldız hayatını kaybetmişti. İstanbul Üniversitesi Dahiliye Anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun ölümü toplumda büyük ses getirirken, Okmeydanı’nda ki hastaneye isminin verilmesine neden olmuştu. 12 Mart’tan itibaren birbiri ardına yaşanan sağlık çalışanı kayıplarına Prof. Dr. Bingür Sönmez sessiz kalmamak için harekete geçti.
8’i profesör 47 doktor, 10 eczacı, 5 hemşire, 4 diş hekimi, 35 yardımcı sağlık personeli

Ünlü Prof. Dr. Sönmez gazetelere ‘Sağlık Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun’ başlığıyla ilan verirken, toplumun sağlığı için canlarını feda etmeye hazır sağlık çalışanlarının fedakarlığını dile getirdi. Yaptığı toplumsal faaliyetlerle tanıyan Prof. Dr. Bingür Sönmez, şimdiye kadar 102 sağlık çalışanının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan sürecin Türkiye’de bazı değerlerin değiştirmesi gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Sönmez, “Mart ayında ilk sağlık şehidimizi verdiğimizden bu yana 8’i profesör olmak üzere 47 doktor, 10 eczacı, 5 hemşire, 4 diş hekimi, 35 yardımcı sağlık personeli 102 sağlık personelini kaybettik. Toplum bu kayıp haberlerini o kadar kanıksadı ki, ‘Yine bir sağlık personelini koronadan kaybettik’ yazılması sıradan oldu. Bu haberler insanlar üzerinde hiç etki yaratmadığında sıradanlaştık ve sağlık çalışanları ölümlerini normalleştirdik. Oysa bu insanlar hiç tanımadıkları insanlara yardım eli uzatmak isterken hayatlarını kaybettiler ve arkalarında ailelerini, sevdiklerini, onların yolunu gözleyen çocuklarını bıraktılar” dedi.




















