1. Haberler
  2. Genel
  3. PROF. DR. YAŞARGİL: “İKİMİZE DE BURS VERİLMEDİ YURTDIŞINA AİLEMİZİN İMKANLARIYLA GİTTİK”

PROF. DR. YAŞARGİL: “İKİMİZE DE BURS VERİLMEDİ YURTDIŞINA AİLEMİZİN İMKANLARIYLA GİTTİK”

Beyin ve sinir cerrahisinin (nöroşirürji) ‘efsane‘lerinden Prof. Dr. Gazi Yaşargil, 100’üncü yaşını kutlamaya günler kala İsviçre’de vefat etti. Dünya tıp tarihinde silinmeyecek izler bırakan ve ‘modern nöroşirurjinin babası‘ sayılan Yaşargil, çok sayıda cerrahi teknik ve aletin mucidiydi. Türkiye'nin en önemli Milli Eğitim Bakanı sayılabilecek Hasan Ali Yücel'in oğlu Can Yücel yerine kendisini yurt dışına eğitime gönderdiği iddiasına Yaşargil, Temmuz 2012 tarihinde cevap vermişti. Yeditepe Üniversitesi'nde gerçekleşen bir toplantıda Milliyet Gazetesi'nden Gökhan Karakaş'a konuşan Prof. Dr. Yaşargil, “Can Yücel yerine bana burs verildiği çok söyleniyor. Ama ne bana burs verildi ne de Can’a. Hasan Ali Yücel, 1943 Temmuz’unda yanıma gelerek ‘Gazi Bey, Can bana söyledi Viyana’ya gitmeye karar vermişsiniz. Bende Can’ı İngiltere’ye göndereceğim. Lütfen O’nu ikna edin’ dedi. Bende ikna ettim, yol gösterdim sadece Ama ikimize de burs verilmedi. İkimizde ailemizin imkanlarıyla yurtdışına çıktık. Can çok iyi arkadaşımdı” demişti.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Beyin cerrahisi hızla gelişiyor”

1999 yılında “Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı” seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil, 99 yaşında hayatını kaybetti. 1 Temmuz 2012 tarihinde Milliyet Gazetesi’nden Gökhan Karakaş’a konuşan Gazi Yaşargil beyin beyin cerrahisinin hızla geliştiğini belirtmişti. Prof. Dr. yaşargil, “Sosyal dinamizmi anlamak gerekir. Dünyanın nüfusu, 1900’de 1,5-2 milyardı. Şimdi 8 milyara yaklaşıyor. Ben 1960 yılında beyin cerrahisine başladığımda, beyin cerrahı sayısı dünyada toplam 500’dü. Türkiye’de hiç yoktu. Şimdi Türkiye’de 1.500, dünyada 40 bin beyin cerrahı var. Büyük bir açılma. Bilgisayar teknolojilerinin ilerlemesi, teşhiste muazzam kolaylıklar getirdi. Hastaya zarar, acı vermeden araştırılabiliyor. Kafatası, sırt ve beyinde omurilikte ne var ne yok görülüyor, damarlar, beyin odacıkları görülüyor, tümörler görülüyor” demişti.

Beyin cerrahisi 1880’de başladı ama kanseri bilemiyoruz

Yaşargil, “ Beyin cerrahisi de diğer cerrahi alanlarda olduğu gibi 1880’lerde başladı. 130 yıllık bir tarihi var. Bilgiler de her 10 yılda bir yenileniyor. Artık teşhiste ve tedavide iyiye gidiyoruz. Ama beni hala memnun etmeyen durum şu. Kanserin ne olduğunu hala bilmiyoruz. Kanserin sebebi  henüz tam bulunamadı. Bütün kanserlerin nedenini bilmiyoruz. Benim bildiğim beyin kanseri başka tarafa sıçramıyor, beyinde kalıyor. Kanserin nedeninin bulunması benim için çok önemli” demişti.

Sadece aşık olduğumuza %100 karar veririz

Prof. Dr. Gazi Yaşargil, her insanın beyninin 150-200 odacıktan oluştuğunu ve her odacığın başka düşünceler ürettiğini söyledi. Yaşargil, “ Beyin hastalıkları da bir odayı vuruyor. Geri kalanı yerinde duruyor. Büyük şairler, büyük düşünürler, büyük edebiyatçılarda bile beyin tümörü çıkıyor. Stephan Hawking dünyanın en zeki insanı ve mükemmel bir astrofizikçi. Ama onda da ALS hastalığı var. yalnız motor nöronları vuruyor.Adam yiyemiyor içemiyor yürüyemiyor ama kafası müthiş çalışıyor” diye konuştu. Yaşargil, 1300- 1500 gramlık beyin içerisinde, yüz milyarlarca nöron olduğunu söylerken, beyin için tüm hücrelerin başbakanı benzetmesini yaptı. Yaşargil, “ Beyin hem uzayı ve kozmozu algılamaya çalışıyor hem de atomu parçalamaya çalışıyor. Her kararımızı %51 ile veririz. Sadece aşık olduğumuz zaman %100 karar veririz. Yani kimyevi anlaşma. Bazen bir bakış, şimşek çakar. O zaman nasıl oluyor ki, koca beyin yüz milyar hücre, birden şaşırıveriyor. İnsan her şeyi unutuyor, bir hücre gidiyor milyarlarca hücre arkasından gidiyor” şeklinde konuşmuştu.

Çevre kirliliği genlerimizi etkileyebilir

Yaşargil, “Beynimizin yapısı öyle muazzam ki, henüz onu tam anlayabilecek bir metot  yok. Türkiye’de beyin cerrahisini müthiş takip ediliyor. Çok güvenilecek doktorlarımız var.  Ama su hava, toprak kirleniyor. Bu böyle olursa bizim genlerimiz ne olacak. Çevre kirliliği genlerimizi olumsuz etkiler. Çok uzun yıllar sonra çevre kirliliğinin genlerimiz üzerindeki etkileri görülebilir. Hatta şu anda en büyük çevre sorunu su. İçme suyu ihtiyacımız ileride daha da büyük bir sorun olabilir” diye konuşmuştu.

 Can Yücel’e de bana da burs verilmedi

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli Milli Eğitim bakanı Hasan Ali yücel’in oğlu Can yücel yerine kendisini yurtdışına eğitime gönderdiği iddiası sorulan Yaşargil “Can Yücel yerine bana burs verildiği çok söyleniyor. Ama ne bana burs verildi ne de Can’a. Hasan Ali Yücel, 1943 Temmuz’unda yanıma gelerek ‘Gazi Bey, Can bana söyledi Viyana’ya gitmeye karar vermişsiniz. Bende Can’ı  İngiltere’ye göndereceğim. Lütfen O’nu ikna edin’ dedi. Bende ikna ettim, yol gösterdim sadece Ama ikimize de burs verilmedi. İkimizde ailemizin imkanlarıyla yurtdışına çıktık. Can çok iyi arkadaşımdı” demişti. Çok sevdiği Can yücel7i hatırlatması için oğluna Can ismini veren Yaşargil için Can Yücel, ‘Beyin Cerrahisinin Piri Reis’i’ ünvanını vermişti.

GAZİ YAŞARGİL KİMDİR?

Gazi Yaşargil, 6 Temmuz 1925’te, babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır’ın Lice ilçesinde dünyaya geldi. Aynı yıl ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı. 1943 yılında Almanya’daki Friedrich Schiller Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Savaş koşulları nedeniyle eğitimini iki dönem sonra yarıda bırakıp 1945’te İsviçre’ye geçti. Tıp eğitimini Basel Üniversitesi’nde tamamladı ve 1949 sonbaharında mezun oldu. Mezuniyetin ardından üç ay boyunca Anatomi Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü Dr. Josef Klingler ile beyin anatomisi üzerine çalıştı. 1950-1953 yılları arasında nöroloji-psikiyatri, iç hastalıkları ve genel cerrahi alanlarında birer yıl asistanlık yaptı.

Ocak 1953’te Zürih Üniversitesi Beyin Cerrahisi Kliniği’nde Prof. Dr. Hugo Krayenbühl, Prof. Dr. George Weber ve Prof. Dr. Emil Zander ile beyin cerrahisi uzmanlık eğitimine başladı. 1960 yılında doçent, 1965 yılında profesör, 1973 yılında ise ordinaryüs profesör unvanını aldı. 1993 yılına kadar aynı klinikte bölüm başkanlığı görevini sürdürdü. Zürih Üniversitesi’nde görev yaptığı ilk 12 yılda (1953–1965), binlerce hastaya beyin ve göz çukuru (orbita) perkütan anjiyografisi uygulayarak bu alanda önemli yayınlar ve kitaplar hazırladı. 1957–1965 yılları arasında, stereotaktik tekniklerle Parkinson hastalığı ve diğer hareket bozukluklarının tedavisinde çığır açan ameliyatlara imza attı. Bu operasyonlarda Zürih Üniversitesi Fizyoloji Profesörü Oscar Wyss’in geliştirdiği yüksek frekanslı koagülasyon tekniğini kullandı; bu teknik, kısa sürede dünya genelinde kabul gördü. 1965–1966 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Vermont Üniversitesi’nde Prof. Dr. M.P.R. Donaghy ile birlikte çalışarak mikrovasküler cerrahiyi öğrendi. Bu yöntemi ilk defa hayvan beyin damarları üzerinde uygulayan Prof. Yaşargil, 1967 yılında Zürih’te beyninde üç atardamarı tıkanmış bir hastaya başarılı bir bypass ameliyatı gerçekleştirdi. Bu operasyon, beyin damar cerrahisinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

1967–1973 yılları arasında mikronöroşirürjiye yönelik ameliyat mikroskopları, cerrah koltukları, mikro alet masaları, anevrizma klipleri, mikro dikiş setleri ve otomatik retraktörler gibi pek çok yenilikçi cerrahi ekipmanın geliştirilmesini sağladı. 1967’den itibaren, mikroteknik kullanarak beyin ve omurilik sıvı yollarının açılımını esas alan yeni bir cerrahi yöntem geliştirdi. Bu teknik, damar hastalıkları, anevrizmalar, arteriovenöz malformasyonlar (AVM), kavernomlar, tümörler, temporal epilepsi ve bel fıtığı gibi rahatsızlıkların cerrahisinde çığır açtı. 1968–1993 yılları arasında kurduğu mikrocerrahi laboratuvarında dünyanın dört bir yanından gelen beyin cerrahlarına eğitim verdi. Mikronöroşirürji üzerine sekiz kitap yayımladı. 1993 yılında Zürih Üniversitesi’ndeki görevinden emekli oldu. 1994 yılında Arkansas Üniversitesi Tıp Fakültesi (Little Rock, ABD)’nde profesör olarak göreve başladı. Prof. Dr. Ossama Al-Mefty ile birlikte ABD’nin ilk Mikronöroşirürji Merkezi’ni kurdu. Bu merkezde ameliyatlara devam etti, dersler verdi, mikronöroşirürji laboratuvarı kurdu ve kurslar düzenledi. 2013 yılında Arkansas Üniversitesi’nden emekli oldu.

2013 yılından itibaren Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. Uğur Türe ile birlikte bilimsel çalışmalarını, derslerini ve konferanslarını sürdürdü. Prof. Dr. Yaşargil’in adıyla Oxford (İngiltere), Little Rock (ABD) ve Pekin (Çin)’de mikrocerrahi laboratuvarları kurulmuştur. Arkansas Üniversitesi, “Yaşargil Kürsüsü”nü kurmuş; “Gazi ve Dianne Yaşargil Yıllık Konferansı” ile çalışmalarını onurlandırmıştır. Amerikan Nöroşirürji Derneği yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” düzenlemiştir. Türk Nöroşirürji Derneği de uzun yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” ile Prof. Yaşargil’in bilgi ve deneyim mirasını yaşatmıştır. Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2014 yılında başlattığı “Yaşargil Konferansları” ile bilim dünyasına katkılarını anmaya devam etmiştir. Gazi Yaşargil’in ismi, doğduğu yer olan Diyarbakır’daki eğitim ve araştırma hastanesine de verilmişti.

PROF. DR. YAŞARGİL: “İKİMİZE DE BURS VERİLMEDİ YURTDIŞINA AİLEMİZİN İMKANLARIYLA GİTTİK”
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!