TİCARİ İŞLETME KAVRAMI
Ticari işletme, esnaf faaliyeti , ticari faaliyet , kamu hizmeti , kılavuzluk hizmeti…
Deniz ticaretinin icra edildiği tüm ülkelerde bulunan ve tartışmasız bir ihtiyaç ve ihtisas konusu olan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin REKABETE KAPALI , can, mal ve çevre emniyetini tesis etmeye yönelik bir kamu hizmeti olduğu hatta ABD gibi serbest ticaretin kalesi konumunda olan bir ülkede bile müstakil kanunlar ile tarif edilen ve devamlılığı serbest piyasa koşullarına bırakılamaz bir emniyet sisteminin çok önemli bir parçası olduğu görülmektedir.
Bu minvalde kılavuzluk ve romörkörcülük (bundan sonra sadece kılavuzluk hizmetlerini anacağım) hizmetlerinin fiiliyattaki teşkilatlanmaları ülkeden ülkeye farklılık gösterse de gelişmiş ülke statüsündeki ülkelerin tamamında rekabete kapalı , geliri kılavuzluk hizmetlerinin bağımsızlık ve tarafsızlığına hizmet edecek şekilde harcanan ve belirlenen bir rejimdedir.
Bizim ülkemiz de gelişmekte olan bir ülke statüsünde olduğu için bir çok alanda olduğu gibi kılavuzluk hizmetleri alanında da “ara” bir yerdedir. Devlet, özelleştirilen limanların kılavuzluk ve romörkörcülük imtiyazları, tekil limanlar ve bunların dışında kalan sahaları oluşturan kümelenmiş kıyı tesisi grupları olmak üzere parçalı bir hizmet yapısı mevcuttur.
Ülkemizde 1993’lerde başlayan özelleştirme stratejisi sayesinde ortaya çıkan; kılavuz kaptanların yönetimde söz sahibi olduğu bir yapının ülkemizin en büyük limanlarından ikisinde (Kocaeli ve İskenderun) hizmet verenlerin bir parçası haline gelmesi; bizlerin kılavuzluk hizmetlerinin ideal hali ile ilgili düşünsel çabalar içine girebilmemize yardımcı olmuştur.
Kılavuzluk teşkilatlarının yapısı idare tarafından en başından beri anonim şirket olarak belirlenmiştir.(
Anonim şirketler Türk Ticaret Kanununun (TTK) konusudur.

Bir işletmenin ticari işletme olması ne demektir? TTK’nın 11.maddesinde tanımlanmıştır.
“Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir”.
Buna göre ticari işletmenin 4 adet unsuru ortaya çıkmaktadır:
Hükme göre, genel anlamda işletmenin bir türü olan ticari işletmenin varlığı için dört unsurun varlığı gereklidir. Bunlar;
1-İktisadi faaliyet ( belirli bir geliri sağlamayı hedeflemek) ,
2-Devamlılık,
3-Bağımsızlık,
4-Esnaf faaliyeti için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamanın hedef edinilmiş olmasıdır.(1)
Kılavuzluk faaliyetleri sadece bu dört unsur özelinde bile incelendiğinde; bazı unsurları sağladığı (2-devamlılık ve 4-esnaf faaliyetleri için öngörülen sınır üzerinde gelir elde etmek) ama bazı unsurlarda ise ( 1-gelir getirici faaliyetin özel durumu; yani gelir hedeflemek, satış enstrümanları kullanmak vs ve 3-bağımsızlık) kriterlere uymadığı görülecektir.
Yine TTK’nın 15. maddesinde tarif edilen “esnaf” ise :
“İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır.” şeklindedir .

Ticaret ile uğraşması; esnafı tek başına ticari işletme yapmaya yetmediği de görülmektedir.
Bedeni çalışma ise, işletme sahibinin bizzat kendisine ait olan beden ve beyin gücünü (mesleki bilgi ve tecrübe) ifade eder. Bu nedenle, kişilerin kendi beden ve beyin gücüyle icra edilen öğretmenlik, mali müşavirlik, yatırım danışmanlığı, muayenehane doktorluğu, yazarlık, ressamlık, heykeltıraşlık, bestekarlık, noterlik ve mimarlık gibi faaliyetler ticari işletme faaliyeti sayılmazlar. (1)
TİCARİ FAALİYET KAVRAMI
Bir faaliyetin ticari faaliyet sayılması ile ilgili ise:
Başlar
“Bir işin ticari iş olarak kabul edilmesi için dört ayrı kritere yer verilmiştir. Bu kriterler şunlardır:
1. Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş işler ticaridir.
2. Bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiiller ticaridir.
3. Tacirin borçları ticaridir.
4. Bir taraf için ticari sayılan sözleşmeler diğer taraf için de ticaridir.
Ticarilik nitelendirmesinde, yukarıda anılan kriterlerin ilk üçü birbirinden bağımsız olup tek başlarına yeterlidir. Dördüncü kriter ise, ancak ilk üç kriterden hareketle belirlenebilecek bir kriter olup; diğer üç kriterden bağımsız değildir.
Netice itibariyle dört kriterin ayrı ayrı ve geniş olarak incelenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.”( https://dergipark.org.tr/tr/
Biter

Görüldüğü üzere ticari faaliyetin kapsamı da net değildir ama kılavuzluk hizmetlerinin TTK’da düzenlenmediği de açıktır.
Ticari işletme, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da düzenlenen teşebbüs kavramından da farklıdır. Teşebbüs, piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimlerdir (RK.3). (1)
Teşebbüs kavramı, geniş bir kavram olup, hukuki durumuna (kamu ya da özel) ya da ne şekilde finanse edildiğine bakılmaksızın ekonomik faaliyetlerde bulunan her türlü işletmeyi kapsamaktadır. Ayrıca, teşebbüsler sadece kâr elde etmek için kurulan ekonomik ve teknik birimler de değildir. (1)
Örneğin; devlet hastaneleri, devlet üretim çiftlikleri, Mevlana Üniversitesi kâr amacı gütmeyen teşebbüslere örnek olarak verilebilir. Buna karşılık, oteller, satış mağazaları, kuaförler ve marketler, ticari işletme ve teşebbüsün tüm özelliklerine sahiptir. (1)
Netice itibariyle, her ticari işletmenin bir teşebbüs olduğu; fakat her teşebbüsün bir ticari işletme olmadığı ifade edilebilir. (1)
Biraz karışık gibi gözüküyor olsa da kılavuzluk hizmetlerinin tüm yönleriyle detayları ve kapsamının tam tanımlanması yapılmamış olduğunu yani kendisine özgü halinin münhasır olarak tarif edilmediği ve ona uygun bir yapı içine alınmadığı ; o yüzden hizmetin icrası sırasında karşılaşılan tüm detaylar tahtında hizmetin doğası ile tam uyuşmayan boşlukların ortaya çıktığını söylememiz yanlış olmayacaktır.
Bu belirsiz çerçevenin bize; tartışmaya açık bölümler için; kendi çıtalarımızı (meslek erbabı olmaktan gelen tercihli kriterlerimizi), kılavuzluk mesleğinin evrensel esasları doğrultusunda kendimizin çizmemiz sorumluluğunu yüklediğini düşünmemiz için de yeterince unsur bulunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

ÖNEMLİ SORULAR
1-Bir kılavuzluk teşkilatı herhangi bir ticari işletme gibi alınıp satılabilir mi?(Yetki ve lisans devredilemediği için ancak yetkisi veya lisansı olmayan bir teşkilat mal ve mülklerini elden herhangi bir meta gibi çıkarabilir yoksa “hattıyla birlikte satılık dolmuş” mantığı burada işlememektedir.)
2-Yetkisi olmayan bir teşkilat sadece lisansı için ne kadar değere sahiptir?( meri mevzuata -yeni yönetmelik ile mülga olmak üzere- göre kılavuzluk teşkilatları önce lisans sonra yetki alabilmektedirler ve yetkilendirme de tamamen yeterlilik ve sürdürülebilirlik kriterleri üzerinden idare tarafından yapılmaktadır o yüzden lisans sahibi olmanız yetki alabileceğiniz anlamına gelmediği için ve lisans alma şartları da maddi açıdan görece çok ağır olmadığından lisans şartları sağlanması yetki almak için sadece şekli bir şart olarak göze çarpmaktadır. Bu nedenle lisanslar da devredilemediği için sadece lisans sahibi bir teşkilatın çok büyük bir kıymeti yoktur bana göre zaten lisans şartlarını sağlatan ekipmanı da kullanmadan atıl şekilde tutmak da hayatın olağan akışına aykırıdır)
3-Mesleğin ezoterik (içe dönük) doğası ne kadar önemsenmektedir?(Eskiden daha çok farkında olunan bu kavram son zamanlarda iyice geri plana itildi maalesef; kılavuzluğun kodları içinde değil dışında aranmakta ve doğal olarak da bulunamamaktadır, kılavuzluğu en iyi ve sadece bizzat kılavuz kaptanların kendileri anlamak ile yükümlüdürler bu yükümlülük mesleğin doğasının bir parçasıdır)
4-Kılavuzluk teşkilatları amaca yönelik teşebbüsler olup faaliyetleri özelinde ticari faaliyet mi icra etmektedirler? (Ortaya koyduğum analiz ve sahadaki işleyişin idrak edilmesi bize kılavuzluk faaliyetinin mevcut haliyle bir ticari faaliyet olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu göstermektedir)
5-Kılavuzluk teşkilatlarının müşterisi kim yada kimlerdir? ( Net olarak devlettir )
Kılavuzluk teşkilatı nedir?
Tek tek yetkilendirilen kılavuz kaptanların bir arada hizmet vermesini sağlamak adına; oluşan görece hacimli mali yapıyı ve hizmetin emniyet , iaşe, ibate ve lojistik gibi destekleyici unsurları ve sosyo-kültürel ihtiyaçları dahil sürdürülebilirliğine hizmet eden; devlet ve üçüncü taraflarla her türlü hukuki, mali ve ticari sayılabilecek alım- satım iş ve ilişkilerini yürüterek devlete karşı sorumluluk taşıyan yapılar kılavuzluk teşkilatlarıdır.

SON SÖZ
Görüldüğü kadarıyla kılavuzluk ameliyesinin özel gereksinimleri ve doğasının ülkemizdeki işleyiş kapsamında halen daha tam oturmamış olduğu söylenebilir.
Kılavuzluk teşkilatlarının sermaye şirketi olarak kurulma şartını; ticari, özgür faaliyet alanındaki bir tercih olarak değil ; kılavuzluğun doğası gereği muhatabı olduğu ticari faaliyet alanları (limanlar , gemiler, yük sahipleri ve kendi hizmet aldığı tedarikçiler) ve bizzat devletin kendisi ile doğacak olası alacak – verecek münasebetlerinin dünyadaki geçerli mali, idari, hukuki yapı çerçevesinde elleçlenebilir olması ile ilgili şekli bir zorunluluk olduğu anlaşılmaktadır.
Sadece kılavuzluk teşkilatları değil ülkemizde bir çok işletme TTK 11 ile 15 arasında sıkışmış gibi gözüktüğü belirtilmektedir.
Kılavuzluk hizmetlerinin “ticari işletme ve ticari faaliyet kavramları” ile kesişen yanlarının; rekabete kapalı (‘https://www.rekabet.
Bu yüzden herhangi bir ticari işletmeye sahip olmanın kâr elde etmek ile ilgili olduğu düşünüldüğünde; bir kılavuzluk teşkilatına sahip olmanın ise “fonksiyonel” bir sürdürülebilirlik durumu ile ilgili olduğu bilinmelidir.

ÖNERİM NEDİR?
Önemli olanın : bu fonksiyonel durumun başta devletimiz olmak üzere idaremiz tarafından doğru ifade edilmesi ve bu doğrultuda ülkemizdeki kılavuzluk hizmet yapısının bir türlü oturtulamayan yasal zeminin ve yapılanmasının kalıcı ve sürdürülebilir şekilde oturtulması adına ;
Anayasamızın 135. maddesinde tarif edilen “Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları”-(2) kavramını; kılavuzluk hizmetinin kendisine özgü yapısının; özellikle idari yapılanmasında kılavuz kaptanların şahsen devlet tarafından yetkilendirilip liman başkanlıklarının talimatlarına göre hareket etmelerine rağmen özlük hakları bağlamında özel kuruluşların tasarruflarına tabi olmalarından kaynaklanan operasyonel sıkıntılar göz önüne alınarak ;
tamamen kılavuzluk hizmetinin kendi doğasına uygun, kamu-özel ortak idare ve kontrolünde (TTK Md334) ama operasyonel olarak seri ve isabetli kararlar alarak hizmette herhangi bir atâlet yaratılmasına müsaade etmeyecek bir yapının; örneğin noterlik kanunu gibi müstakil bir kanunla düzenlenerek; aynı zamanda diğer çatı kuruluşlarda da gözlemlenebileceği üzere ( Örn TürkPandI veya Türk Loydu) ilgili sektördeki diğer paydaşlarla birlikte (ortaklık veya temsilen) TTK 334 ile de devletin de yönetimde mutlaka temsilleri sağlanarak , icrasını kılavuz kaptanların yönlendirdiği / yönettiği, gerekli kurullara (etik, disiplin, teknik vs) sahip istikrarlı ve gerçekçi bir yönetim yapısı ile kılavuzluk gelirlerinin; hizmetin operasyonel, emniyet ve amortisman zorunluluklarını tamamen kapsayacak ve hizmet verilen bölgelerdeki (tüm ülke) gemi trafiğindeki olası düşüş yönlü dalgalanmalardan etkilenmeyip kurulan yapıyı belirli bir süre muhafaza ve kompanse edebilecek şekilde marjlı ve bölgeler arası mali sübvansiyona uygun bir yapıda tesis edilmesi ; bu yasal zemin arayışını tamamen ortadan kaldırmaya yetecektir diye düşünüyorum.

Saygılarımla.
(1)-( https://dergipark.org.tr/en/
(2)-(Anayasada, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, meslek mensuplarının oluşturduğu, tüzel kişilikleri olan, bir kısım kamu görevlerini yerine getiren, üyeleri üzerinde kamu hukukundan doğan bazı yetkilere sahip olan kişi topluluklar olarak belirtilmiştir. Yapısı ve görevleri yönünden diğer kamu kurumlarından ayrılırlar, kamu tüzel kişileridir. (Gözübüyük ve Tan, 2001)
Kamu Niteliğindeki Mesleki Kuruluşların hangi kuruluşlar olduğuna ilişkin literatürde farklı yaklaşımlar olsa da Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) tarafından kabul edilen kamu niteliğindeki mesleki kuruluşlar kurumlar şunlardır4: Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB), Türk Eczacılar Birliği (TEB), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Türkiye Barolar Birliği (TBB), Türkiye Noterler Birliği, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB), Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TZOB), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Tarım ve Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği. ‘https://www.etik.
KAPTAN DENİZ ATICI/ Kılavuz Kaptan











KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA MÜDAHALE
TÜRK LOYDU’NDA PROF. DR. ORAL ERDOĞAN GÜVEN TAZELEDİ
İSRAİL YUNAN KARASULARINDA SUMUD FİLOSU’NA SALDIRDI
NASA BAŞKANI: ‘PLÜTON’U YENİDEN GEZEGEN YAPALIM’