1. Haberler
  2. Genel
  3. TÜRKİYE İLERİ SAAT UYGULAMASINDAN VAZ MI GEÇİYOR? MEHMET ASAL KALEMİNDEN

TÜRKİYE İLERİ SAAT UYGULAMASINDAN VAZ MI GEÇİYOR? MEHMET ASAL KALEMİNDEN

Bugünlerde kamuoyunda; Türkiye’de 2016 yılından beri yaz ve kış kullanılan ileri saat uygulaması ya da halk tabiriyle yaz saati uygulamasının uygun olmadığı ve önceden de olduğu gibi Sonbaharda saatlerin geri alınıp İlkbaharda ileri alınması konusu tartışılıyor. Bu noktada hemen belirtmeliyim ki ben bu görüşe katılmıyorum. Mevcut uygulamanın en ideal uygulama olmasa da doğru olduğu düşüncesindeyim. (Sürekli yaz saati kullanmamızın). Gelelim nedenine; Herhangi bir ülkede veya bölgede gün ışığından, sabahları daha az, öğleden sonra daha çok daha çok yararlanmak üzere, periyodik olarak, saatlerin belirli bir miktarda değiştirilmesi genelde YAZ SAATİ UYGULAMASI (YSU) adıyla bilinir. Bu uygulama kapsamında; saatler ilkbahar başlangıcında bir saat ileri, sonbaharda ise bir saat geri alınır. Türkiye’de 2016 yılına kadar bu uygulamayı yaparken o yıl çıkarılan bir yasa ile ileri yaz saatinden çıkmayarak sürekli olarak +3 dilimini kullanmaya başlamıştır.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu makalenin yazarı olarak ben de yıllardan beridir Türkiye’de iki farklı bölgeli saat dilimi kullanılmasını ama bu yapılamıyorsa ve tek saat dilimi kullanılacaksa bunun + 3 saati olduğunu söyleyen, bu konuda yaptığım çalışmaları 2007 yılında TÜBİTAK’a ve Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığına göndermiş biri olarak 2016 yılında çıkarılan yasanın doğru olduğunu savunanlardan biriyim. (Türkiye için iki ayrı saat dilimi kullanılması benimsenmediği ya da uygulanabilir olmadığı için)

Konuya YAZ SAATİ fikrinin dünyada ortaya çıkışı ve ülkemizdeki uygulanması ile devam etmek istiyorum.

1784 yılında “Işık Maliyetini Düşürmek İçin Ekonomik Bir Proje” konulu yazısında, Benjamin Franklin’in böyle bir girişimin potansiyel faydalarından bahsetmesi onun bu fikri öneren ilk insanlardan biri olabileceğine işaret etmektedir. “Erken yatıp erken kalkmak, kişiyi sağlıklı, zengin ve akıllı yapar” özdeyişinin de sahibi olan Benjamin Franklin, ABD’nden Fransa’ya elçi olarak gitmesini müteakip, Paris halkının mum israfını önlemesi ve gün ışığından daha çok yararlanması için imzasız bir bildiri yayımlamıştır.

Çağdaş yaz saati uygulaması ilk defa 1895 yılında Yeni Zelandalı bir böcekbilimci olan George Vernon Hudson tarafından önerilmiş, o günden sonra da birçok ülke bu uygulamayı benimseyerek kullanmaya başlamıştır. Vardiyalı bir işte çalışan Hudson, böcek toplamak için yeterli zaman bulamamaktaydı. Öyle ki, bu onu gün batımından önceki son saatlerin önemini sorgulamaya itti. 1895 yılında Hudson, Wellington Felsefî Topluluğu’na bir bildiri yollayarak iki saatlik bir değişimi kapsayan yaz saati uygulamasını önerdi.

Yaz saati uygulaması olarak adlandırılan bu uygulamanın fikrini Avrupa’da ortaya atan ilk kişi ise William Willet adında İngiliz bir esnaftır. Bu fikir 1905 yılında, Londra’ da sabahın erken saatlerinde at binerken aklına gelmiştir. Willet İngiliz halkının nisan ve ekim ayları arasında 80 dakika daha fazla gün ışığından yararlanabileceğini düşünmüş ve iki yıl sonra da bu konuda tezini yayımlamıştır. Willet’e göre nisan ayının her pazar günü saatleri 20 dakika ilerleterek toplam 4 Pazar sonunda saatleri 1 saat 20 dakika ileri almak daha sonra da her yılın eylül ayında bu durumu tersine çevirmek gün ışığından yararlanmak için uygun bir çözümdü. Willet hazırladığı tezinde gerekçe olarak; “İnsanların özellikle yaz aylarında uzun süren gün ışığını tercih edeceklerini zaten güneşin artık erken doğduğunu sonbaharda da bunun tersinin uygun olacağını” ileri sürüyordu. William Willet, kişisel servetinin çoğunu bu fikrini duyurmak için harcamış, 1907 yılında YSU’nın sürekliliğini savunmaya başlamıştır.

Willett’ın 1907 yılındaki önerisiyle beraber, daha uzun sürecek olan gündüz saatleri sayesinde çeşitli boş zaman etkinliklerine zaman kalacak olması tartışılmaya başlanmıştır. Özellikle yüksek enlemlerde yer alan bölgelerde yazları gerçekleşen gündönümlerine yakın günlerin uzun aydınlık saatleri içeriyor olması bu bölgelerdeki gündüz vaktinin daha verimli bir şekilde kullanılacağı ve sabahın erken saatlerinin boşa harcanmayacak olması anlamına geliyordu. William Willet’ in “Yaz Saati” hayali nihayet 1916′ da gerçekleşmiş olsa da uygulamayı tanıtan ilk ülke İngiltere değil bu uygulamayı ilk kullanmaya başlayan ülke I.Dünya Savaşı’nda İngiltere’nin ölümcül düşmanı olan Almanya’dır. Benjamin Franklin’ den ilham alan Almanların çıkarımları esasen ekonomiktir. Almanya, 1916′ da savaş eforuna yardımcı olarak elektrik tasarrufu sağlamak amacıyla yaz saati uygulamasını getirmiştir.

Alman İmparatorluğu ve müttefiki Avusturya, 30 Nisan 1916′ da yaz saati uygulamasını başlatarak dünyaya da tanıtmış, bundan sadece birkaç hafta sonra, İngiltere Parlamentosu da yaz saati uygulamasına geçilmesi kararı almış, Fransa ve diğer birçok ülke de yaz saati uygulamasına geçmiştir.

Bu ülkelerin çoğu için uygulama yalnızca geçiciydi. Birçok ülke, Birinci Dünya Savaşından sonra standart zamana geri dönmüş ve bir sonraki Dünya Savaşına kadar yaz saati uygulaması Avrupa ülkelerinin çoğunda kullanılmamıştır.

Türkiye’de; 26.12.1925 tarih ve 697 sayılı “Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanunu” nun yasalaşmasıyla yaz saati uygulamalarının da tartışılmaya başlandığı düşünülmektedir.

1 Temmuz 1940 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararıyla YSU Türkiye’de de resmen başlamıştır.

1952-1961 ve 1965-1972 yılları arası uygulama askıya alınmış ise de diğer dönemlerde uygulama aralıksız devam etmiştir.

Uygulamanın tarihçesi ile ilgili kaynaklarda farklı bilgiler mevcuttur. 1970 öncesinde resmi kaynaklardaki veriler ve bilgiler tutarsızdır. Ayrıca 1970’lerden önce uygulamanın kırsal kesim tarafından fazla itibar görmediğine dair bilgiler de mevcuttur.

2008 yılında Enerji Bakanlığı uygulamanın kaldırılmasını, GMT+2,5 zaman diliminin oluşturulup kullanılmasını önermiş fakat öneri benimsenmemiştir. Özellikle yarım saatlik uygulamanın ülkeler arası ilişkilerde ve ticarette büyük sıkıntı yaratabileceği ileri sürülmüştür ki gerçekten de saat farkı uygulanacaksa bunların en az 1 saat ve onun katları olması gerekmektedir.

08/09/2016 tarihli 29825 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 07/09/2016 tarihli 2016/9154 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Türkiye’de yaz saati kalıcı hale getirilmiştir. Bu karar metni şu şekildedir;

“Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta 27 Mart 2016 Pazar günü saat 03.00’ten itibaren saatlerin bir saat ileri alınması suretiyle başlatılan yaz saati uygulamasının, her yıl, yıl boyu sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla saatlerin düzenlenmesi hakkındaki, 14 Mart 2016 tarihli ve 8589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda yer alan ’30 Ekim 2016 Pazar günü saat 04.00’ten itibaren bir saat geri alınması’ ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.”

İlgili hüküm gereğince 27 Mart 2016 Pazar günü 03.00’ten itibaren saatler bir saat ileri alınmak suretiyle başlatılan yaz saati uygulaması bundan sonra devamlı olarak sürdürülecek ve artık bir daha kış saatine geçilmeyecektir. Halen Türkiye’de uygulanan düzen budur.

YSU tartışmalıdır. Bu sayede gerçekleşen enerji tasarrufunda en büyük pay konut aydınlatmasında görülmektedir. Sayısal olarak gün doğumunu ve gün batımını geciktirmek, akşamları yapay ışıklandırmaya ayrılan enerjiyi azaltmaktadır. Gündüz saatlerine bir saat eklenmesi satış, spor ve iş saatlerine bağlı çeşitli etkinlikleri olumlu yönde etkilerken tarım, gece eğlenceleri gibi güneş ışığıyla beraber biten etkinliklere de olumsuz etki yapar. Perakendeciler, spor eşyası üreticileri ve diğer bazı iş alanları, YSU’dan olumlu etkilenmektedir. Uygulamanın getirisi olan uzun gündüz saatleri müşterileri marketlere giderek alışveriş yapıp çeşitli spor etkinliklerine katılmaya itmekte, spor yapan kişi sayısını arttırmaktadır.  Öte yandan, gündüz saatlerine bir saat daha eklemek, trafik kazalarından kaynaklanan ölüm oranlarını da azaltmaktadır. Ne var ki, uygulamanın sağlık ve suç oranları üzerindeki etkisi fazla belirgin değildir. Her ne kadar uygulamanın ilk hedeflerinden biri akşam saatlerindeki aydınlatma enerjisi tüketimini kısmak olsa da günümüzde çağdaş ısıtıcı ve serinletici cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte bu gaye de amacından sapmaya başlamıştır.

  1. yüzyıl başlarında elektrik temel olarak aydınlatmada kullanılırken Teknolojik gelişmeler yeni elektrik kullanım alanları yaratınca buradan elde edilen tasarruf azalmıştır. Bu bakımdan YSU uygulamalarının enerji tasarrufu kısmı giderek önemini kaybetmeye buna mukabil canlılar üzerindeki moral etkisi giderek arttırmaya başlamıştır. Saatlerin aynı yıl içinde bir ileri bir geri alınması, başka zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bundan dolayı, zaman kayıpları olabilmekte, görüşmelerle yolculukların ayarlanmasında, faturalandırma, arşivcilik gibi işlerde, tıbbi cihazların ve iş makinelerinin kullanımı ile uyku düzeninde sorunlar meydana gelebilmektedir. Yazılımlar genellikle bilgisayarların saatlerini otomatik olarak ayarlar. Ne var ki, bunun da bazı sınırları vardır ve özellikle YSU kuralları değiştiğinde hata olasılığı artar.

Saatin ileri geri alınması canlıların uyku düzenlerinde de sürekli adaptasyon zorlukları yaratır. Bunlar değişimin olduğu günleri takip eden 2-3 hafta boyunca sürebilmektedir. Bazı insanlar için alışılmışın dışında bir saat önce uykuya dalmak ve uyanmak ve günlük hayat ritmini yeni rejime kolaylıkla uyarlamak sorun teşkil etmeyebilir. Ama herkes için bu böyle midir? Bazı insanların kendilerine özgü biyolojik ve buna bağlı olarak psikolojik ritimleri yok mudur? Özellikle de çocukları, yaşlıları ve hastaları düşünün. Öğrencileri ele alın. Mesaiye bağlı olarak çalışan insanları ele alın. Bu çerçevede insanlarla ilişkileri içinde bu saat değişikliklerine bağlı olup da saat ayarlarına akılları yatmayan hayvanları hatırlatanlar da vardır.

Bu ve benzeri nedenlerle Türkiye gibi saatleri hep aynı yerde tutmanın pratik birçok faydası yadsınamaz. 1995’e ait Yol Güvenliği Sigorta Enstitüsü tahminlerine göre, aslında YSU’nun toplam kazaları %1,2; yayalara yönelik trafik kazaları ise %5 oranında azalttığı ifadesi yer almaktadır. 2000 öncesinde ABD Ulaştırma Bakanlığı, yaptığı bir araştırmada YSU’nun trafik kaza oranını %1,5 ila %2 arasında azaltacağını belirtmiştir. 2009 yılında ABD’de yapılan bir çalışmaya göre YSU’nun uygulandığı akşamlardan sonraki pazartesileri, çalışan nüfus ortalama kırk dakika daha az uyuduğundan, iş yerlerinde dikkatsizlik sonucu ortaya çıkan iş kazaların arttığı öne sürülmüştür. YSU, kışın herhangi bir geniş çaplı faydaya sahip değildir. Bunun nedeni, kış sabahlarının karanlık oluşu, çocukların daha karanlık saatlerde okula gitmek zorunda kalması dışında çalışanların güneşli havada yapılabilecek boş zaman etkinlikleri kış aylarında yoktur.

Buraya kadar anlatılanlar gün ışığından daha fazla yararlanmak konusunda saatlerin ileri ve geri alınmasının yaratacağı gelişmelerdir. Ama bundan daha önce bilinmesi gereken husus şudur.

ÜLKEMİZ SAATLERİ İLERİ GERİ ALMASA DA NORMALDE HANGI SAAT DİLİMİNİ KULLANMALIDIR?

 

Burada üzerinde durulması gereken asıl konu budur. ABD’yi bilenler, ABD toprakları üzerinde aynı anda 4 hatta 5 farklı saat dilimi kullanıldığını bilirler. Örnek vermek gerekirse, New York’ta saat 12:43 iken California’da saat 09:43 tür. Yani 3 saat geridir. Peki Kars’ta saat 06:15 iken Edirne’de saat kaçtır? Yine 06:15’tir. Ama coğrafi gerçekler ve ABD örneğine bakarsak 05:15 olmalıdır. Yurdumuzdaki asıl sorun tüm yurt sathında aynı saat diliminin (bölgesinin) kullanılıyor olmasıdır.

Şimdi gelelim bunun coğrafi ve bilimsel değerlendirmesine;

Deniz Harp Okulunda ilk astronomi ve astronomik seyir dersleri aldığım günden bu yana aynı soru kafamı hep kurcalamıştır. Bunun için aşağıdaki haritaya bir bakalım. Dikkat edilirse açıkça görülecektir ki Türkiye’nin doğusundaki ve güneyindeki ülkeler genelde yaz saati uygulaması yapmamaktadır. Yani Türkiye neredeyse bu uygulamayı yapan sınır ülke konumundadır. Neden?

Aşağıdaki tablo’ da bu konuda daha açıklayıcı olacaktır. Tablo da tüm ülkelerin 0 (sıfır) Boylamına göre kullandıkları zaman dilimleri (Zone Time) görülmektedir.

ABD’nde bu fark, 0 boylamına göre 4–9 saat arasında geri olmayı gerektirmektedir. Ama ABD bu farkı doğudan batıya doğru 5 ayrı zaman dilimi uygulayarak çözmüştür. Yani aslında Türkiye’nin de aralarında 1 saat fark olan 2 ayrı zaman bölgesi uygulaması gerekirken, biz karışıklığa sebep olmamak için tüm Türkiye’de, İngiltere’ye göre 3 saat önceki zaman dilimini kullanmaktayız. 2016 yılına kadar 2 saat fark kullanıp YSU uygulaması yapıyorken artık 3 saat fark kullanarak YSU na gerek bırakmamış bulunuyoruz.

Yukarıdaki tablo incelendiğinde, Türkiye ile aynı boylam üzerindeki birçok ülkenin Türkiye gibi normalde +3 dilimini kullandığı görülmektedir. Kaldı ki bu ülkeler bir de yaz saati uygulaması yaptıklarında, fark +4 saat gibi olmaktadır.

Türkiye tam olarak 35° 51′ ve 42° 06′ Kuzey enlemleri, 25° 40′ ve 44° 48′ Doğu boylamlarında yer alan (36°-42° Kuzey, 26°-45° Doğu) kabul edilebilecek bir ülkedir. Ülkeler, başlangıç ya da 0 boylamı kabul edilen İngiltere’deki Greenwich meridyeninden olan uzaklıklarına göre 1,2,3,4…vb. gibi tam sayılarla ifade edilen zaman dilimleri uygularlar. Zaman diliminin bulunmasında temel esas, her bir boylam derecesi için 4 dakikalık (saat dakikası) fark olduğudur. Buradan bir hesap yaparsak, Türkiye’nin üzerinde yer aldığı boylamlar 26 ve 45 olduğuna göre, 0 boylamına göre zaman farkı da 4×26= 104 dakika ve 4×45=180 dakikadır. Yani 2 ila 3 saat arasındadır.

Aşağıdaki harita bu konuda daha da açıklayıcı olacaktır.

Bir kere daha vurgulamak gerekirse; Türkiye 0° Boylamına göre İngiltere’den 2–3 saat arası ileri saat uygulaması gerekirken, 2016 yılına kadar 2 saati uygulamakta, sadece ileri saat uygulamasına geçince 3 saate çıkmakta idik. Diğer bir deyişle Türkiye aslında ileri saat uygulaması değil de geri saat uygulaması yapan bir ülke konumunda idi. Bu durum 2016 yılında düzeltilmiştir.

Gelin şimdide size tarih ve saatlerle örnekler vereyim. Daha anlaşılır olması için, en kısa ve en uzun gündüzlerin olduğu tarihler ile Türkiye’nin batısında yer alan İstanbul ile en doğu da yer alan Iğdır ele alınmıştır. Bu tablodaki saatler güneşin doğuş ve batış saatleri değil, sabah alacakaranlık başlangıç ve akşam havanın kararma saatleridir. Pratik olması bakımından güneş doğuş ve batış saatlerine 21 er dakika tatbik edilerek bulunmuştur.

 

21 HAZİRAN 21 ARALIK
YERBAŞLAMAÖNCEKİ          +2 SAATUYGULANAN+3 SAATÖNCEKİ          +2 SAATUYGULANAN+3 SAAT
İSTANBULAYDINLIK

BAŞLAMA

04.1105.1107.0408.04
İSTANBULKARANLIK

BAŞLAMA

20.0121.0116.5917.59
IĞDIRAYDINLIK

BAŞLAMA

03.1404.1406.0107.01
IĞDIRKARANLIK

BAŞLAMA

18.5719.5715.5916.59
TÜRKİYE ORTALAMASIAYDINLIK

BAŞLAMA

03.4204.4206.3207.32
TÜRKİYE ORTALAMASIKARANLIK

BAŞLAMA

19.2920.2916.0017.00

 

Türkiye’nin coğrafi konumu, normalde İngiltere (Grenwich)’e + 2,5 gibi ortalama bir saat farkı uygulanmasını gerektirmektedir. Pratikte bu mümkün olmadığından ve zaman aralıklarının tam saatlere göre saptanması gerektiğinden, +3 saat uygulaması ülkemiz için en uygun çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. (2008 yılında bir Bakanlık + 2,5 uygulanmasını önermiştir. Teoride doğru olsa da pratikte bunu uygulamak mümkün değildir.  İki ayrı zaman dilimi kullanılması en gerçekçi çözüm ve uygulama olacaktır.  Ancak bu tarz bir uygulama alışkanlığı olmaması, matematikteki milli gelişmişlik? düzeyimiz ve bunun sonucunda yapılacak hatalar nedeniyle büyük senkronizasyon ve ayarlama sıkıntıları yaşanabileceğinden, belli bir eğitim ve kültür düzeyine ulaşmadan iki ayrı saat dilimi uygulanabilmesi mümkün görülmemektedir.

 

Bu nedenle; yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi, ülkemiz için yaz-kış +3 dilimini uygulamak (Ekim ayı sonunda saatleri geri almadan 365 gün aynı saati kullanmak), hem günün aydınlığından en fazla istifade edilmesi bakımından, hem de senede iki defa saatlerle oynanarak biyolojik ritmin bozulmaması ve yukarıda açıklanmış birçok avantaj nedeniyle çok önemlidir.

 

Türkiye iki ayrı bölgesel saat dilimine geçinceye kadar mevcut +3 saat uygulaması, en ideal çözüm olmasa da, saatleri bir ileri bir geri almaktan daha doğru ve ülkemiz için daha yararlı görülmektedir.

Esen kalın.

WASHİNGTON Eski DENİZ ATEŞESİ

DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ESKİ GENEL SEKRETERİ

MEHMET ASAL

TÜRKİYE İLERİ SAAT UYGULAMASINDAN VAZ MI GEÇİYOR? MEHMET ASAL KALEMİNDEN
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!