

7 bin ton kapasitesinde sadece 22 deniz aracı
Karadeniz’in karşı kıyısındaki Rusya’dan gelen silah, cephane ve mühimmat sadece 22 adet küçük çaplı gemi ya da yelkenli tarafından Anadolu’ya taşınmıştı. İngiliz Akdeniz Filosundaki 22 gemiye, 17 İtalyan, 12 Fransız ve 4 Yunan savaş gemisi eklenmesiyle oluşan büyük armada İstanbul’a demir atarken İspanya, ABD ve Japon gemilerinin de katılımıyla işgalci gemi sayısı 73 olmuştu. Toplam tonajları 250 bin tonu geçen bu armadanın karşısında sadece 7 bin ton kapasitesindeki Milli Mücadele donanmasının deniz nakliyatı İstanbul’dan Karadeniz Ereğlisi ve İnebolu’ya, Novroseski-Tuapse-Batum’dan Trabzon’a ve Trabzon’dan Samsun ve İnebolu’ya uzanıyordu. İnebolu taşınan cephanenin merkezi konumundaydı. İnebolu kayıkçıları sondradan alacakları İstiklal Madalyası’nı fazlasıyla hak ederek gemilerin getirdiği cephaneleri karaya çıkarttı. Bu kritik lojistik destek Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında büyük rol oynadı. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, 11 Şubat 1924 tarihinde İstiklal Madalyası verilen İnebolu kayıkçıları ve halkına verdiği önemi milli mücadele sürerken şu sözlerle özetlemişti.

“Gözüm Sakarya’da, Dumlupınar’da kulağım İnebolu’da”
Karaya çıkartılan cephanelerin Anadolu’da süren şanlı direnişe ve mücadeleye ulaştırılması ise Anadolu kadınına kalmıştı. Çocuk yaştaki erkekler bile cephede olduğu için Anadolu kadını tarlayı sürdüğü kağnısının başına geçerek tarihin gördüğü en şanlı konvoyu oluşturdu. Öküzlerin çektiği kağnı, İnönü Cephesi’ne, Sakarya’ya hatta Büyük Taarruza cephaneyle birlikte umut taşıyordu. Cephaneleri yetiştirmek için çıktığı yolculukta 9 aylık bebeğiyle donan Şerife Bacı ile ölümsüzleşen tarihi yolculuk 101 yıl sonra canlandırılıyor. Atatürk tarihi araştırmacısı ve yazar Alp Armutlu, ‘Umudun Yolu’ adlı belgeseli için dönemi yansıtan kağnıyı benzer bir yolculuğa çıkardı. İstiklal madalyalı İnebolu Kayıkçılar Cemiyeti’nin başlattığı umut yolculuğunu bir kağnıyı çeken bir çift öküz ve başlarındaki Anadolu kadınının fedakarlığı üzerinden isteyen Alp Armutlu, 344 kilometrelik yolculuğun ruhunu yaşamak isteyenler için belgesel hazırladıklarını belirtti.



Anadolu kadınının fedakarlığı
Atatürk’ün Nutuk adlı eserini en iyi anlatan yorumlarıyla kamuoyunun yakından tanıdığı Alp Armutlu, İstiklal Yolu’nun aslında umudun yolu olduğunu belirtirken, İnebolu’dan Ankara’ya uzanan rotada Küre Dağları, Ilgaz Dağları ve Köroğlu Dağları’nın bulunduğunu buna rağmen kağnıların cephaneleri başarıyla cepheye taşıdığını belirtti. Umudun yolu adlı kitabın yazarı olan Alp Armutlu, “Hayatımda ilk kez yazarlık yaparak kaleme aldığım, Umudun Yolu kitabı tahmin ettiğimizin üzerinde ilgi gördü. Bu ilginin karşılığı olarak kitabın akışını takip eden bir belgesel çekme fikri doğdu. Çankırı Eğitim ve Kültür Vakfı, İnce Denizcilik ve Lodestar Denizcilik projeye büyük maddi ve manevi destek sağladı. Yapımcılığı üstlendik. Yönetmenlerimiz Nazım Doğan ve Sinan Çevik.

Proje danışmanlarımız olan Gökhan Karakaş, Mustafa Fakazlı, Hidayet Yünsel ve Dr. İnci Armutlu gibi pek çok ismin çabası büyük. Çekimlerin yüzde 65’i tamamlandı. Emekli Amiral Cem Gürdeniz ve Kaptan Levent Akson’un büyük katkısıyla tarihi bilgiler günümüze aktarılıyor. Anadolu’nun İstiklal Yolu üzerinde köyleri ve köylüleri bizi bağırlarına bastı. Umudun adım adım, insan insan Mustafa Kemal Atatürk tarafından nasıl ilmek ilmek işlendiğini görüyoruz, araştırıyoruz ve anlıyoruz.


Belgeselin içinde Mustafa Kemal’in verdiği Umutla yol alıyoruz ancak çok sürpriz son ile Atatürk’ün umut ettiği ve gerçekleşen olayla bitirmeyi planlıyoruz. Belgeseli sadece Türkiye için değil, global hayatın içinde Mustafa Kemal’e ihtiyaç duyan her genç için çekiyoruz. Anadolu’dan İstanbul’a işgalle aynı gün gelen Atatürk’ün ‘Geldikleri Gibi Giderler’ sözü adeta bir meydan okumaydı. Karşısında çelik bir hat gören büyük lider kuracağı cumhuriyeti denizden müjdelemişti. Bizde denizden gelen ve İnebolu’dan başlayarak Anadolu’nun içlerine ulaştırılan cephaneleri anlatırken Türk kadınının vatan sevgisini anlatmaya çalışıyoruz” dedi.























