Bizim Denizler 2 yıl önceTarihin karanlık sayfalarından biri olarak 1921 yılında, Yunan Ordusu’nun Anadolu’da gerçekleştirdiği Cabar Katliamı, insanlık tarihine kara bir leke olarak kazınmıştır. Bu olay, Yunanistan’ın 1919’da İzmir’i işgal etmesinin ardından, bölgedeki Türk varlığını ortadan kaldırmak için başlatılan acımasız bir kampanyanın bir parçasıdır. Cabar Katliamı, 1 Nisan’ı 2 Nisan’a bağlayan gece gerçekleşmiş ve binlerce masum insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Yunan birlikleri, Türk köylerine saldırarak kadın, çocuk ve yaşlı demeden birçok masum insanı katletmiştir. Bu vahşet, bölgede derin bir insanlık dramına neden olmuş ve trajik sonuçlara yol açmıştır. Katliamın ardındaki sebep, Yunan Ordusu’nun bölgedeki Türk varlığını yok etme ve Anadolu’da kalıcı bir şekilde yerleşme arzusudur. Ahmet Refik Altınay’ın belirttiği gibi, Yunan birlikleri bu katliamı, “Türk halkının moralini kırmak ve onları sindirmek” amacıyla gerçekleştirmiştir (Altınay, 1987). Katliamın detayları, Halide Edib Adıvar’ın “Cabar’ın Düşüşü” adlı eserinde acı dolu bir şekilde anlatılmaktadır. Cabar Katliamı, Denizli’nin Çivril ilçesinin Cabar köyünde Yunanlılar tarafından işlenen katliam. Bu olay sonucunda 83 kişi ölmüş ve “Cabar Ağıdı” ya da diğer adıyla “Cabar Türküsü” yakılmıştır. Yunan Ordusunun 1 Nisan’ı 2 Nisan’a bağlayan gece “bir Yunan subayının öldürüldüğü” bahanesiyle köyde başlattığı yangın, katliama dönüştürülmüş ve yunan askerlerinin Türk köylülerini süngüleyerek öldürmesine varmıştır. Katliamdan kaçanlar Gökpınar ya da Bulkaz köyüne sığınarak kurtulabilmişlerdir.