RotamizTarih - Umut Meriç Berberoğlu
  • 32 Yazı
  • 0 Yorum

RotamizTarih - Umut Meriç Berberoğlu - Tüm Yazıları

Genel

ANKARA’DA SEYMENLER VE KIZILCA KIYAMET

Milli direniş hareketi Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla başladı. Milli direnişin ilk önemli adımı Haziran 1919’da Amasya Tamimiyle atıldı. Amasya Tamimi toplayıcı bir ruhla hazırlandı. 23 Temmuz 1919’da milli birlik ve beraberliğe gidişin ilk adımları Erzurum Kongresi’nde atıldı. Burada Şark-i Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tüzüğü kabul ediliyordu. Kongre kararlarının ardından bir beyanname hazırlandı, beyannamede; vatanın bütünlüğünün ayrılmayacağı, işgallere mukavemet edileceği, geçici bir hükümetin kurulacağı ve manda ve himayenin hiçbir şekilde kabul edilmeyeceği konuları yer aldı. 4-11 Eylül 1919’da Sivas Kongresinde Heyet-i Temsiliye’ye dokunulmadı. Sivas Kongresi halkın korkularını yenmesine sebep oldu çünkü ülke artık emin ellerdeydi. 20-22 Mayıs’ta Ali Rıza Paşa ile Amasya Mülakatı gerçekleşti.

Genel

DEVRİM ŞEHİDİ KUBİLAY’IN GÜNÜMÜZE HATIRLATTIKLARI

Mustafa Kemal Paşa yaptığı inkılapları Türk Milletine mal etmeye çalışıyordu. O’nu öldürmek amacıyla bir Suikast planlandı. Atatürk’ün öldürülmesi demek sadece inkılapların yarıda kalması demek değildi bir milletin gelişiminin durması ve hatta geriye gitmesi demekti. 1923’te Cumhuriyet ilan edildikten kısa bir süre sonra 1924’ten 1926’ya kadar inkılaplar yapılmaya başlandı. Mecliste bulunan bazı Saltanat düşkünü gerici zihniyetteki Milletvekilleri her fırsatta bu inkılaplara karşı çıkmayı kendilerine marifet biliyorlardı. Mecliste bulunan ve kökeni İttihat ve Terakki’ye dayanan bazı Mebuslar ise yönetimin sadece kendilerinde olmasını istiyorlardı.

AÇIK DENIZ

ŞEYH SAİT İSYANI VE CEHALET ÜZERİNE… UMUT MERİÇ BERBEROĞLU YAZDI

Türk Dil Kurumuna göre ‘Cahil’ kelimesi öğrenim görmemiş, bilgisiz, belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan kişiler için kullanılmaktadır. Cehalet ise cahilden gelen bilgisizlik anlamındadır. Cahil adam cehaleti yayar. Cehalette cahiller; bilmez, neyi bilmediğini bilemez, bilmediği konular hakkında fikir sahibi olur. 21. yüzyıla kadar cehalet vardı, cehaletin türleri vardı. İslam öncesi dönemlerde “Cahiliye Devri” denen bir devir vardı bu devirde insanlar yeniliklere kapalıydı, yeni fikirleri kabul etmiyorlardı ve genellikle kız çocukları toprağa gömülüyordu. Biz halk olarak 21. yüzyılda da maalesef bu devirle karşı karşıyayız. Cehaletin diğer mikrobik vakalardan farklı ilacı kimyasal değildir. Bir kısım yazarlar tabi buna bizler de dahiliz, cehaletin ilacını hastaya sunarlar hastanın bünyesi eğer bilgiyi kabul ediyorsa bunu alır yok eğer kabul etmiyorsa kabul etmez. Bunların ilacı kitaptır.

Genel

UMAY ANA’DAN MEBRURE GÖNENÇ’E TÜRK DEVLETİNDE KADIN TÖRESİ

Eski Türk Devlet geleneğinde kadın; dünyaya rahimlerinde taşıdıkları yeni bir canlıyı getirmeleri ve erkeklerden farklı bir takım özellikleriyle “gizli bilgilere sahip varlıklar olarak değerlendirilmişlerdir. Şaman geleneklerinde en güçlü Şamanın kadınlar arasından çıktığı anlatılmıştır. Eski ve Orta Çağ toplumlarında kadın siyasi ve askeri alanda Avrupa’da yaşayan kadınlarla aynı statüde yer almışlardır. Bilinen en eski Türk kaynağı olan Orhun Abidelerinden Kültigin Abidesi’nde; “Tanrı’nın Türk milleti yok olmasın diye yarattığı kişiler arasında Göktürk Devleti kağanının eşi olan İlbilge Hatun’un adı geçmektedir. Bilge Kağan kitabesinde yer alan; “Tanrı, Türk milleti yok olmasın diye babam İl-teriş Kağan ile anam İl-bilge Hatun’u yükseltti” ifadesi dönemin kadına verdiği siyasi ve sosyal değeri bütünüyle ortaya koymaktadır. Türk mitolojilerine baktığımızda kadın lider bir vasıfla karşımıza çıkar. Umay Ana miti ve Tomris Hatun liderlik özellikleriyle karşımıza çıkan iki kadın karakterdir.

Deniz Kültürü

“BAK KILIÇ BİR TARİH GÖÇÜYOR… 10 KASIM 1938 SAAT: 09.05”

Atatürk çok çökmüştü. Koskoca 57 senede dur durak bilmeden milleti adına çalışmış cepheden cepheye koşmuştu. Selanik de zor bir çocukluk geçirmişken derhal orduya atıldı ve bu zamandan itibaren Orduda ve sürgünlerde halkını düşünerek hareket etti. Sayısız devrimler yaptı, fabrikalar kurdu. Yıllarca köle olan ve nüfus sayımlarında büyükbaş hayvan kadar değeri olmayan bir milleti ayağa kaldırdı. Özgürlük dedi, egemenlik dedi, yurtta sulh cihanda sulh dedi. Onu anlayanlar Millet olma yolunda emin adımlarla ilerlerken anlamayanlar ise köle fikirleriyle geri adım atmaya mahkum oldular. Ülke 2. Dünya Savaşına adım adım ilerlerken diğer devletler hep onu örnek aldılar ve o şekilde çalışmaya başladılar. Mustafa Kemal Atatürk komaya girmeden önce yani 1937 yılından itibaren büyük bir savaşın geleceğini görüyordu. Bu yüzden bütün önlemlerini almaya çalıştı.

Genel

TOMRİS HATUN’DAN 101 YIL ÖNCE BİTİRİLEN SALTANATA… UMUT MERİÇ BERBEROĞLU YORUMUYLA

Türk olmak ya da Türklük kavramı yenileşen ülke ve dünyada karşımıza çıkmış bir kavram değildir. Bizler 540’lı senelerden yani Köktürklerin var olduğu senelerden beri bu topraklar üzerinde yaşamımızı devam ettiririz. Türklük dini inanışlarda ve efsanelerde insanlığın ilk çağına kadar dayandırılmaktadır. Türklük bir kıyafet gibi sonradan kazanılmış bir şey değildir. Türkler 16 büyük Türk devleti kurmuşlardır. 16.’sı yıkılmış 17. Olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuşlardır.

Genel

CUMHURİYET BAYRAMI BÖYLE Mİ KUTLANMALI? UMUT MERİÇ BERBEROĞLU HAYKIRDI!

Anadolu toprakları 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesinden hemen sonra yapılan sözde Paris Barış Konferansıyla birlikte yer yer işgal edildi. 13 Kasım 1918’de İstanbul’un fiili işgali ve 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali halk arasında büyük tepkiyle karşılandı. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıktıktan sonra bazı arkadaşlarını İstanbul’a gönderdi. Son Osmanlı Mebusan Meclisine başkan seçilmek istiyordu. Mebuslar Meclisi sadece Misak-ı Milli sınırlarını belirleyen ahdı kabul ettiler. Misak-ı Milli sınırlarının belirlenmesi İtilaf Devletlerini sinirlendirmişti. 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler. İşgal ile birlikte Mebuslar Meclisi kapatıldı bazı milletvekilleri Malta’ya sürüldü. Mustafa Kemal Paşa 23 Nisan 1920’de 115 Mebus ile meclisi açtı. 20 Ocak 1920’ye kadar Halkçılık program ve tasarıları hazırlandıktan sonra 23 madde ve 1 Ek madde ile Kanuni Esasi’yi kabul ettiler. Bu kanunla birlikte Egemenlik millete ait oldu.

Deniz Kültürü

KAVRAM OLARAK LAİKLİK… UMUT MERİÇ BERBEROĞLU BAKIŞ AÇISIYLA

Okullarda din dersleri kaldırılarak yerine ahlak bilgisi dersleri Din ve devlet işlerinin ayrılmaya başlamasıyla birlikte; laisizim,...

Bizim Denizler

ATATÜRK’Ü KORUMA KANUNU’NA BİR BAKIŞ.. UMUT MERİÇ BERBEROĞLU YAZDI

HAKARET NEDİR?
Hakaret kelimesi Türkçe anlamıyla; hakir olma, adi ve itibarsız olma demektir. Arapçada türetilen hkr köklerinden doğmuştur. Hakr sözcüğüyle eş anlamlıdır. Hakaret kelimesi tarihte ilk kez 1391 senesinde 1. Hor ve hakir olma, 2. Tahkir etme, aşağılama anlamlarıyla karşımıza çıkar.
Hakaret sayılabilecek kelimelerin kullanılmasına dair suç Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesine göre düzenlenmiştir. Buna göre; kişinin onur, saygınlık ve şerefini küçük düşürecek ve rencide edecek sözlerin kullanılması halinde hakaret suçu işlenmiş olur.

Genel

ATATÜRK’ÜN DİN ANLAYIŞI.. UMUT MERİÇ BERBEROĞLU YAZDI

Cumhuriyet kurulduktan sonra dini eğitimde atılan adımlar Atatürk’ün iç dünyasını yansıtmıştır. Atatürk’ün din ve din eğitimi hakkındaki görüşleri Fransız Gazeteci Maurice Perno ile yaptığı röportajdan anlayabiliriz. Gazeteci Gazi Paşa’yı ziyaret ederek sorularını yöneltiyor:
Gazeteci: Şu halde yeni Türkiye’nin siyasetinde dine aykırı hiçbir temayül (eğilim) ya da mahiyet (nitelik) olmayacak demek?
Atatürk: Siyasetimiz dine aykırı olmak şöyle dursun, din bakımından eksik bile hissediyoruz. Gazeteci daha fazla izahat ve bilgi almak istiyordu.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!