27 yılda yeraltı suyundan çekilme ürkütücü
İklim değişikliğiyle birlikte Anadolu’yu tehdit eden yağış azlığı kuraklık gibi büyük bir sorunu getiriyor. Yağmur ve kar yağışıyla beslenemediği için seviyesi düşen yeraltı suları; tarımsal üretimin, plansız büyüyen şehirlerin ve kontrolsüz artan nüfusun ihtiyaçları için kullanıldıkça azalıyor. Alanlarında uzman akademisyenlerin bir araya gelerek kurduğu Su Politikaları Derneği bir yıldır üzerinde çalıştıkları yeraltı su raporunu açıkladı. Devlet Su İşleri eski yöneticisi ve Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, doğal kaynakların ve şehirlerin su ihtiyacını karşılayan yeraltı sularının artık sınırına dayandığımızı belirtti. Dr. Dursun Yıldız, tarımsal amaçlı açılan kuyular kadar şehirlerdeki insan nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak için bilinçsiz çekilen yeraltı sularının kullanım artışının ürkütücü olduğunu belirtti.


Emniyetli çekim sınırına dayandık
Rapor için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerinden faydalandıklarını belirten Dr. Yıldız, “Son 27 yılda çekilen içme ve kullanma suyu nüfus artışımızdan iki kat daha fazla. Yani son 27 yılda nüfusumuz yüzde 45 oranında artarken içme ve kullanma suyu çekimi yüzde 100 oranında artmış. 30 büyükşehrin 4’ünün içme ve kullanma suyu tamamen yeraltı suyundan karşılanıyor. Antalya ve Konya’nın içme ve kullanma suyunun yüzde 75’i, İzmir’in yüzde 60’ı kuyu sularından çekiliyor. Ülkemizin batısında evsel kullanım suyu daha çok kuyu suyundan doğusunda ise kaynak suyundan temin edilmekte. Yani birçok bölgemizde içme ve kullanma suyu için genellikle yeraltı sularını kullanıyoruz. DSİ tarafından yeraltı sularımızın yüzde 64’ü tarımsal sulamaya yüzde 24’ü içme-kullanma suyuna, yüzde 9’uda sanayi suyuna tahsis edilmiş. Artık emniyetli çekim sınırına yaklaştık. Aşırı çekim yapıldığında su seviyesi alçalıyor. Ülkemizde su kaynaklarının kalitesi hızla ve yaygın şekilde bozulmakta. Su yönetimi önlem almalı” dedi.

“Yeraltındaki suların kullanımında yüzde 85’e dayandık”
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nce toplam 3 bin 594 kuyunun su seviyeleri ve kalitelerinin izlendiğini belirten Yıldız, kuyulardaki su kalitesinin beklenenden düşük olduğunu belirtti. Yıldız, “Sistem denetimde yetersiz. Yeraltı suyunun çekim miktarı için uydu teknolojisi de kullanılmalı. Su tüketimi arttı. Su Yasası, TBMM’den birkaç ay içinde çıkabilir. Ama yasanın özellikle havza ölçeğinde etkili uygulanabilmesi için hazırlık yapılmalı.” dedi.

Dr. Yıldız raporu şöyle özetledi:
İçme-kullanma suyu için yeraltı sularına en çok ihtiyacı İç Anadolu ve Batı Akdeniz (Göller bölgesi) duyuyor. Kaynak sularına; Doğu Anadolu’da, barajlara; Marmara, İç Anadolu, Doğu Akdeniz ve GAP Bölgesi’nde, akarsulardan doğrudan çekilen sulara ise Karadeniz bölgesinde Siirt ve İstanbul’da ihtiyaç duyuluyor. Göllerden en çok su çekimi Sakarya, Isparta ve İstanbul’da. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2018’deki raporuna göre 30 ilde alınan 153 yeraltı suyu örneğinin 144’ünde zirai ilaç ve gübre kirliliği, 72’sinde hayvan yetiştiriciliği kirliliği, 69’unda evsel atık suları, 57’sinde katı atık, 49’unda sanayi kirliliği tespit edilmiş. Su kirliliği; Meriç-Ergene, Susurluk, Gediz, Büyük Menderes, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz, Kızılırmak, Doğu Karadeniz, Aras, Van Gölü ve Asi havzalarında yoğun. Tekirdağ ve Kırklareli, İzmir ve Manisa, Antalya ve Burdur ile İç Anadolu bölgesinin güney ve doğu kesimlerinde içme ve kullanma suyunun yüzde 80-100’ü yeraltı suyundan çekiliyor. İç Anadolu’da Konya, Karaman, Niğde ve Nevşehir gibi illerin su talebi yeraltı suyundan karşılanıyor. Gümüşhane, Elazığ, Batman ve Iğdır, yüzde 80-100 aralığında yeraltı suyu alıyor.





















