Arkas Line’a ait Sine A konteyner gemisi
Dünyanın en geçerli mesleklerinden biri olan denizcilik, küresel korona virüs salgınında bile durmayan dinamik yapısıyla genel ticaretteki sarsılmaz yerini koruyor. Deniz insanlarına duyulan ihtiyaç her yıl artarken, sevdiklerinden uzakta ve zorlu şartlarda görev yapan denizciler için farklı içerikler üretiliyor. Yenilikçi içerik üreticisi ve sosyal medya girişimci Enes Yılmazer, çocukluğunda içine yerleşen gençliğinde ise dünya rüzgar sörfü şampiyonluğunu getiren deniz tutkusunun verdiği ilhamla bir yük gemisiyle okyanusu aştı. Dünyanın en pahalı konut ve araçlarını tanıtan sosyal medya girişimcisi Enes Yılmazer, Türkiye’ye rüzgar sörfünde dünya şampiyonluğunu kazandıran bir isimdi. Arkas Spor Kulübü adına rüzgar sörfünde iki kez dünya şampiyonluğu kazanan Yılmazer, 20 yıl sonra Atlas Okyanusu’nu bir yük gemisiyle geçerek denize duyduğu ilgiyi pekiştirdi. 4 milyondan fazla takipçisi olan Yılmazer, Arkas Line’a ait Sine A konteyner gemisiyle gerçekleştirdiği 11 günlük Atlantik yolculuğunu, denizcilik dünyasının insani yönünü ele alan çarpıcı bir belgesel haline getirdi.

Yolculuk Asla Bitmez (Journey Never Ends) isimli belgeselde en çok öne çıkan insani duygu ise özlem ve hasret. Deniz insanlarının sevdiklerinden uzakta geçirdikleri dönemde ufka dalarak umutlandığını gösteren belgesel, özel jetlerden lüks rezidanslara, mega yatlardan mimari tasarım harikalarına uzanan önceki videolarından çok farklı yere oturuyor. Arkas filosunun 222 metre boyundaki konteyner gemisi Sine A’nın ABD’ye giderken geçtiği Atlas Okyanusu’nda yaşananlar, geminin süvarisi ve başçarkçısından tüm mürettebatına uzanan bir öyküyle anlatılıyor. Tüm mürettebatın dudaklarından ailelerine duydukları özlemin okyanusun en azgın dalgalarından daha ağır geldiği cümleleri dökülüyor.

Yolculuk Asla Bitmez, İzmir’de yapılan tanıtımın ardından ABD’nin Los Angeles kentindeki The Alex Theatre’da ilk kez izleyiciyle buluştu. Belgeselin özünde insani duyguların deniz yoluyla anlatımı olduğunu belirten Yılmazer, “Sadece bir geminin değil, bir sistemin hikâyesi. Gemiler kendi suyunu üretiyor, kendi mutfağını yönetiyor ve kendi düzenini kuruyor.

222 metrelik bir dev, 22 kişilik bir ekiple okyanusu geçiyor. Bu, sadece bir lojistik operasyon değil, bir yaşam alanı. Her gün hayatımızda yer alan ürünlerin arkasındaki emeği görünce, bu dünyaya başka bir gözle bakmaya başladım. Bu gemiler dünyayı döndürüyor.” dedi.

“Bu Gemiler Dünyayı Döndürüyor”
11 günlük kesintisiz bir gemi yolculuğunun ardından 9 ay ve 2800 saatlik yapım süreciyle belgeselin tamamlandığını belirten Yılmazer, “Bence denizciler dünya ticaretinin sessiz kahramanları. Dünya ticaretinin ana damarını oluşturan deniz taşımacılığı sektörünün bilinmeyen yönlerini ve bu dünyanın merkezindeki insan hikâyelerini gördüm, anlattım.

İzleyiciye, mürettabatın ailelerine olan özlemini, fırtınalı gecelerin uyandırdığı kaygıları, limanlar arasında akan hayatı ve bir ev haline gelen gemiyle kurulan aidiyet duygusunu anlattım. Arkas ailesinin üzerimde çok emeği var. 12 yıllık spor hayatım boyunca Arkas hep yanımda oldu. Yolum bu kez bir sporcu olarak değil, bir içerik üreticisi olarak kesişti. Arkas’a belgesel projemden bahsettiğimde, ‘Bana her kapıyı açın bu hikayeyi dünyaya anlatabileyim’ dedim.” ifadelerini kullandı.





















