
Defterler, kitaplar, yarım kalmış hayaller…
1 Mart 1958 sabahı İzmit Körfezi’nde esen rüzgâr, sadece dalgaları değil, yüzlerce ailenin kaderini de savuruyordu. Üsküdar Vapuru, çoğu okul yolunda olan çocuklarıyla birlikte umut taşıyordu. Defterler, kitaplar, yarım kalmış hayaller… Hepsi o vapurun içindeydi.
Deniz o gün çok hırçındı. Ama kim bilebilirdi ki birkaç saat sonra Körfez’in suları, yüzlerce cana mezar olacaktı? Bir vapur battı o gün; ama aslında çocuk kahkahaları battı, yarınlara dair umutlar battı.
Anaların yüreğinde dinmeyen bir sızı, babaların omzunda taşınan ağır bir sessizlik kaldı geriye. Sınıflarda boş kalan sıralar, hiç açılmamış kitaplar, kapısı bir daha çalınmayacak evler…

Takdir-i İlahi
Üsküdar Vapuru sadece bir deniz kazası değildir. O, yarım kalmış çocuklukların, söylenememiş vedaların ve bir milletin hafızasına kazınmış derin bir acının adıdır.
Bugün o çocukları, o gençleri ve o gün denizin koynuna emanet edilen tüm canları rahmetle anıyoruz. Körfezin suları hâlâ onların hikâyesini fısıldıyor…

Faciadan yalnızca 40 kişi kurtulmuş, 400’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi ile ÜSKÜDAR Vapuru Faciası; sivil ölümlerin olduğu en büyük deniz kazalarından biri olmuştur. En büyük suçlu gerekli önlemleri almayan yetkililer olmasına rağmen, tüm sorumluluk Takdir-i İlahi’ye bağlanmıştır.Efsane Dalgıç Komutan Yb. Vedat DORA komutasında TCG KURTARAN, AĞ gemileri ve diğer kurtarma gemilerinin çabasıyla günlerce dalış yapılarak cesetler aranmış ve 19 gün sonunda Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk batık gemi kurtarma faaliyeti, 29 metreden icra edilmiştir.
68’inci yılında tüm deniz şehitlerini saygıyla anıyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun!!!




















