Yapılaşma olmayan ve insanların ulaşamayacağı koylardaki kovuk ve mağaralarda yaşayan Akdeniz foklarının sayısı küresel ölçekte azaldı. Günümüzde sadece Atlas Okyanusu’nun Batı Afrika kıyıları ve Akdeniz’in birkaç ülkesinde görülen deniz memelisi ekosistemin devamı için çok önemli. Issız kayalıkları tercih etmesine rağmen yapılaşma tehdidiyle yaşam alanları hızla daralan Akdeniz foklarından yaklaşık 100 tanesi ülkemizde yaşam alanı bulurken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden sevindirici bir haber geldi. Kaplumbağaları Koruma Cemiyeti son aylarda gözlemlenen yavrularla birlikte fokların kalıcı olarak KKTC kıyılarına yerleştiğini duyurdu. İngiltere’deki Exeter Universitesi ve Kuzey Kıbrıs Kablumbağaları Koruma Derneği araştırmacısı Dr. Robin Snape, Akdeniz foklarının ana üreme alanının adanın batısında olduğunu söyledi.

Bölgenin koruma statüsünde olmadığını belirten Snape, insanlardan uzak bölgelerde gerçekleştirdikleri gece gözlemleriyle Kuzey Kıbrıs’ta fokların düzenli yaşam kurduğunu belirlediklerini söyledi. Adada fok gözleminin 2006 yılına kadar indiğini söyleyen Snape, 2010 yılından itibaren balıkçıların tanıklığının arttığını belirtti. Snape, “2013 yılında Mağusa Alagadi Özel Çevre Koruma Bölgesinde ilk kez bir yavru görüntülenmişti. Bu ülkemizde ürediklerinin ilk kanıtıydı. 2016 yılında üreme dönemleri üzerine çalıştık. 2016-2019 arasında 4 tane genç birey olduğunu gözlemledik. Toplam 3 yavru ile 7 fokun KKTC kıyılarında olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

“Artık Akdeniz Foku KKTC’de Yaşıyor Diyebiliriz”
KKTC kıyılarını kullanmalarına rağmen Lefke’de ürediklerinin kesinleştiğini söyleyen Snape, “Karpaz Özel Çevre Koruma Bölgesini kapsayan Yenierenköy-Dipkarpaz arasını kullanıyorlar. Akdeniz foku ekosistemi dengeleyen önemli bir yırtıcıdır. Farklı balık türleri ve diğer deniz canlılarıyla beslenirler. Yaşam alanlarında tür çeşitliliğinin korunmasını sağlarlar. Dünyanın en nadir deniz memelilerinden biridir Akdeniz foku. Akdeniz Fokunun Akdeniz’de doğal yaşam alanı Doğu Akdeniz’de Yunanistan- Türkiye-Kıbrıs hattı. Doğu Akdeniz’de sadece 350-400 tane kaldığı düşünülürse yüzde 15’i Türkiye-Kıbrıs kıyılarında yaşıyor. Nesli tehlikedeki tür için her birey önemlidir. Akdeniz fokunu biyolojik miras olarak değerlendirmeli ve yaşam alanlarını bütüncül korumalıyız.” dedi.

Türkiye ve KKTC arasında gidip geliyorlar mı?
Sualtı araştırmacısı Dr. Damla Beton ise, “Akdeniz fokları günde 40-80 km mesafe gidebilir. Türkiye ile KKTC arasında geçiş yapabilirler ama şimdi netleştiremeyiz. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’yle işbirliğindeyiz ve iki ülke arasındaki geçişine cevap vermeyi umuyoruz. ODTÜ Deniz Bilimleri’nden Meltem Ok ve Prof. Dr. Ali Cemal Gücü ile çalışıyoruz. Makalemiz Akdeniz foklarının üremesi hakkında bilgi veriyor. Pandemi nedeniyle okullarda eğitime başlayamadık. Nadir canlılarla aynı denizi hatta aynı toprakları paylaşmak çok güzel. Akdeniz Fokuna sahip çıkmalıyız.” diye konuştu.


Dünya Doğayı Koruma Birliği (İUCN) Akdeniz foklarını nesli kritik derecede tehlike altında yani Kırmızı Liste’de değerlendiriyor. 20. Yüzyıl başlarına kadar batı Afrika sahilleri ve tüm Akdeniz’de bolca görülen deniz memelisi avlanma, kasıtlı öldürme, yaşam alanı kaybı ve mağaralarında rahatsız edilmeleriyle çok azaldı. Son 40 yılda betonlaşma tehdidiyle sadece Yunanistan, Türkiye, Moritanya ve Madeira Adalarında yaşayan canlılardan dünyada 750-800 civarında kaldı. KKTC’deki çalışmalara Çevre Koruma ve Hayvancılık İdaresi destek veriyor. Üreme bölgesi için Lefke Belediyesi hassasiyet gösteriyor.























