Genel

Çin İstanbul Başkonsolosu Cui Wei: ” GSYİH’sı 8,2 trilyon dolar oldu”

 

Endüstrinin destekleyici rolü sürekli olarak güçlendirildi. Yılın ilk yarısında, hizmet sektörünün katma değeri yıllık bazda %11,8’lik bir artışla GSYİH’nın %55,7’sini oluşturdu. Sanayi katma değeri bir önceki yıla göre %8,8 artmış, imalat sanayi katma değeri ise bir önceki yıla göre %9,2 artarak GSYİH’nın %28,3’ünü oluşturmuştur.

-Yeni sektörlere yatırım hızla artış gösterdi. Yüksek teknoloji üretiminin katma değeri yıllık bazda %22,6 arttı, yenilenebilir enerji araçlarının, endüstriyel robotların ve entegre devre üretiminin performansı da göz alıcıydı.

-Ticaret yapısı optimize edilmeye devam edildi. Yılın ilk yarısında, Çin’in toplam mal ithalatı ve ihracatı yıllık bazda %27,1’lik bir artışla 18,07 trilyon yuan (yaklaşık 2,8 trilyon dolar) olmuştur.

-Yabancı yatırımın çekiciliği artmaya devam etmiştir. Bu yılın Ocak-Haziran döneminde Çin’in fiilen yabancı sermaye kullanımı, yıllık bazda %28,7’lik bir artışla 607,84 milyar yuan (yaklaşık 90,96 milyar dolar) oldu. Bunlar arasında yüksek teknolojik hizmet sektörü %42,7, yüksek teknolojik imalat sektörü ise %29,2 oranında arttı.

Yukarıda listelediklerim elbette Çin’in başarısıdır, aynı zamanda dünya için de büyük önem taşımaktadır. Çin’in dünya ekonomik büyümesine katkısı, uzun yıllardır %30 civarında seyretmekte olup, Çin dünyanın en büyük “ekonomik motoru” haline gelmiştir. Dünya Bankası’na göre, Doğu Asya ve Pasifik’teki 2021’deki güçlü toparlanmanın esas olarak Çin’in ekonomik büyümesinden kaynaklanacaktır.

İki lider arasındaki telefon görüşmesi

İki hafta önce Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Çin ile Türkiye arasındaki somut işbirliğinde sevindirici gelişmelerin kaydedildiğini, güçlü bir dayanıklılık ve büyük potansiyelin sergilendiğini, her iki tarafın Covid-19’la mücadelesinde yakın ve sıkı bir işbirliği içinde olduğunu ve iki ülke ilişkisine yeni bir renk kattığını belirtti. Bir hafta sonra, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50. yıl dönümünü kutlamak üzereyiz. Son 50 yılda, iki ülke arasındaki ilişkiler büyük ilerleme kaydetti, ekonomik ve ticari işbirliği daha verimli sonuçlar verdi. Hem Çin hem de Türkiye, küreselleşmenin sadık destekçileridir ve bir kazan-kazan durumu elde etmek için Türkiye ile el ele çalışmaya hazırız. İki devlet liderinin vardığı mutabakatı taraflar birlikte uyguladığı sürece, Çin-Türkiye ilişkilerinin önümüzdeki 50 yılda mutlaka daha da gelişeceğine inanıyorum.

Çin gelişirken dünyadaki bazı gruplar her daim sözde “evrensel değerleri” kullanarak Çin’i çarpıtmakta, karalamakta ve bastırmaya çalışmaktadır. Bugün de özellikle, sizlere bu sorunları ele almak üzere yepyeni bir bakış açısı sunabilmek umuduyla, herkesin aşina olduğu dört kelime üzerindeki Çin tarafının anlayışını ve yaklaşımını anlatmak istiyorum.

Birinci kelime: Demokrasi. Demokrasi, insan uygarlığının eğilimi dahilindedir ancak demokrasi için sabit bir model söz konusu değildir. Çin Komünist Partisi ve Çin hükümetinin yıllarca çalışmaları sayesinde Çin halkı, geniş bir içerik yelpazesi ve çeşitli düzeyler ile ülkenin efendisi haline gelmiştir. Bazı gruplar kendilerini demokratik standartların yaratıcısı, demokrasinin hakemi olarak övünmekte hatta diğer ülkelerin iç işlerine karışmak için demokrasiyi bahane olarak kullanmaktadır. Bu ise demokrasiye uymayan en büyük davranıştır.

İkinci kelime: İnsan hakları. İnsan hakları, dünya üzerindeki tüm insanlığın ortak idealidir; insan haklarının gelişimi için ülkeye en uygun kavram, sistem ve model seçilmelidir. Çin hükümeti, “insana odaklı” insan hakları kavramına bağlı kalarak, 1,4 milyar insanın gıda ve giyim sorununu çözmüş, ayrıca 850 milyon insanı yoksulluktan kurtarmıştır. İnsan haklarının korunması konusu en iyisi yok, ama daha iyisi vardır. Bazı ülkeler kendi insan haklarına dair felaketi yaşamakta, ancak kendilerini “insan hakları savunucuları” olarak övünüp, insan hakları konusunu diğer ülkelerde siyasi saldırı ve suçlamaların bir aracı olarak görmektedir. Böyle bir “çifte standart” dünya üzerinde insan hakları davasının ilerlemesine yardımcı olmaz.

Üçüncü kelime: Kalkınma. Dünyadaki tüm ülkeler ve uluslar, eşit kalkınma fırsatlarından ve hakkından yararlanmalıdır, ayrıca hiçbir kimse diğer ülkelerin kalkınmasına engel olacak niteliklere sahip değildir. Çin, kararlı bir şekilde dışa açılmayı genişleterek uluslararası toplumlarla iletişimi ve işbirliğini güçlendirmekte, diğer ülkelerle kalkınma fırsatlarını paylaşmakta ve ortak kalkınmayı gerçekleştirmek için çaba sarfetmektedir. Bazı ülkeler, isteyerek teknik engeller, teknolojik bölünmeler ve hatta ticaret savaşları başlatıp, ticaretten sermayeye kadar bütün alanlarda koparmak arayışında olarak, diğer ülkelerin gelişimini engellemeye ve yavaşlatmaya çalışmaktadır. Bu yaklaşım, ekonomik düzeni ve piyasa kurallarını ihlal etmekte ve hem kendilerine hem de diğerlerine zarar vermektedir.

Dördüncü kelime: Ortak. Çok taraflılık ve küreselleşme genel bir eğilimdir ve insanların istediği şey küresel işbirliğidir. Çin her zaman bağımsız bir barışçıl dış politika izlemekte ve karşılıklı saygı, eşitlik ve yarar temelinde diğer ülkelerle aktif bir şekilde dostane işbirliğine dayalı ilişkiler geliştirmektedir. Bazı ülkeler klikler oluşturarak dar bir alanda “ortağını” karşı tarafı bastırmak için bir yardımcı olarak görmekte ve dünyayı isteyerek bölerek diğer ülkeleri taraf seçmeye zorlamakta, “sıfır toplamlı oyun” ve “kazanan hepsini alır” rekabeti oluşturmaktadır. Bu yaklaşım insanlardan destek almayacaktır ve başarılı olamayacaktır.

Yukarıda saydığım dört kelime, kendi üstünlüğünü arayanlar tarafından “ele geçirilmiş” ve manası kendini üstün zannedenler tarafından çarpıtılmıştır. Bence herkes derin bir şekilde düşünmelidir. Bu kelimelerin orijinal anlamları geri kazandırılmalıdır, ancak bu şekilde kendimizi daha iyi anlayabilir, dünyayı daha net görebilir ve böylece elele çalışarak birlikte ilerleyebiliriz.

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei

ferit

En Yeniler

İZMİR FUARINDA ÖNE ÇIKAN GERÇEK… KDV VE ÖTV KALKARSA DENİZ KÜLTÜRÜ GELİŞEBİLİR

İzmir’de kapılarını açan MAST İzmir Boat Show’da 3 metreden 15 metreye kadar farklı boyutlardaki tekneler, 100 bin liradan başlayıp 30…

% gün önce

MAVİ VATAN’IN MİMARI ORAMİRAL ÖZDEN ÖRNEK UNUTULMADI

Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…

% gün önce

KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA MÜDAHALE

İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…

% gün önce

TÜRK LOYDU’NDA PROF. DR. ORAL ERDOĞAN GÜVEN TAZELEDİ

Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…

% gün önce

İSRAİL YUNAN KARASULARINDA SUMUD FİLOSU’NA SALDIRDI

Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…

% gün önce

NASA BAŞKANI: ‘PLÜTON’U YENİDEN GEZEGEN YAPALIM’

Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…

% gün önce