
Çöken Balık Stoklarının Yenilenmesi İçin Öngörülen Stratejiler:
Bu noktadan hareketle, çöken hedef tür balık stoklarımızın yenilenebilmesi için, başta ivedilikle balıkçılık yönetimi, balıkçılık eğitimi veren fakülteler, balıkçılık kooperatifleri, endüstriyel ve geleneksel balıkçılık örgütlerince kabul görür bilimsel içerikli, balık stoklarının yenilenmesini konu alan bir proje kaleme alınmalı veya gündeme taşınmalıdır.
Şüphesiz bu projeyi hazırlarken, ne zaman ve nerede hangi hataları yaptık sualini bir öz eleştiri olarak kendimize sormamız, ilerde yapacak olduğumuz çalışmalarda ayni hataları tekrarlamamızı önleme açısından yararlı olacaktır.
Yine hedef tür balıkçılık kaynaklarını işletirken, ne ölçüde balıkçılık biliminden yararlandık? Kendimize; kaynak yönetiminin olmazsa olmazı olan “ ölçülmeyen balıkçılık kaynakları sağlıklı yönetilemez” sualini sorduk mu? Balıkçılık kaynak ölçümü üzerine olan karasal ve denizel fiziki yapılanmayı, deniz ve balıkçılık bilimi ile ilgili insan kaynaklarını, 4 deniz ve 8330 km. sahil şeridimizde ne ölçüde tesis edebildik? Bu suallere sağlıklı yanıt veremediğimizde balıkçılığımızın seyrini veya işletilmesini “ saldım çayıra Mevla kayıra” atasözüyle geçiştirmişiz demektir.
Balıkçılığımızın yeniden yapılanmasıyla ilgili hikâyeyi yazarken, bu kaynaktan geçimini direk ve en direk temin eden insan potansiyelinin GSMH ya olan katkısının, sosyoekonomik boyut açısından irdelenmesi göz ardı edilmemelidir. Geçmişten günümüze balıkçılığın devam ettiği süreçte, trol gırgır (endüstriyel av gücü) ve geleneksel kıyı balıkçılığını oluşturan bu 3 avcılık yönteminin ulusal balıkçılığımıza olan bireysel yatırım katkıları ve kamuya yük olmadan yarattıkları istihdam olanakları ve lokomotifi olduğu sektörler küçümsenemez ve göz ardı edilemez.

Balıkçılığımızın yeniden yapılanmasına hikâye yazarken, yukarda zikredilen farklı 3 avcılık grubu içinde, yıllık toplam deniz balık üretimimizin %90nın, 1 200 av teknesi ve 15 000 balıkçı ile endüstriyel balıkçılık tarafından, geri kalan %10nun ise, 15 000 tekne ve 35 000 balıkçı ile geleneksel kıyı balıkçılığının gerçekleştirildiği bilinmelidir.
Balıkçılığımızın yeniden yapılanması hususu ele alındığında; endüstriyel balık av gücünün derinliğine irdelenip, hedef tür balık stokları, büyüklük açısından özlenen günlerine döndüğünde, endüstriyel av gücümüzün önemli bir avcılık türü olan gırgırların Motor gücü (HP), tekne ve ağ boyu açısından, balık av sahalarımızın yapısal özelliklerine uygun boyutlu olarak tasarlanması zorunlu kılınmalıdır.
Bu düzenleme ile ekonomik ve sürdürülebilir balıkçılıkta sağlanacak akılcı bir yapılanma, balıkçılarımızın sosyoekonomik yapısına pozitif bir değer katabilir. Örneğin, gırgır av teknelerinin ağ derinliğinde ve ağ boyunda yapılacak küçültmeye bağlı revizyon ve buna bağlı tekne boylarında ve motor gücünde yapılacak küçülmeler, avcılığın daha rasyonel olması ve balıkçının sosyoekonomik açıdan güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
Balıkçılık Türleri İçin Avlanmada Öngörülen Sınırlama Stratejisi:
Ekonomik önemi olan hedef tür Türkiye deniz balıkları stoklarının, üremeyle kendilerini yenileyebilmeleri mevcut konjonktürde en az 3 senelik bir süreç için, özellikle endüstriyel av gücüne getirilecek sınırlı avlanma ile gerçekleşebilir. Bu da balık avı başlangıç takviminin 1 Kasım olarak güncellenmesi, endüstriyel balık avcılığına sınırlı kota getirilmesi ve ya/da, hala hazırda 230 gün olan avlanmanın, denizlerimizin verimlilik durumlarına göre, Kasım-Aralık Ocak- Şubat aylarında yapılmasıyla gerçekleşebilir.

Ayrıca, 15 Niasan-1 Eylül tarihleri arasında olan 4,5 aylık yumurtlama av yasağının, gırgır balıkçılığı için hamsinin Karadeniz’de av vermeye başladığı Kasım ayına kadar uzatılması stokların yenilenmesine olumlu bir katkı sağlayacaktır. İlkbaharda yumurtadan çıkan hedef tür genç bireylerin ve anaçlarının Kasıma kadar olan süreçte boy ve ağırlıklarında artış kazanımları olacaktır. Okyanus aşan ve İlkbaharda, beslenme, yumurtlama göçü sürecinde, Ege denizi yoluyla, Marmara ve Karadeniz’e ulaşan, lüfer ve palamut balıklarının ekonomik açıdan, balıkçılığımızda ayrıcalıklı bir yeri vardır. Lüfer ve palamut balıklarının defneyaprağı ve palamut vonozu olarak isimlendirilen 3-4 aylık genç bireyleri, Marmara ve Karadeniz’de Nisan –Temmuz ayları arasında yoğun stoklar oluşturur. Marmara ve Karadeniz de yoğun stok oluşturan bu iki tür balığın genç bireyleri, Ekim -Kasım aylarında her iki denizde sarıkanat ve palamut ismiyle tanımlanan boya erişmektedirler. 1 Eylülde başlayan avlanma sezonu endüstriyel av araçları için Kasımda, küçük ölçekli kıyı balıkçısı için Ekimde başlatılırsa, her iki balıkçılık türü için, gerek stokların sürdürülebilir, gerekse balıkçıların sosyoekonomik boyutu açılarından yararlı olacaktır.
Şüphesiz 15 Nisan – 1Kasım ayları arasında olması düşünülen av yasağı sürecinde, balıkçının parasal açıdan mağduriyetini önleyecek, radikal kararların alınması konusunda sağlıklı, uygulanabilir ve asgari müştereklerde kabul görebilecek fikirler manzumesinin oluşturulması zorunludur.
Burada, sularımızda hüküm süren 3 avcılık türünde trol ve gırgır balıkçılığı, denizel alanlarda farklı biyotoplarda yaşayan balıkları, farklı sayıda balıkçı, farklı özellik ve boyuttaki av araçlarıyla üretmektedirler. Trol deniz tabanında ve tabana yakın ve genelde hareketleri yavaş olan balık türlerinin avına odaklanmış aktif avcılık türüdür. Gırgır ise, deniz yüzeyine yakın ve hızlı hareket edebilen pelajik balık türlerinin avına odaklanmış aktif bir avcılık türüdür. Her iki avcılık türü üretim acısından kısa zamanda yoğun üretim yapabilme özelliğinde olmaları nedeniyle, tüketicinin balık talebini karşılamadaki önemi yadsınamaz. Bununla beraber, trolün kendine tanınan avcılık sınırları dışında kullanılması, adeta yasa tanımaması, balıkçılığımızda kullanılan trol ağ donanım ve tasarımının gelişmiş ve kabul görür trol ağlarından olmayışı, özellikle seçicilik özelliğinin tartışılır olması nedenleriyle, hedef tür demersal balık stoklarımıza zarar verdiği bilinen bir gerçektir. Her iki balıkçılık türünün, stokların kendilerini yenileyebilmelerine olanak tanıması için, sularımızda 230 gün olan avlanma süresinin farklı denizlerimiz için, en az 3 senelik bir zaman sürecinde, yıllık avlanma 4 ayla sınırlandırılmalıdır.

Bir diğer avcılık türümüz geleneksel kıyı balıkçılığıdır. Avcılıkta kullanılan ağ türlerine ve kullanılan yemli oltanın çokluğuna bağlı olarak, 6-10m.boyları ve 10-70 HP motor güçleri arasında, 2-4 kişilik personel taşıyan tekne ile genelde günübirlik yapılan bir balıkçılık türüdür. Bu balıkçılık türünün ürettiği balıklar, hem dip balıkları hem de pelajik balıklardır. Kullanılan sade ve fanyalı ağlar, döküldükleri ortamda balık varsa avlanır. Yani rastgele (pasif avlanma) yapılan balıkçılıktır. Yemli olta ile yapılan balıkçılık cezbetme özelliği taşıdığı için, bir derce aktif bir avlanma türüdür. Günlük üretim miktarı mevsime göre değişmekle beraber, çalışan personelin geçimini temin edecek boyuttadır. Günümüzde, denizlerimizdeki balık stoklarının çökmüş olması nedeniyle, geleneksel kıyı balıkçısı zor durumda olup, sorunlarına çareler aramaktadır. Geleneksel kıyı balıkçılığı, sahip olduğu düşük balık üretimi ve kullandığı av araçları özellikleri nedeniyle, balık stoklarının çöküşünde katkısı olan bir avcılık türü değildir. Bununla beraber, kamuya yük olmadan yaklaşık 15 000 tekne ve 35 000 personelle yarattığı istihdam acısından çok önemli bir balıkçılık türüdür. İşsizliğin dibe vurduğu günümüzde, geleneksel kıyı balıkçılığının yaşatılması ve bu avcılık türünün sorunlarına çare bulunması balıkçılığı yönetenlerin öncelikli görevleri arasında olması gerekir diye düşünüyorum.
Bu bağlamda yukardaki paragraflarda tartışmaya açık önerilerde, stokların yenilenmesi için, sınırlanan av yasakları sürecinde, geleneksel kıyı balıkçılarının av yasakları takviminin 15 Nisan- 1Ekim arasında olması, yani endüstriyel balık av yasaklarından 1 ay öne alınması, geleneksel kıyı balıkçısına sosyoekonomik açıdan olanak yaratabilir. Çünkü bu avcılık türü av araçlarının günlük av üretim miktarı küçük ölçeklidir. Bu üretim şeklinin balık stoklarının çöküşünde veya aşırı avlanmasında bir etkinliğinin olmaması nedeniyle, geleneksel kıyı balıkçılığını endüstriyel balıkçılıktan farklı kılmaktadır.

Balıkçılığı Düze Çıkarmada Önerilen Yapısal ve Finansal Stratejiler:
Balıkçılığımızın sevk ve idaresinde, stokların çöküşüne seyirci kalınmasının en önemli nedeni, balıkçılığın denizlerimizdeki seyrini bilimsel yönden izleyen, araştıran ve her bir denizimize özgü, balıkçılık araştırma ve geliştirme istasyonu veya enstitüsünün yeterli sayıda olmayışıdır. Mevcut araştırma enstitüleri de, denizlerimizin balıkçılık araştırmalarının üstesinden gelecek, özel maksatlı balıkçılık araştırma gemisi ve bu araştırmaları başaracak yeterli sayıda ehil, deniz ve balıkçılık bilim insan kaynaklarına sahip değillerdir.
Resmi balıkçılık otoritesi, yukarda bilgi notu özelliğinde verilen Türkiye balıkçılığının düze çıkması için, izlenecek 3 senelik projeye dayalı stratejide, gerek endüstriyel gerekse geleneksel kıyı balıkçısının mağduriyetini kapsayan finans olanaklarını en az üç sene için oluşturma yükümlüğünde olmalıdır. Bu yükümlülük endüstriyel balıkçı tekne sahiplerinin 3 sene için, yaptığı balıkçılığa ara verme esasına bağlı olarak, kabul edeceği aylık maaşla noktalanabilir. Stoklar yenilendiğinde endüstriyel av gücü belirlenen avlanma sınırları içinde tekrar üretim yapacaklardır.

Bir diğer öneri, endüstriyel her iki balıkçılık türünün (trol-gırgır) stokların kendilerini yenileyebilmeleri için, sularımızda 230 gün olan avlanma sürelerinin farklı denizlerimiz için, en az 3 senelik bir zaman süreci içinde, yıllık avlanmalarının 4 ayla sınırlanmasıdır.
Şüphesiz, avlanma süresinin kısalması her iki avcılık türünü ekonomik açıdan darboğaza sokacaktır. Bununla beraber, av süresini kısıtlamadığımızda da deniz de balık olmadığı için, balıkçı olmayan balık için, bu sene olduğu gibi sezonu erken kapatacaktır.
Daha önce de açıklandığı gibi, balık yokluğundan ekonomik açıdan en zor durumda olan geleneksel kıyı balıkçısıdır. Günümüzde denizden evine ekmek götürecek balığı da bulamamaktadır. Geleneksel kıyı balıkçılık türünün stokların çöküşünde bir katkısının olmayışı bilinen bir gerçektir.
Geleneksel kıyı balıkçılığının, günlük balık üretim miktarının küçük ölçekli olması göz önüne alındığında, stokların yenilenmesi için önerilen 3 senelik süreçte (1 Eylülde başlayan avlanma sürecinin 1 Ekime çekilmesi halinde) balıkçının ekonomik darboğazla karşılaşacağı bir gerçektir. Balıkçının bu süreçteki ekonomik sıkıntısının bir ölçüde iyileşebilmesine katkı için, her sene bir aylık süreç için balıkçıya, 3-5 bin TL düşük faizli tarım kredisi verilmelidir. Kredinin taksit ödemeleri aktif balıkçılık süreci içinde olup, üyesi oldukları balıkçı kooperatiflerinin de görüşleri çerçevesinde şekillendirilmesi yararlı olacaktır.
Çöken Balık Stoklarının Yenilenebilmesinde Tahmin Olunan Finansal kaynak gereksinimi:
Çöken balık stoklarımızın yenilenmesi için uygulanabilir stratejiler, içerikli alt başlıklar aşağıda verildiği şekilde sıralanabilir.
- Endüstriyel av gücünün en az 3 sene için avcılıktan çekilmesi veya 230 gün olan avlanma süresinin farklı denizlerimiz için 4 ayla sınırlanması,
- Geleneksel kıyı balıkçılığımızın av süresinin bir ay kısaltılması,
- Her denizimiz için, bir balıkçılık araştırma istasyonu veya enstitü ve bu enstitünün denizel fiziki alt yapısı için en az 3 adet özel maksatlı balıkçılık araştırma gemisinin yapılması ve balıkçılık araştırma çalışmalarını üstlenecek deniz ve balıkçılık bilim insan kaynaklarının teorik ve uygulamalı eğitimle donatılması.
Tarım Bakanlığı yakın geçmişte çöken balık stoklarının yenilenebilmesi için, önemli bir sayıda av gücünü denizden çekerek, stokların çöküşüne mani olmak istedi. Bu konuda, edinilen duyumlara göre, yaklaşık 130 milyon TL balıkçı tekne alımları için, avdan çekilen tekne sahiplerine, hibe olarak verildiğidir. Bu yaklaşım ne yazık ki, hedef tür stokların yenilenmesine katkıda bulunamadı. Balıkçılar 2020-2021 yılı av sezonunu deniz de balık yokluğu nedeniyle, şubat ayı sonunda kapattılar.

Bakanlık bir varsayım olarak 3 yıl için 1,200 endüstriyel balıkçı teknesini denizden çekse bunun için tekne sahiplerine ayda 5,000 TL hibe etse, 1,200 x 36 ay x 5,000 TL= 216.000.000 TL eder. Bu teknelerin 3 yıl denizden çekilmesinin getirisi şüphesiz birinci sene kendini geri ödeyecektir. Çok basit bir örnekleme ile 3 yıl sonra yalnız hamsi üretimimizde 30 bin ton artış sağlarsak kilosu 10 liradan 300 milyon TL eder. Sardalyede 5 bin ton, palamut torikte 3 bin ton lüfer kofana 3 bin ton, mezgit, tekir, barbunya, bakolyara vb. balıklarda sağlayacağı küçük miktardaki artışlar, endüstriyel balıkçı sahibine ödenmesi için önerilen bedelin misliyle bir yılda geri dönebilmesini mümkün kılacaktır.
Bir diğer husus, Tarım Bakanlığının, endüstriyel balık avcılığını 230 gün yerine farklı denizlerimiz için, 4 ayla sınırladığını varsayarsak. Bu sınırlamada, 2021-2022 yılı için, üretilen balığın miktarının gırgır ve trol av araçlarıyla 4 aylık süreçte 2/5 ini ürettiğimizde, gelecek senenin stoklarını yenileyecek anaç balıkların miktarı 3/5 olacaktır. Bu süreç 3 senelik bir zaman diliminde hedef tür stokların yumurtlama sonucunda kendilerini yenilemeleri, katlanan artış şeklinde gelişecektir. Şüphesiz, balık stoklarındaki bu gelişimin boyutlarını denizlerimizdeki demersal ve palajik balıkların mil karedeki yumurta dağılım sıklığı, balıkların gelişim biyolojisi (boy, yaş, ağırlık, seks vb.), alan tarama ve akustik yöntemle stok ölçüm, araştırma çalışmalarının sonuç raporları saptayacaktır.
Geleneksel kıyı balıkçılığımızın av süresinin bir ay kısaltılması, yaklaşık lisanslı 35 000 kıyı balıkçısını ilgilendirmektedir. Bu kredilendirme finansal anlamda, düşük faizli tarım kredisi şeklinde olabilir. Toplam tutarı 35 000 x 5 000TL= 175 milyon TL eder. Kamuya yük olmadan, kendi olanaklarıyla işini kurmuş bir sektörün yaşaması için, geri dönüşümlü bir kredilendirme, 800 milyar $ GSMH ya sahip, bir devlet için, devede kulaktır.

Bu eksiklik, 2021 yılı Tarım Bakanlığı bütçesine Balıkçılık alt yapı yatırımları adı altında konacak bir ödenekle giderilebilir. Tahmini olarak, Karadeniz’in balıkçılık araştırmalarına cevap verecek 42-45m. Boylarında 800-1000Hp motor gücüne sahip akustik balık stok hesaplaması, yanında hidrografik ölçümlerde yapabilecek yeterli sayıda araştırmacı taşıyacak şekilde tasarlanan gemi, tersanelerimizde yaklaşık 15 milyon TL ye yapılabilir. Karadeniz dışındaki denizlerimizin, balıkçılık araştırmalarında başarılı olabilecek 30-35m.boy ve 600 Hp motor gücünde yapılacak iki gemide, Karadeniz deki geminin donamı açısında ayni özelliklerde olmak kaydıyla 2 geminin tahmini maliyeti 20 milyon TL olabilir. Görüldüğü gibi, denizlerimiz balıkçılığının bilimsel çalışmalar ışığında sürdürülebilirliğinin gerçekleşmesinde olmazsa olmazı olan ve yatırım maliyeti yaklaşık 35 milyon TL olan bu tasarrufun bu güne kadar hayata geçirilememiş olması düşündürücüdür.
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, deniz balıkçılığı açısından biri Karadeniz’de Trabzon’da diğeri Akdeniz’de Demre Bey Melek’te olmak üzere iki balıkçılık araştırma enstitüsüne sahiptir. Bu enstitülere ilave olarak, yukarda denizlerimizin sürdürülebilir balıkçılık yönetimi çerçevesinde, Marmara ve Ege denizi içinde birer araştırma enstitülerinin zorunlu olduğu yadsınamaz.
Son söz: Kendini yenileyen kaynaklarda “ayak yorgana göre uzatılmadıkça” avcılık çöküşü önlenemez.

Ömer Faruk KARA
Deniz ve Balıkçılık Bilimcisi
——————
(*)“Denizlere sahip her ülkenin, sürdürülebilir balıkçılığı için, biyolojik açıdan avlanabilir balığın stokunun hesaplanmasında, hedef tür balıkların yumurta gelişim safhalarını gözü kapalı takip eden ve bilen gelişim seti preparatlarını gelecek nesiller için hazırlayacak İhtiyologlara, otolit ve pullardan iyi yaş okuyan Balıkçılık Biyologlarına, tüm balıkların yumurtadan çıktıktan sonra birincil yemini teşkil eden fito ve zooplanton sıklığını takip ve ölçen Planktonologlara, çalıştığı bölgenin ve Türkiye denizleri hedef tür balıkların Türkçe İngilizce ve bilimsel Latince ismini yanlışsız bilen ve tayinini yapabilen Taksonomisklere, kendini iyi yetirtirmiş Deniz Bilimcilerine (Oseanologlara), araştırma sörvey haritası hazırlayan ve çok iyi harita yorumu, rota ve konum belirlemesi yapan Bilimcilere, akustik balık bulucular üzerinde eğitim almış, balık sürüsü takip ve izleme yöntemlerini bilen, balık eko boyutlarını monitörde ölçen ve yorum yapan balık Stok Hesaplayıcılara, dip balıklarının yoğunluk ölçümlerinde alan tarama yöntemi üzerine kendini geliştirmiş ve elde ettiği örneklerin mil karedeki yoğunluğunu ölçen ve değerlendiren Biyologlara, seçicilik özelliklerine sahip sularımız için uygun kesimli trol modelleri dizayn eden Ağ Teknologlarına, en az hata ile balık ölçümleri çalışmalarında uygulanan biyoistatistik analiz yöntemlerine hakim balıkçılık biyologlarına veya İstatistik Bilimcileri ile Balıkçılık Popülasyon Dinamiğine hakim bilimcilere gereksinimi vardır”



















