Yerkürenin en önemli gıdası olan balıkların akarsular üzerinden denizlere yaptığı mevsimlik göç, doğanın dengesinin korunması için çok önemli. Doğal döngünün devam etmesi kadar balıkların yumurtlaması için zorunlu olan balık göçü son yıllarda insansal etkilerle büyük tahribata uğruyor. Balıkların göçü sırasında insanoğlunun kurduğu engellerin doğal döngüyü tehdit ettiğinin anlatılması için kutlanan Dünya Balık Göç Günü için bilim insanları Sarıyer Seymenağa Deresi’nde buluştu.

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in yanı sıra İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Meriç Albay, Prof. Dr. Devrim Memiş, Doç. Dr. Özcan Gaygusuz Seymenağa Deresi’nde incelemelerde bulundu. Balık sayısındaki azalmanın önüne geçmenin mümkün olduğunu belirten uzmanlar akarsuların korunmasının büyük bir adım olacağını belirtti. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, “21 Nisan’da kutlanması gereken Dünya Balık Göç Günü koronavirüs nedeniyle 24 Ekim’e ertelenmişti. Göç balıkları denizler ve akarsular arasında uzun mesafeler gider, bazılarının 10 bin km’den fazla gittiği bilir. Fakat, dünya genelinde balık popülasyonları yüzde 76 oranında azaldı. Son 50 yılda göç eden balıklardan yılan balıkları, somon balıkları ve mersin balıkları gibi türler yüzde 55 oranında azaldı bazıları tamamen yok oldu. Yok oluşunun ana nedeni akarsulardaki habitat kayıpları. Bu balıklar ekonomik öneme sahip olmalarına rağmen su küre dünyada yaşam alanı bulmakta zorlanıyor. Sadece Avrupa nehir sularında bir milyondan fazla bariyer ya da engel var. Dünyadaki büyük nehirlerin sadece yüzde 33’ü engel olmadan özgür akıyor. Dünya genelinde yapılmış barajların, setlerin, engellerin çoğunun ekonomik fonksiyonları azaldı. Bunların balık göçlerine uygun hale getirilmesiyle doğa iyileşecek, kaybettiğimiz canlıları ve habitatı geri kazanmamızı sağlayacaktır” dedi.

Nepal’de Balık Göç Günü

“Engeller kalkarsa balıklar geri döner”
Avrupa’da barajların yıkılmasının ardından göç balıklarının geri geldiğini belirten Prof. Dr. Albay, “Önlemleri alırsak doğanın çabucak iyileştiğini görürüz. Denizlerimizin, göllerimizin ve akarsularımızın balıkla dolması için göçmen balıkların karşılaştığı engelleri aşmalarına yardımcı olmalıyız. Türkiye’de bilinen 409 tatlı su balık türünün 3’te birinin nesli tehlike altında. 4 tatlı su balık türü ise tamamen yok oldu. Türkiye’nin balık çeşitliliğinin yaklaşık yüzde 50’si endemik türlerden oluşmakta. Biyoçeşitliliği zengin ülkemizde balık türleri yaşam mücadelesi veriyor ama yaşam alanlarındaki bozulmalarla yok olma tehlikesi artıyor. Bugün az sayıdaki İstanbul derelerini korumak için toplandık. Balık göç yollarındaki yapıların (bent, baraj) biyoçeşitliliğe büyük zarar veriyor. Derelerdeki katı atıklar ve plastikler büyük sorun yaratıyor” dedi.


Bu yılın teması: ‘Aşk Akıyor’
Göç balıklarının sorunlarına dikkat çekmek için Hollanda’da 2014 yılında kurulan Dünya Balık Göçü Vakfı iki yılda bir küresel eylemler düzenliyor. 2018 kutlamalarında 60 ülkeden 70 milyon insana ulaşılmıştı. Eylemler sonucu Hollanda derelerindeki engellerin tümü ortadan kaldırıldı. Bu yıl ‘Aşk Akıyor’ temasıyla kutlanan balık göç gününde yurttaşlardan sorunun değil çözümün parçası olmaları isteniyor. Balık göçünü engelleyen bent ve barajların yıkılması ve plastik kirliliğinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Avustralya Balık Göç Günü




















