GÖNÜLLÜ DENİZCİLERİN TATBİKATI… DAK/SAR GECE EĞİTİMİ
GÖNÜLLÜ DENİZCİLERİN TATBİKATI… DAK/SAR GECE EĞİTİMİ
Denizde yardıma ihtiyacı olanlara koşulsuz yardıma koşan gönüllülerin oluşturduğu Denizciler Dayanışma Derneği, 2022 yılı gece eğitimini gerçek bir senaryodan esinlereke kurgulanan sahnelerle gerçekleştirdi. 2001 yılında kurulan Denizde Arama Kurtarma-Search And Rescue (DAK-SAR), gece saatlerinde Kadıköy Fenerbahçe Burnu ile 2 mil genel güneyi arasında "Varol Atalay 2022/1 Gece Eğitimi"'ni yaptı. DAK/SAR'ın gece eğitimine Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Deniz Polisi destek verdi. Zorlu bir eğitim sürevini tamamlayan gönüllüler gece tatbikatındaki performanslarıyla göz doldurdu. Dernek başkanı Kaptan Murat Kaya, "DAK-SAR 21 yıl içinde 3 bin 800 olaya gitmiştir. Can kaybı tehlikesi olan 591 mişi hayata döndürülmüştür." dedi.
Tatbikatta senaryo gereği telsiz anonsundan, arıza yaptığını ve su almaya başladığını bildiren tekne için, DAK-SAR ekipleri hızla harekete geçti. Botlarla teknenin bulunduğu bölgeye giden ekipler, denize düşen kişiyi kurtardı. Yardım bekleyen tekneden işaret fişeği ve meşale yakıldı. Açılan can salıyla teknede bulunanlar kurtarıldı. Tatbikat sonunda DAK-SAR botları, Deniz Polisi ve Sahil Güvenlik ekipleri geçit töreni yaptı.
“Gece tatbikatları önemlidir”
DAK-SAR Denizciler Dayanışma Derneği Başkanı Murat Kaya, “Gece tatbikatları önemlidir. Özellikle yeni dönem arkadaşların gece şartlarında denizde operasyon yapabilecek kabiliyete eriştirmemiz lazımdır. Önce yardım isteyen bir teknenin yardımına gidildi. O tekneden denize düştüğü varsayılan manken gecenin karanlığında bulundu ve alındı. Ondan sonra tekne görüldüğü gibi işaret fişeği attı. İşaret fişeğini attıktan sonra bulunduğu yere gidildi. Otomatik can salı açıldı ve arızalı tekneyi yedeğe alarak marinaya götürdük. 3 hızlı botumuzda 32 kişi tatbikatta başarıyla görev yaptı hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Deniz Polisi botlarının desteği büyük.” dedi.
GÖNÜLLÜ DENİZCİLERİN TATBİKATI… DAK/SAR GECE EĞİTİMİ
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.