
İsveç Liste Başı ABD Sonuncu
En çok kutuplardaki buzulların erimesiyle kendisini gösteren iklim değişikliği, yakın gelecekte insanoğlunu bekleyen en büyük tehditlerden biri. İklim değişikliğinin yok edici etkisini azaltmak için 2015 yılında Paris’te imzalanan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi gereğince 2030 yılına kadar küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutulması amaçlanıyor. Ülkelerin iklim değişikliğiyle ilgili çabaları takip eden Germanwatch, NewClimate Institute ve İklim Eylem Ağı(CAN) her yıl sonu hazırladıkları raporla performanslKarı değerlendiriyor. İklim Değişikliği Performans Endeksi 2021 (CCPI), dünyaya en fazla emisyon salan 57 ülke ve AB’nin sıralamasını değerlendirdi. CCPI’den Jan Burck, “İklim konusunda Avrupa Birliği dönüm noktasında. AB’nin iklim değişikliğiyle mücadelesi ülkeler arasında homojen değil. İskandinav ülkeleri, Portekiz’in dahil olduğu AB, üst sıralarda yer alıyor. Ancak Macaristan, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ni kapsayan AB, iklim değişikliğiyle mücadelede de geri kalıyor. Yine de genel olarak AB, etkin iklim politikalarıyla 22’nci sıradan 16’ncı sıraya yükseldi.

57 ülkelerin hiçbiri, Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu değil. Ülkelerin yarısından fazlasının emisyonlarında düşüş var. 7 AB ülkesi yüksek not alırken, 5 ülke çok düşük performans gösteriyor. İsveç, Portekiz ve Yeni Zelanda listenin en başında. ABD yine Suudi Arabistan’dan düşük not aldı ve sıralamanın sonunda yer aldı. Türkiye ise iklim politikası olmamasına rağmen yenilenebilir enerjideki gelişmeleriyle 42.sıraya yükseldi” dedi. Hiçbir ülkenin ilk 3’e girecek kriterleri yerine getirmediği için listenin 4 numaradaki İsveç ile başladığı, İngiltere ve Danimarka ile devam ettiği öğrenildi.
57 ülke ve AB inceleniyor

Endeksin koronavirüs krizi öncesinde atmosfere yayılan emisyonları analiz ettiği için olağandışı emisyon azalımını yansıtmadığını belirten Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz ise, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını onaylamasıyla daha iyi yerlere geleceğini söyledi. Katısöz, “Türkiye, 46’dan 42’ye yükseldi. Herhangi biri iklim politikamız olmamasına rağmen muazzam yenilenebilir enerji potansiyeliyle Türkiye dikkat çekiyor. Sera Gazı Emisyonları ve Enerji Kullanımı için zayıf, iklim politikası için çok zayıf puanı devam ediyor. Ama Yenilenebilir Enerji kategorisinde yüksek puanlı performans var. Uzmanlar, yenilenebilir enerji alanındaki olumlu gidişatın büyük ölçüde hidroelektrik santrallerden kaynaklandığını belirtiyor. Türkiye, Paris Anlaşması’nı onaylasa, 2030’a kadarki emisyon azaltım hedefini arttırsa, kömürden çıkış tarihi belirse ve rüzgar-güneşe dayalı enerji dönüşümü planlasa üst sıralara çıkacak” dedi. Avrupa Birliği’nde ciddi dönüşüm yaşandığını belirten Katısöz, “AB, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile tüm üretim, tüketim ve ticaret mekanizmalarında iklimi merkezine alıyor. Yani Türkiye için de avantaj doğuyor. İklim değişikliğinin toplumumuz ve ekonomimiz için faydalarını kabul edip bir an önce harekete geçmeliyiz” diye konuştu.

G20 ülkeleri listenin en altında

John Bruck
2030 yılına kadar küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlama hedefiyle uyumlu Yeşil Mutabakat’ın desteklendiği endekste yüksek sırada yer alan G20 ülkeleri İngiltere (5) ve Hindistan (10). Çok düşük kategorisindeki ABD 61’inci, Suudi Arabistan 60’ıncı, Kanada 58’inci, Avustralya 54’üncü, Güney Kore 53’üncü, Rusya 52’inci sırada yer aldı. İklimle uyumlu yükselişleri Portekiz, Yeni Zelanda ve Japonya gösterirken, Slovenya, İspanya, Belçika ve Yunanistan’da düşüş görülüyor. Ülkeler; Sera Gazı Emisyonları (%40), Yenilenebilir Enerji (%20), Enerji Kullanımı (%20) ve İklim Politikaları (%20) kategorilerinde değerlendiriliyor.



















