Odessa açıklarında mayına çarpan Helt gemisi battı
Odessa açıklarında mayına çarpan Estonya’ya ait HELT isimli kargo gemisinin battığı bildirildi.
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
Odessa açıklarında mayına çarpan Estonya’ya ait HELT isimli kargo gemisinin battığı bildirildi.
Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’ya düzenlediği harekatın savaşa dönüşmesi üzerine 6 ülkenin kıyısı olduğu Karadeniz, uluslararası ticaret yapan gemiler için çok sorunlu bir deniz halini almıştı. 22 Şubat’tan itibaren devam eden gerginlik nedeniyle 22 Türk gemisi Karadeniz’deki çeşitli limanlarda mahsur kalırken, Denizcilik Genel Müdürlüğü güvenlik seviyesinin arttırıldığını duyurmuştu. Azak Denizi’nde Ukrayna’nın Berdyansk limanında mahsur kalan Türk gemisi M/V Fırat’ın kaptanı Saim Yazgan “İtalya’ya götürmek üzere buğday yüklerken savaş başladı. Rus otoritelerinden izin alarak geldiğimiz limandan çıkamıyoruz. 8 gündür yakınımıza düşen bombalarla tedirginiz. Geceleri limanın sığınağında gündüzleri geminin içinde kalıyoruz. Türk yetkililere durumumuzu bildirdik ve yardım bekliyoruz. Yiyecek ve enerji sıkıntımız günden güne artıyor” dedi. Geminin bağlı olduğu limana hava bombardımanından düşen bombalar tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
İstanbul’un 6 ayrı bölgesinde karaya vuran ya da denizde tespit edilen ölü yunuslar bilim insanlarını ve yetkilileri düşündürüyor. Deniz ekosisteminin önemli parçası deniz memelisi yunuslardan tam 35 tanesinin Sarıyer, Beşiktaş, Beykoz, Şile, Beşiktaş, Üsküdar’da ölü bulunması üzerine İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi, İBB Deniz Hizmetleri Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe örgütleriyle Sahil Güvenlik Komutanlığı gibi kurumlar harekete geçti. Son yıllarda İstanbul çevresinde görülen en büyük yunus ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, bilim insanları sayının artmasından endişe ediyor. İBB Deniz Hizmetleri Müdürü Dr. İlker Aslan, “23 Şubat’ta karşımızı çıkan ilk yunusla alarma geçtik. Bu nadide deniz memelisini korumak için çabalarken 35 bireyin kaybedilmesi endişe verici. Ölüm nedenleri araştırılıyor” dedi. Yunusların ölüm nedeninin tespiti için yoğun çalışma sürerken 25 Şubat 2021 günü 4 yunus ölü bulunmuştu.
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde nadir olarak görülen Tırtak türü bir yunus ve Chelonia Mydas türü Yeşil Deniz Kaplumbağası sahilde ölü olarak bulundu. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, denizlerde nadir görülen canlıların korunması gerektiğini belirtti.
Marmara Denizi’nin kabusu haline gelen müsilaj İstanbul’da yeniden kendini gösterdi. Maltepe sahili açıklarında müsilaj tabakası havadan çekilen görüntülerle ortaya çıktı. Geçen yıl yoğun bir şekilde Marmara Denizi’nin kaplayan müsilaj, bu yıl Çanakkale Boğazı’ndan sonra İstanbul’da yeniden ortaya çıktı. Marmara Denizi’nin çığlığı müsilaj bu yıl İstanbul Maltepe açıklarında görüntülendi. Havadan çekilen görüntülerde müsilaj tabakasını nasıl deniz yüzeyini kapladığı gözler önüne serildi.
Son dönemde yoğunluğu azalmış gibi görünse de Doğu Akdeniz ve Türk-Yunan ilişkilerinde çok hızlı gelişmeler yaşanıyor. Ne yazık ki bunların ülkemiz lehine olduğunu söyleyebilmek imkânsız.
Yunan, arkasına ABD ve AB’yi de alarak (başta Almanya ile Fransa olmak üzere) şımarıklığını, pervasızlığını ve ‘azgınlığını’ en üst seviyeye çıkarmıştır.
Tüm siyasetini ve okul eğitim sistemini Türk düşmanlığına dayalı olarak hazırlayan, gayrı ciddi davranışlar sergileyen kötü niyetli bir ülke var karşımızda.
Hedefleri katiyen değişmez: Kıbrıs’ta Enosis ve Yunanistan için de Megalo İdea’dır. (Son dönemde yaptıkları anlaşmalarla (!) ABD’nin sömürgesi hâline dönüştüklerini de hatırlatayım.)
Hâl böyle iken, ülkemizi yönetenler geçtiğimiz aylarda Yunanistan’la “ön koşulsuz” her konunun görüşülebileceğini açıkladılar.
Bu ne demektir? Yunan’la “Türkiye’nin tapu senedi” Lozan da mı tartışılacaktır? Kaldı ki iktidar Türkiye’nin ikinci tapu senedi olan Montrö’nün bile tartışılabileceği izlenimi yaratmaktadır!
***
Türkiye’nin ilk su altı müzesi olan Side Su Altı Müzesi, bakımsızlık ve yasak olmasına rağmen kaçak avcıların demirlemek için attıkları çapalar nedeniyle zarar gördü. Antalya Deniz Ticaret Odası tarafından 2015 yılında Türkiye’nin ilk su altı müzesi, Manavgat ilçesi Side bölgesinde 400 bin lira maliyetle hayata geçirildi. İlk yılında 30 bin kişinin ziyaret ettiği müzede, 5 ayrı temada 117 heykel bulunuyor. Side’nin 1,5 mil açığında 11, 18 ve 22 metre derinlikte yer alan 3 bölümde, Kurtuluş Savaşı, çöllerdeki deve kervanı, Mevleviler, mitolojik deniz tanrısı Poseidon heykelleri bulunuyor. 9 ayda tamamlanan heykeller arasında en büyük ve dikkat çekeni deniz tanrısı Poseidon’un heykeli oldu.
Daha önce gemi sökümü sektöründe çalışan bir isim, patronların üstünü örttüğü gerçekleri anlattı: ‘Binlerce tonluk kimyasal çıkar 500 kilo yazılır. İşçiler karanlık basana kadar çalıştırılır.’ İzmir’in Aliağa ilçesinde onlarca gemi söküm şirketi geçtiğimiz yıllar içerisinde karlarını katladı. Özellikle Avrupa’da hurdaya çıkan gemiler Pakistan, Hindistan, Bangladeş gibi ülkeler yerine Türkiye’ye yönlendirilmeye başladı. Bu durum zaten iş ve çevre güvenliğinin hiçe sayıldığı gemi sökümde işçilerin daha kötü koşullarda çalışmaya başlamasına neden oldu. Son aylarda artan hayat pahalılığının eklenmesiyle yüzlerce gemi söküm işçisi 11 Şubat, Cuma gününden bu yana hakları için direnişe geçti. İşçiler net bir şekilde taleplerini dile getirdi. Taleplerde ücretlerin iyileştirilmesinin yanı sıra ülkemizde yalnızca Aliağa’da yapılan gemi sökümünün ağır ve tehlikeli işkolu kapsamına alınması, kişisel koruyucu ekipmanların işçilere temin edilmesi gibi maddeler de yer aldı. Talepler üzerine Aliağa’daki gemi söküm alanlarında yaşananlara yakından baktık. Daha önce gemi sökümünde çalışan emekçi, patronların üstünü örttüğü gerçekleri anlattı.
Brezilya hükümetinin uydu verileri, Brezilya Amazonları’nda Ocak’ta kesilen ağaç sayısının geçen yılın aynı ayına kıyasla 5 kat arttığını ortaya koydu. Brezilya Amazonları’nda ağaç kesimi giderek ciddi boyutlara ulaşıyor. Brezilya Uzay Ajansı verileri, ülkenin Amazonları’nda geçen ay ormansızlaştırılan alanın önceki yılın aynı ayına kıyasla 5 kat arttığını ortaya koydu. Veriler, bu oranın kayıtların tutulmaya başlandığı 2015’ten bu yana en yüksek ağaç kesim oranı olduğunu gösterdi.
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan İklim Değişikliği ve Arazi Özel Raporu şimdiye kadar iklim değişikliğinin karasal sistemler üzerindeki etkisini en geniş kapsamlı inceleyen rapor olarak ön plana çıkıyor. Rapor, 52 ülkeden 103 bilim insanı tarafından hazırlanmıştı. İklim değişikliğinin çölleşme riskini nasıl artırdığı, tarım ve toprak üzerindeki etkilerinin neler olduğunu ortaya koydu. Arazi Raporu, aynı zamanda, iklim değişikliğinin karasal ekosistem üzerindeki bu etkilerin ve risklerin nasıl yönetilebileceğine, sürdürülebilir arazi yönetiminin nasıl yapılması gerektiğine dair öneriler de içeriyor.
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.
1993 yılında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 22 Mart tarihini “Dünya Su Günü” olarak ilan edilmiş; dünya ülkelerinin giderek...
El İncesi
Dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi Ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin Bir gülümseme gibi...
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
