Yeni Haberler

Genel

VİRA BİSMİLLAH’TAN VİRASIZ BİSMİLLAH’A GEÇİŞE DAİR…

Karadenizde büyüyüp olgunlaşan Palamut ve Lüfer gibi göç balıkları her yıl sonbahar da; İstanbul boğazı, Marmara, Ege ve Akdeniz üzerinden Okyanuslara ulaşır ve bir sonraki senenin baharında Karadeniz’e üreme ve çoğalma için İstanbul boğazı üzerinden dönüş yapar.

Bilge balıkçılar..!

Genel

ÇÖKEN BALIKÇILIĞIMIZDA RADİKAL ÇIKIŞ YOLU

ÇÖKEN BALIKÇILIĞIMIZDA RADİKAL ÇIKIŞ YOLU

2 Haziran 2022 tarihli Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde sucul canlıların avcılığı 2021 yılında %9,9 azaldı. Avcılık yoluyla yapılan toplam üretim 328 bin 165 ton olurken, yetiştiricilik üretimi ise 471 bin 686 ton olarak gerçekleşti. Denizlerdeki avcılık bir önceki yıla göre %10,9 azaldı, buna karşın iç sulardaki avcılık ise %0,1 arttı.

TÜİK’ in balıkçılık ile ilgili istatistiki kayıtlarından yola çıkarak, geçmiş yıllarda avcılık yoluyla yapılan toplam üretimin son 20 yıllık seyir akışı analiz edildiğinde, özellikle ekonomik önemi olan demersal/dip ve pelajik/yüzey-orta su tür balıkların avında, kayda değer önemli azalışlar dikkat çekicidir (Şekil.1-2).

Bizim Denizler

300 Yavru Istakoz Denizle Buluştu

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi,  Türkiye sularında sayıları her geçen gün azalan ıstakoz popülasyonunu arttırmak üzere başlattığı çalışma kapsamında ıstakozların yumurtalarından yüzlerce yavru yetiştirdi. Yetiştirilen 300 adet yavru Çanakkale Boğazı’ndan denize salındı.

Genel

BALIKÇILIK SAHİBİNİ ARIYOR…ÖMER FARUK KARA KALEMİNDEN

Balıkçılık Küresel Bir Meslek Dalıdır.

Ulu önder Atatürk’ün önemli söylemlerinden biri de “ Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir” tanımlamasıdır. Günümüz iktidarı dâhil gelmiş geçmiş iktidarlar insanların var olduğu süreçten günümüze intikal eden balıkçılığı çok ilginçtir; bir meslek olarak görmemişlerdir. Buna karşın son yüzyıl içerisinde kapıcılık diye bir meslek grubu yokken günümüzde “apartman yönetimi” adı altında bir meslek grubu oluşturulmuştur. Bu kişiler genelde kırsal kesimde toprağa bağlı üretici/çiftçi iken, şehirde tüketici olmuşlardır. Günümüzde Cumhuriyet kapıcıların kimsesi olurken, Türkiye‘yi yönetenler çok önemli yaşamsal, projesi sonsuz, protein açısından zengin bir besin kaynağı olan sucul canlıları, doğadan avcılıkla veya kültüre alarak yetiştiricilik yoluyla üreten balıkçıyı, meslek kabul etmeyip, tarım sektörü içinde çiftçi olarak görmüştür.

Şüphesiz bu görüşü benimseyen ve balıkçılığı kendi siyasi emel ve devamlılıklarının hanesinde barındırmak isteyen “Tarım ve Orman Bakanlığı” kendi uzmanlık alanlarında saygın bir meslek grubu olmalarına rağmen, balıkçılığın tarım statüsünde kalmasında ısrarcı olmaları, kamuda ve halk arasında saygınlıklarına gölge düşürdüğü yadsınamaz.

WWF Türkiye

Kadın Balıkçılardan Büyükada’da Anlamlı Etkinlik

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve SÜRKOOP (Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği) tarafından, Çanakkale, Muğla, Mersin, Adana ve İstanbul’dan toplamda 27 kadın balıkçının katılım sağladığı bir etkinlik düzenlendi. 24-25 Mayıs 2022 tarihlerinde Büyükada’da düzenlenen etkinlikte başlıca ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’, ‘Deniz Koruma Alanları’ ve ‘İstilacı Türler’ konuları ele alındı.

Bizim Denizler

Şile Kültür Merkezinde Balıkçılık Çalıştayı

Balıkçıları ve İstanbul’daki su ürünleri sektörlerini bir araya getiren Balıkçılık Çalıştayı Şile’de gerçekleştirildi. Çalıştaya Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya ve Poyrazköy Su ürünleri Kooperatifi Başkanı Burhan Toker’in yanı sıra balıkçılar ve su ürünleri kooperatif temsilcileri de katıldı.

Genel

Lüferde katavaşa(Karadeniz’e mevsimsel göç) bolluğu

Türkiye denizlerindeki balık verimi son yıllarda hissedilir oranda düşerken balıkçılarının ağlarına giren lüferler tezgahları sevindirdi. 2009 yılında nesli tükendiği bilimsel olarak ispatlanan İstanbul Boğazı’nın Prensi olarak adlandırılan lüfer, av yasakları sürdüğü için geleneksel ve kıyı balıkçıları tarafından avlanarak tezgaha geliyor. 500 gram ağırlığındaki lüferin tanesinin 150 TL’ye satıldığı görülürken, uzmanlar koruma tedbirlerinin ve denetlemelerin sürdürülmesiyle türlerde artışın mümkün olabileceğinin altını çizdi. Kilosu 300 TL’ye alıcı bekleyen lüferin 20-30 yıl öncesine kadar bol yakalandığını belirten İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Uğur Uzer, lüfer gibi türlerin korunmasının bilinçli tüketicilerin küçük balık almaması kadar sürdürülebilir balıkçılığa bağlı olduğunu belirtti. Lüferin bolluğu geleneksel ismiyle katavaşa adlı Karadeniz’e yaptığı göç sırasında ağlara dolmasına bağlanıyor.

Genel

DOĞANIN KENDİNİ YENİLEMESİNE SAYGI DUYMAK… HALİT KONANÇ YAZDI

Dünya..!
Evrende karasal ve sucul canlılığa yaşam hakkı sunduğu bilinen tek gezegendir.
Dünyanın milyonlarca yıl sürdüregeldiği devamlılığı yenilemesi büyük ve sayısız küçük tektonik vb. değişimler ile mümkün oldu.
Olmaya da devam ediyor.
Gezegen..!
Sayısız deprem, Volkan vb. küçük değişimler ve bilimcilerin verilerine göre 6 büyük tektonik değişim/yenilenme sonrası karasal ve sucul canlılığa yeni devamlılık koşulları sundu.
Binlerce yıl öncesi yaşanan buzul çağı bilinen en son büyük tektonik değişimdir.
Buzul çağının binlerce yıl önce sonlanmasına bağlı ısınma sürecine girmesi ve eriyen buzullar önce Karadeniz ile Akdeniz çukurunun Marmara ve boğazlar ile buluşmasına ve okyanuslara bağlanmasına neden oldu.
Sayısız su ve kara canlı türleri gezegenin yeni yaşam düzenine değişim bağlamında periyodik göçler ve yerel yaşam alanları bularak uyum sağladı.

Genel

AKBELEN ORMANI ZEYTİNLİKLERİ BÜTÜN TÜRKİYEDİR

Bilindiği üzere; 1 Mart 2022 tarihinde Maden Yönetmeliği’ne eklenen bir madde ile Türkiye’nin Zeytinliklerinde “ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere ” kömür madenciliği faaliyeti yürütülmesinin ve bu faaliyetlere ilişkin tesisler inşa edilmesinin önü açılmış ve bu alanların madencilik faaliyetleri için yok edilmek istendiği görülmüştü. Açıkça; Anayasaya ve mevcut Yasaya(3573 sayılı Yasa) aykırı olan bu düzenlemenin kimler için çıkarıldığı çok geçmeden açığa çıktı.

TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ MARMARA ŞUBESİ

Genel

DENİZİN DİRENİŞİ İSTANBUL’UN DENİZ CANLILARI

Her daim balık bolluğu ve bereketiyle şenlenen İstanbul’da, artık kaybedilen hazinenin hüsranı var. Kentin yaşayışına, kültürüne, silüetine, rengine ilmek ilmek işlenmiş deniz canlıları, kirlilik, hatalı ve aşırı avcılık yüzünden bırakıp gitmiş Boğaz’ın serin sularını

Şaşırıyorsunuz. Üzülüyorsunuz. Kahroluyorsunuz… “İstanbul’un Deniz Canlıları” kitabını okuyup, kentin balık geçmişini öğrendikçe, insanın içi gerçekten de “bugünlere nasıl geldik” diye sızlıyor. Oysa ne büyük bir zenginlik devralmışız geçmişten. İstanbul her daim balık bolluğu ve bereketiyle şenlenirmiş. Boğaz’daki deniz canlıları, kentin yaşayışına, kültürüne, silüetine, rengine ilmek ilmek işlenmiş.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!