Yeni Haberler

Deniz Kültürü

KASAP HAVASI MI HASAPİKO MU?..KAPTAN TALİP ÖZCENGİZ KALEMİNDEN EGE’NİN İKİ YAKASI

BİR DE KOMŞUNUN ŞU MEŞHUR “SİRTAKİ” DANSI VAR…İSTANBUL’UN KURTULUŞ SEMTİNDE DOĞMUŞ DİYORLAR BU DANS İÇİN. DOĞRU MUDUR?

Dans; bütün kültürlerin en temel yapı taşlarından biridir. Bu KAHVE MOLASI’nda sizinle beraber, komşuda ve ülkemizde çok yaygın bir dans olan KASAP HAVASI, komşudaki adıyla HASAPİKO dansına bir göz atacağız. Ardından da biraz SİRTAKİ yapacağız. Haydi bakalım, oturmaya mı geldik. Okuyalım hep beraber…

En yaygın bilindiği şekliyle; Osmanlı zamanında İstanbul’da yaşayan Ortodoks Arnavut kasaplarının 1900’lü yılların başlarında “HASAPİKO” yani “KASAP” adını verdikleri, hayvanları kesmeden önce yaptıkları bir nevi “vicdan rahatlatma ritüeli” olduğu rivayet ediliyor, bu dansın özü olarak. Komşuda “HASAPİKO ARGO” (Ağır Kasap), “HASAPİKO GRİGORO” (Hızlı Kasap) şeklinde türevleri vardır. Bizde de yaygın olarak “KASAP HAVASI” olarak bilinir. Trakya Ve Marmara bölgesinden çıkarak bütün ülkeye yayılmıştır. En geleneksel haliyle, ceketlerin ortaya atılarak etrafında dönüldüğü, en klasiğinden en modernine, bütün düğünlerin sonlarına doğru oynanan “olmazsa olmaz” kapanış danslarından biridir. (Hatta halk arasında Kasap Havası’na Sepet Havası da denir ülkemizde. Orkestra Kasap Havası’na geçtiği zaman artık davetlilerin yavaş yavaş dağılma zamanı gelmiş demektir.) Bu dansın Bulgaristan ve Sırbistan’da da “KASAPSKO” ismiyle anılması bu ülkelerde yaygın bir nüfus olan Arnavut nüfusa bağlı olabilir.

Yazarlar

DİLLERDEKİ EZGİ “YİĞİDİM ASLANIM”… KAHVE MOLASI’YLA BİRAZ DERİNLERİNE İNELİM Mİ ?

“Eskiden yeterdim kendime, Artardım bile, Şimdi ne yapsam nafile! …
Ve Kim demiş ‘can eskimez’ diye, Bu can tedirgin tende, Can da eskimiş, Ben de..” diyerek bir selam yolluyor bize, Eskici şiiriyle, ölümsüz şairlerimizden Bedri Rahmi EYÜBOĞLU…
GÖZYAŞININ; DİNİ, DİLİ, MİLLİYETİ YOKTUR değerli dostlar. bütün insanlar; birbirleri ve diğer bütün canlılar ile beraber barış ve uyum içerisinde yaşama seçeneğini tıklayana kadar dünya gezegeni, her seferinde bıkıp usanmadan bütün gerekli dersleri insanoğluna tekrar tekrar vermeye devam edecek, bundan hiç ama hiç şüpheniz olmasın. Bu bağlamda şiirler ve şarkılara-hiç bir işe yaramıyor gibi gözükse de-çok büyük iş düştüğü düşüncesindeyim.

Şimdi gelelim dillerden düşmeyen bu efsane “YİĞİDİM ASLANIM” şarkısının detaylarına kısaca bir göz atalım mı beraber?

Kaptan Talip Özcengiz’in duygu yüküyle…

Genel

GENÇLER HAYATA İZ BIRAKMAK İÇİN BİRLEŞTİ

3 Aralık 2019 tarihinde, Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan Ceren Özdemir vahşi bir cinayete kurban gitti. Kendisinin gençliğinin baharında; sanatçı ruhu ve yarım kalan hayalleriyle yaşamdan kopartılması üzerine anısını yaşatmak, çıktığı yolu tamamlamak adına bir dernek kuruldu. Ordu merkezli Genç İzler Derneği; kültür, sanat. edebiyat ve spor gibi sosyal alanlarda kendisini geliştiren, toplum yararına çalışmalar yapan genç insanlardan oluşuyor. Popüler kültür yerine hayatın gerçeklerinden ve kurdukları hayallerden beslenen ve kamusal sorumlulukla hareket eden duyarlı genç bireylerin kurduğu Genç İzler Derneği, Ceren Özdemir’in bıraktığı izi yaşam anlayışlarıyla harmanlayacak.

Genel

AKSONA’NIN ÇIKARTTIĞI MELAT SÜNGERİ HEYKEL OLDU

Bodrum Belediyesi’nin tarihe, kültürel miraslara sahip çıkmak ve yaşatmak adına yürüttüğü çalışmalar kapsamında başlattığı “Kültürel Miraslar Sergileri” devam ediyor. “Sualtı Arkeolojisinin Doğduğu Yer: Bodrum Türkiye” adlı sergi Mausolos Sergi Salonu ve Artemisa Sergi Salonu’nda sergilenmeye başladı. Bodrum Belediyesi KUDEB tarafından organize edilen sergi, Bodrum Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü INA’ya (The Institute of Nautical Archaeology) ait fotoğraf arşivlerinden oluşuyor. Yaşayan kültür hazinesi son süngerci Aksona Mehmet(Mehmet Baş) tarafından Gökova Körfezi’nin 60 metre derinliğinden çıkartılan Melat süngeri ise tüm süngerciler anısına sembolik bir heykele dönüştürüldü.

Genel

ZAMAN YOLCUSU VAPURLAR KİTABINI OKUMAK İSTER MİSİNİZ? KAPTAN ULUÇ HANHAN YAZDI

Evet dediğinizi duyar gibiyim. O halde hemen konuya girelim. 2019 yılında bitirdiğim kitap çalışmasında (İzmir Körfezi Batıkları) yer alan gemi görsellerinde zorluklar yaşıyordum. Meslek büyüğümüz Sayın Kaptan Refik Akdoğan’ı aradım, kitapta yer alan batıklarla ilgili kendisiyle görüştüm. Görüşmenin sonunda söz gemi görsellerine geldi. Akdoğan, bu konuda Sayın Erdem Cever’e danışabileceğimi, kendisinin Türk yolcu gemilerinin yağlıboya tablolarını yaptırdığını ve yolcu gemisi tutkunu olduğunu aktardı. Bu sayede Erdem Cever ile tanıştım ve sağ olsun bana onlarca gemi görseli gönderdi. Erdem Bey, 2012’de başlayan resim sürecini, Ekim 2019-Nisan 2020 arasında “Zaman Yolcusu Vapurlar” sergisi ile taçlandırdı. Erdem Bey ile geçenlerde yaptığım görüşmede, sekiz yıllık süreçte tablolarını yaptırdığı yolcu gemilerinin yer alacağı bir kitap çalışmasını bitirdiğini öğrendim. Bu değerli çalışma için kendisiyle bir görüşme yapmayı önerdim. Kendisi kabul etti ve bu görüşme ortaya çıktı. Umarım bu görüşme bu çalışmanın kitaplaşması için bir farkındalık yaratır.

Genel

HAFIZAMDAKİ ANADOLU KAVAKLI DELİ EROL…HALİT KONANÇ’IN DUYGU YÜKÜYLE

Rahmetliyi Kavağa 1967’de Bakırköy’den taşındığımızda tanıdım.

Kavaklılar ona “Deli Erol” derdi. Çocuklar ona oyun bağlamında heyecan yaşamak için sataşmayı severdi…

Dolay sokak ta küçük bir kulübesi vardı. Orada kediler ile birlikte yaşardı. Akşam olduğunda elinde tencere ile komşuları ziyaret eder; onların ikram ettiği yemekleri kedileri ile paylaşırdı.

Genel

Paşabahçe Artemis Heykeliyle Yine Mavi kaftanda Olacak

İstanbul’un simge gemilerinden olmasına rağmen 10 yıl kullanılmayan ve parçalanmak üzereyken kurtarılan Paşabahçe vapurunun yenilenmesi için adım atıldı. Şehir Hatları İşletmesi’nin geri aldığı Paşabahçe 1 yıl sürecek yenilenme çalışmalarının ilk aşaması için Haliç Tersanesi’nde kuru havuza alındı. Üst güvertesinde küçük ağaçların çıktığı tahta döşemelerden çimlerin yeşerdiği geminin çelik gövdesinin ise midyelerle dolduğu görüldü.

Genel

Denizlerin üstünde sonsuzluğun altında Uğur Mumcu

Bir cesur ve yürekli kalemdi. Gerçekleri bütün çıplaklığıyla göz önüne sermekten kaçınmazdı. Namussuzlar, hukuk tanımayanlar, memleket...

Genel

1933 YILINDAN ŞİLEPLE BİR YOLCULUK…KAPTAN ULUÇ HANHAN YAZDI

Haydi sizi ilkokul yıllarına götüreyim. Bilmem okul çantanızın rengini hatırlar mısınız? Ben Uzunada İlkokulu’na başladığım ilk okul çantamı hatırlıyorum. Alüminyum çerçeveli, vişneçürüğü renginde ve deridendi. Şimdi size o çantadan çıkan bir atlastan söz edeceğim. Atlasın adı İlk Atlas. Sanırım şimdi yazarını hatırladınız: Faik Sabri Duran, coğrafyacı, yazar, öğretim üyesi ve eğitmen, 1882 Üsküdar doğumlu, 1943’de vefat etmiş. Bir kaynağa göre 57 tane eseri var.

Çevre kirliliği

YÜK GEMİSİNDE YOLCULUK, MÜMKÜN MÜ ACABA? KAPTAN TALİP ÖZCENGİZ YAZDI

KAHVE MOLASI seferlerine yine anılar diyarından ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir konu ile devam etmek istiyorum. Bu seferimizde, “BİR YÜK GEMİSİNDE YOLCU OLARAK SEYAHAT ETMEK MÜMKÜN MÜ ? Mümkünse nasıl olur? İşte bunu tecrübe edeceğiz. Sizi kırk yıl kadar geriye götürerek hikayemize başlıyoruz…







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!