1. Haberler
  2. Genel
  3. HAFIZAMDAKİ ANADOLU KAVAKLI DELİ EROL…HALİT KONANÇ’IN DUYGU YÜKÜYLE

HAFIZAMDAKİ ANADOLU KAVAKLI DELİ EROL…HALİT KONANÇ’IN DUYGU YÜKÜYLE

Rahmetliyi Kavağa 1967'de Bakırköy'den taşındığımızda tanıdım.Kavaklılar ona "Deli Erol" derdi. Çocuklar ona oyun bağlamında heyecan yaşamak için sataşmayı severdi...Dolay sokak ta küçük bir kulübesi vardı. Orada kediler ile birlikte yaşardı. Akşam olduğunda elinde tencere ile komşuları ziyaret eder; onların ikram ettiği yemekleri kedileri ile paylaşırdı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

O zamanlar bizde Dolay Sokak’ta oturuyorduk. Kulübesi bahçemize bitişikti. Sesi çok güzeldi ve bazı akşamlar şarkı mırıldandığında onu keyifle dinlerdik. Rahmetliyi Kavak’ta bizden önce tanıyanlar; ailesinin varlıklı olduğuna ve çocukluğunda atlas yorganda sünnet olduğunu söyler. Askerlik yıllarında subaylardan çok dayak yediği için subaylara öfke duyardı. Çocuklar..!

“Erol; komutan geliyor” diye sataştığında okkalı küfür savurarak çocukları kovalardı…Erol; kendisine tahrik bağlamında sataşma olmadığında hoş sohbet birisi idi onu dinlemekten müthiş keyif alırdık. Kavaklılar onu çok severdi özellikle balıkçılar ayağının  uğurlu geldiğine inanır onu denize götürürlerdi.

Genelde Leventler teknesinin reisi rahmetli İsmet Perişanoğlu ile denize çıkardı. Bende İsmet Reis ile denize çıkıyordum. O yıllar Japonların orkinos avcılarına hibe bağlamında verdiği sonar cihazının fazlası gırgır sahiplerine dağıtılmıştı. İsmet Reis o dönemin balık bulma bağlamındaki kullanılan bu cihazı; kefal avlamak için deneme yanılma yöntemi ile kullandı. Bu sayede adı balıkçı reisleri içinde  KEFALCİ İSMET olarak öne çıktı.

Havaların ısınmaya başladığı sırada İsmet Reis mola dedi. O zamanlar ağlar tekne ve piyade kayığından elle çekilirdi. Bizim ağlar çabuk dibe inmesi için açık gözdü. Ağların gözü hamsi ile dolmuştu. O gece en az 8 saat ağ silkeleyip çekmekten bitap düştük. Kumkapı limanına ağlara takılı kalan Hamsileri temizlemek daha büyük sorundu zira havalar sıcak olduğu için ağlar kokmaya başlamıştı…

Balıkçının her zaman yaşayabilmesi mümkün olan olay başımıza geldi.

Bitlenmiştik…

Rahmetli Erol’un aylarca hatta bir yılı aşkın banyo yapmadığını bilirdik ve o nedenle teknede ilk onu kontrolden geçirdik. Erol da bir tek bit çıkmayınca çok şaşırdık…Aramızda temizliğine on çok dikkat eden Almanyalı Mustafa da bit çıkınca Erol alaycı bir gülümseme ile; “Sizi hamam paklar” dedi.

Rahmetli Mersinli Galip;

Tekneyi ve giysilerimizi dezenfekte etmek için  eczaneden sprey olarak kullanılan Bit ilacı almıştı…Başından hiç çıkarmadığı şapkayı çıkararak Erol’un kirden kahve rengine dönmüş kıvırcık saçlarına spreyi sıktı. Erol’a; 8 saatte hamama gidip yıkanmazsan öleceksin dedi. Biz hep birlikte Nişanca hamamına gittik Erol yoktu. Dönüşte Erol’u merak ettik.

Erol; Kadırga hamamına gitmiş. Erol’u tanımakta güçlük çektik zira yüzü adeta ufalmış, kıvırcık saçları adeta beyaza boyanmış gümüş gibi parlıyordu. O anı hiç unutmam…Zira Erol’u ilk kez yanakları uçuk pembe saçları gümüş rengi görmüştük. Akşam kısmetimize rasgelmek için denize çıkma hazırlığı yapıyoruz. Erol ortalıklarda görünmüyor. Teknede Erol’un yüksek ateş içinde inleyerek yorgan döşek yattığını görünce;

Erol’u apar topar Samatya hastanesine götürdük. Doktor ilaç iğne verdi…Erol; rahmetli Galip’in şakasına bağlı az kalsın  tahtalı köyü boylayacaktı…Erol’un kirliliğe bağlı uyum sağlayan metabolizmasını bozmuştuk.

Bir daha hiç kimse Erol’a ‘elini yüzünü yıka’ demedi…

Onun hoş sohbetini…Bitmeyen hikayelerini dinlemeyi…Susturmak için; Erol’a çay yap deyişlerimizi çok özledim…Rahmetlinin hiçbir fotoğrafına ulaşamadım. Onu kıvırcık saç ve sakalı içine gizlenmiş tebessümle bakan güleç gözlerini ve başından hiç çıkarmadığı şapkası ile bakışını asla  unutamam.

Anısına saygı ile…

HALİT KONANÇ

HAFIZAMDAKİ ANADOLU KAVAKLI DELİ EROL…HALİT KONANÇ’IN DUYGU YÜKÜYLE
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!