Yeni Haberler

Bizim Denizler

KAMU-AKADEMİK KURULUŞ İSİM VE UYGULAMALARINDA ÖZENSİZLİK… NEZİH BİLECİK YORUMLADI

Ülkemizde kamu kurum ve akademik kuruluş isimlendirilmelerinde sözcük anlamlarını dikkate almayan bir özensizlik zaman zaman yaşanmış ve günümüzde de bu umursamazlık sürdürüle gelmektedir. Özellikle mutluluk duyarak görev yaptığım ve oradan emekli olduğum Tarım Bakanlığı da bu özensizliğin odağında olan bir teşkilattır.

Tarım Bakanlığındaki ikilem isimlendirmeler
Hatırlarsanız geçmiş zamanda Bakanlığın adı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı idi. Oysa tarım sözcüğü içerik olarak bitkisel üretim ile hayvansal üretimi kapsar. Hal böyle olmakla beraber bakanlık tanımlamasında sanki hayvancılık farklı bir uygulama alanıymış gibi isimlendirmeye monte edilmişti.
1972 yılında ise Tarım Bakanlığı bünyesinde Su Ürünleri Genel Müdürlüğü kurulduğunda bu isimlendirme balıkçılık tanımlamasının eşdeğeri varsayılarak ülkesel ortamda yerini almıştı. Sonrasında genel müdürlük daire başkanlığına dönüştürüldü. Bakanlık bünyesinde 1985 yılında yapılan reorganizasyon sonucu daire başkanlığı da lağvedilmişti.

AÇIK DENIZ

İŞTE HALKIN DOĞAYI KORUMASI VE VATANDAŞ BİLİMİ

Deniz ekosistemi için çok önemli olmalarına rağmen insan etkisiyle sayıları hızla azalan deniz kaplumbağaları Doğu Akdeniz’de Mersin kıyılarını yumurtlamak için tercih ediyor. Erdemli ilçesindeki Evrensel sitesinde yaşayanlar ise gerçek bir doğa koruma çabası sergileyerek evlerinin önüne yumurta bırakan deniz kaplumbağalarını korumak için adeta seferber oluyor. Çocukların başlattığı girişime kısa sürede yetişkinler de katılırken kaplumbağa yuvalarının etrafı korunaklı hale getiriliyor ve ziyaretçilere yuvaların bozulmaması için bilgi veriliyor.

Bizim Denizler

98 YIL ÖNCE KAZANILAN KABOTAJ KANUNUNUN GEREKLİLİĞİ

Kabotaj Kanunu, 20. Yüzyılın başlarında Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik ve siyasi bağımsızlığını güçlendirmek için atılan önemli adımlardan biridir. 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren bu kanun, Türkiye’nin deniz ticaretinde yabancı devletlerin etkisini sona erdirmeyi ve milli ekonomiyi denizcilik alanında kalkındırmayı amaçlamıştır. Kabotaj Kanunu’nun gerekliliği, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yabancı devletlere verilen imtiyazlarla doğrudan ilişkilidir. Osmanlı Devleti, deniz ticaretinde güçlü bir konuma sahipken, özellikle 19. Yüzyıldan itibaren Avrupalı devletlerle yapılan anlaşmalar sonucunda bu avantajını kaybetmişti.

Bizim Denizler

TÜRKİYE’NİN İLK AKADEMİSYEN KAPTANI PROF. DR. NECMETTİN AKTEN

Dilimize yerleşik ‘Hayat Boyu Öğrenme’ kavramı; öğrenmenin yaşının olmadığı, hayatın her alanında yeni bilgiler öğrenilebileceğini anlatır. Yüksek Denizcilik Okulu’nu bitirdikten sonra parlak zekası ve çalışkanlığıyla göz dolduran Prof. Dr. Necmettin Akten, bu kavramın tam karşılığını verebilecek bir insandı. Mesleki gelişimini tamamlamak için İngiltere’nin ardından Norveç’e giden Akten, üstlendiği her işi layıkıyla tamamlamanın gururunu yaşarken ülkesine daha faydalı olabilmek adına akademisyenliği tercih etmişti.

AÇIK DENIZ

EN ÇOK KÖPEKBALIĞI SALDIRILARI ABD’DE VE AVUSTRALYA’DA

Florida Doğa Tarihi Müzesince yayımlanan “Uluslararası Köpekbalığı Saldırısı Dosyası”na göre, 2023’te en çok köpek balığı saldırısı ABD’de meydana geldi. Müzenin internet sitesinden yayımladığı dosyadaki verilere göre, geçen yıl ABD’de 36 kez köpek balığı saldırısı yaşandı. Bu saldırıların 2’si ise ölümle sonuçlandı.

Bizim Denizler

KÜRESEL TERMİNOLOJİYE TERS AKADEMİK İNAT… PROF. DR. FERİT BİNGEL’İN ANISINA

İnsanlar eğitim gördükleri akademik kurumlar ile mesleki yaşantılarını sürdürdükleri ve kamuya hizmet veren resmi veya yerel yönetimlerde mantıkla bağdaşmayan ve çağdaşlıktan yoksun bir durumu gözlemlediklerinde tepkilerini ortaya koyabilmelidirler. Çünkü akademik kuruluş, kamu ve yerel yönetimlerin sevk ve idarelerinin gerçek dayanağı doğru çağdaş bilimsel bilgi ve sağduyudur. Haliyle bu ortamlarda da yöneticileri ve bireyleri güvenilir kılacak ana oluşum kişilerin entelektüel olmaları ile olasıdır. Oysa bu tanımlamayla örtüşen akademik dünyamızdaki kişi oranının çok cılız olduğunu belirtmek abartı olmasa gerektir. Kamu kuruluşları ise özellikle son çeyrek asırdır siyasete bağımlı kılındıklarından çalışanlarının ekonomik ağırlıklı kaygıları nedeniyle entelektüel olma konumları da rafa kalkmıştır.

Alternatif Enerji Arayışı

DÜŞÜK KARBON KAHRAMANLARI ÖDÜL TÖRENİ YAPILACAK

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 9. İstanbul Karbon Zirvesi’ni “İklim Değişikliği Kaynaklı Riskler, Fırsatlar ve Karbon Ticareti” teması ile 6-7 Mayıs 2024 tarihinde “Karbon Nötr” gerçekleştirecek. Yeşil Dönüşüm İçin Finansal Fırsatlar; Karbon Yönetimi ve Endüstri; Karbon Yönetimi ve Enerji; İş Dünyasında Karbon Yönetimi ve Ticareti adlı oturumlarda iş dünyası liderleri yeşil, dijital, döngüsel dönüşümleri için başarı ve planlamalarını, güçlü seslerini paydaşlara sunarken düşük karbon ekonomisi yollarındaki karbon ticareti yeşil akçe cazibesini konuşacak.

Bizim Denizler

GENÇ HALİT AYAR KULAÇLARLA ÖLÜMSÜZLEŞECEK

Menfur bir saldırı sonrası hayatını kaybeden 23 yaşındaki elektrik mühendisi Halit Ayar, çok sevdiği ve başarıyla sürdürdüğü yüzme sporuyla hatırlanacak. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun olan Halit Ayar, çok sevdiği üniversitesinin yüzme havuzunda yaklaşık 300 kişinin atacağı kulaçlarla ölümsüzleşecek. İTÜ Teknik Yüzme Kulübü’nün organize ettiği etkinlik 20-21 Nisan tarihlerinde üniversitenin olimpik yüzme havuzunda gerçekleşecek.

Genel

DENİZİN GÖZYAŞLARI DUMLUPINAR

DUMLUPINAR denizaltı gemimiz 4 nisan 1953 gecesi 86 mürettebatıyla birlikte Ege Denizi’nde katıldığı NATO tatbikatından su üzerinde seyir haliyle Gölcük’teki ana üssüne dönüşe geçmişti. Saat 02’10’u gösterdiğinde Çanakkale Boğazı’nın Nara Burnu mevkiinde ilerliyordu. Güvertesine hava almak için çıkan 8 askerimiz, İstanbul yönünden gelen İsveç bandıralı NABOLAND adlı şilebini fark ettiklerinde şiddetli bir çarpışmayla denize düştüler. DUMLUPINAR denizaltı gemimiz ön taraftan büyük yara almış, kısa bir süre içerisinde burun üstü Çanakkale Boğazı’nın soğuk ve karanlık sularına gömülmüştü. Denize düşen askerlerimiz oluşan anafora olağan üstü direnç gösterip kurtulmaya çalışırken NABOLAND ‘dan atılan ışıklı can simitleri ve suya indirilen filikalar yardımıyla hayata tutunabildiler malesef 8 askerimizden sadece 5kişi bu şansı yakalayabildi 3 askerimiz orada şehit oldu. DUMLUPINAR denizaltı gemimiz hızla batarken içeriye dolan sular kahraman askerlerimizi sorgusuz sualsiz yutuyordu. İçeride yaşanan can pazarından kurtulmayı başaran 22 askerimiz kıç torpido dairesine sığınarak kapakları kapatmıştı. Gemimiz 94 metre derinlikte dibe oturduğunda ilk olarak geminin yerini belli edecek olan battı şamandırasını fırlattılar. Gün aydınlandığında şamandırayı fark eden gümrük motoru II. Çarkçısı Selim Yoludüz şamandıranın kapağını kaldırarak telefonu eline aldı.

Genel

1962 YILINDAKİ EOKA SALDIRILARI VE SİYASİ GERİLİM

1962 yılında Kıbrıs adasında yaşanan EOKA’nın iki camiye düzenlediği bombalı saldırılar, adanın tarihinde önemli bir dönemeçtir. EOKA, Kıbrıs’ın bağımsızlığı için mücadele eden bir örgüt olarak ortaya çıktı ve çeşitli şiddet eylemleri gerçekleştirdiği bilinmektedir (Özkan, 2002). Ancak, 1962’deki bu saldırılar özellikle Türk toplumunu hedef almış ve adadaki siyasi gerilimi artırmıştır (Bozkurt, 2005). EOKA’nın Kıbrıs’taki Türk toplumuna yönelik saldırıları, adada yaşayan Türkler arasında korku ve endişeye neden olmuştur (Korkut, 1998).







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!