
Norveç’in Tromso kentinde 42 metre uzunluğundaki PolarXplorer
Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle Kuzey Kutbuna giden Türk bilim insanları, İkinci Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’yle iklim değişikliğnin olası etkilerini inceleme fırsatı boldu. Norveç’in Tromso kentinde 42 metre uzunluğundaki PolarXplorer adlı araştırma gemisiyle Barents Denizi’ne açılan 9 Türk bilim insanı, 14 proje gerçekleştirdi. Bilim insanlarına çalışmalarında Norveçli kaptan Harry Johannessen, 3. Kaptan Henrik Haveland ve Filipinli mürettebattan oluşan 6 kişilik gemi personeli destek oldu. Sefer koordinatörü ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy, “Birinci seferimizde 81’inci paralelin kuzeyinde deniz buzlarını görmüştük bu kez 82’inci paralelin kuzeyine vardığımızda deniz buzlarını gördük. Deniz buzlarının, şu anda uydu verileriyle karşılaştırdığımızda ve daha önce yerel halktan alınan verilere de dayanarak üçte biri kuzeyde tamamıyla yok olmuş.” dedi.

Çoğu denizde olan dünyanın çatısı
15 milyon km²’lik alanı Arktik Okyanusu’nda bulunan Kuzey Kutbu’ndaki buzulların yok oluşuyla ilgili araştırma yapan bilim insanları, denizel sistemlerin iklimler üzerindeki etkisini araştırdı. Deniz buzullarının akıntı sistemini çok etkilediğini belirten Prof. Dr. Özsoy, “Bu verilere göre yavaşlayan akıntı şu an bizi halihazırda yaşadığımız ekstrem bütün felaketleri resmediyor. Şu anki akıntı sistemindeki yavaşlamanın derecesi, bize hava felaketleri olarak geri dönüyor.” diye konuştu.
Buzlar eriyor iklimler değişiyor
Türk bilim heyeti, Barents Denizi’nde 24 noktadan zooplankton(hayvansal plankton) ve fitoplankton(bitkisel plankton) örnekleri alırken deniz kirliliğinin nedenleri, mikroplastik kirliliği gözlemleri yaptı. Meteorolojik gözlemler ve ticari gemiler için elverişli olan rotaların takibini yapan bilim insanları, kambur balina, Minke balinası, beyaz balina, yunus, fok, mors ve kutup ayısı gibi türleri de gözlemledi. Spitsbergen Adası üzerinde 13 ülkeye ait 20 araştırma tesisi içindeki Polonya Kutup Araştırma İstasyonunu ziyaret eden bilim insanları, uluslararası işbirliklerini sürdürdü.
TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy, seferin ilk sonuçlarını ve gözlemlerini şöyle özetledi.
1-Buzlar çekilmiş. 2019 yılındaki ilk seferimizde 81’inci paralelin kuzeyinde deniz buzlarını gördük ama bu seferde 82’inci paralelin kuzeyinde gördük. deniz buzullarının yok olmaya devam ettiğini gördük.

2- Felaketleri gösteriyor. Deniz buzları okyanus akıntılarını oluşturur. Okyanus akıntıları da okyanusun ısısını atmosfere salıyor ve böylece biz atmosferin soğuk hava etkisinde kalmıyoruz. Deniz buzları azaldığında bu akıntı sistemi yavaşlıyor ki bunlar bilimsel makalelerle ortaya kondu, bu verilere göre yavaşlayan akıntı şu an bizi halihazırda yaşadığımız ekstrem bütün felaketleri resmediyor.
3- Dünya insan vücudu gibi. Dünya bedenini insan vücudu gibi düşünmeliyiz. İnsan vücudu ve dünyanın üçte ikisi sularla kaplı. İki aynı bedenden bahsediyoruz. Sizin herhangi bir organınızda olan bir hasar ya da herhangi bir parmağınızdaki bir kesik nasıl bütün vücudu etkiliyorsa, aynı dünyanın herhangi bir noktasında olan olumsuz bir süreç de tüm dünyayı o şekilde etkiliyor.

Tüketim alışkanlıkları değişmeli
Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerektiğini söyleyen Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lojistikten Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Kaptan Özgün Oktar ise, ” Dünya çok kalabalık. Etkimizi azaltmak için tüketim alışkanlıklarını değiştirmeli, olabildiğince yenilenebilir kaynaklarla sürdürülebilir kaynaklarla üretilen ürünleri kullanmalıyız.” diye konuştu. Barentz Denizi, Atlantik ve Arktik Okyanusu’nun etkilerinin birleştiği bir bölge olarak biliniyor. Sefer boyunca ölü dalgalar, fırtına gibi bazı olumsuz etkilere maruz kalan ekibi en çok da sıcaklık düşüşü zorladı. Deniz suyu sıcaklığı da değişkenlik gösterdi. 10 derece ile başlayan deniz suyu sıcaklığı eksi 1.2 derecelere ulaştı.



















