
R/V Alemdar II ile orkoz seferi
Kasım ayının son günlerinde İstanbul ve çevre illerde etkisini hissettiren güney yönlü rüzgar 4 kişinin ölümüne neden olurken büyük maddi hasara yol açmıştı. Okulların tatil edilmesini gerektirecek kadar yüksek süratte (saatte 130 km) esen lodosun, İstanbul Boğazı’nda oluşturabileceği olağandışı oşinografik (okyanusal) özellikleri araştırmak üzere İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü uzmanları TUBITAK projesi kapsamında bilimsel bir sefere çıktı. Lodosun etkisini yitirdiği 1-2 Aralık günlerinde yapılan bilim seferi Türkiye’nin en büyük ve donanımlı bilimsel araştırma gemisi R/V Alemdar II ile gerçekleşti. İ. Ü Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nden sefere proje yürütücüsü Dr. öğretim üyesi Tülay Çokaçar, Doç. Dr. Hüsne Altıok, Doç. Dr. Ahsen Yüksek, Araştırma Görevlisi İlayda Destan Öztürk ve Araştırma Görevlisi Yaprak Gürkan ile enstitünün lisansüstü öğrencileri katıldı. Çıkılan seferin ana konusu lodosla birlikte Marmara Denizi’nin sularının kuzeye yığılmasıyla gelişen orkoz akıntısı oldu. Olağandışı su yükselmesi sonucu İstanbul Boğazı’nın akıntı rejimini değiştiren orkoz, boğazda çift yönlü deniz trafiği kapatmıştı.

“Orkozun etkileri ürkütücü olabilir”
Olağandışı rüzgar ve yağmur koşullarında İstanbul Boğazı ve akıntı sistemlerinin araştırılmasını amaçlayan TUBITAK Projesi kapsamında incelemelerini gerçekleştiren deniz bilimciler, Marmara Denizi yüzey sularının İstanbul Boğazı’nda hangi derinliğe kadar etkili olduğunu araştırdı. Derin suda ölçüm yapabilen donanımlı cihazlarla İstanbul Boğazı’nın çeşitli noktalarında araştırma yapan uzmanlar, orkozun biyolojik ve kimyasal etkilerini belirlemek için su örnekleri aldı. 2021 yazının en büyük çevre felaketi müsilajın da araştırıldığı seferde, orkozun tüm oşinografik etkileri araştırıldı. Prof. Dr. Cem Gazioğlu, orkoz gibi tabiat olaylarının yüzeyde ve derinlerde etkili olabileceğini hatırlatırken, “Orkoz bu coğrafyada her zaman vardı yine var olacak. Son fırtınada beklediğimiz gibi çok olumsuz bir etki yaratmadı ama etkilerini araştırmak için bu seferi gerçekleştirdik.” dedi.

Balık ölümü ya da olumsuz etki gözlenmedi
Halk arasında ters akıntı olarak bilinen orkozun İstanbul Boğazı’nın yanı sıra Karadeniz ve Marmara Denizi’nde takip ettiklerini vurgulayan Prof. Dr. Cem Gazioğlu, “Lodos sonrası oluşan orkoz, oşinografik açıdan araştırılması gereken nadir bir fiziksel olaydır. Eski denizcilerin bile dillerinden düşmeyen orkozu bilim gemimiz R/V Alemdar II ile araştırdık. Orkoz su kolonunda dikey karışımlara neden olabilir. Böylece balıkların topluca yüzeye vurmasına neden olur. İstanbul Boğazı’nda akıntı hızının güneyden kuzeye doğru saatte 7 knot’a(12 km) kadar çıktığı noktalar var. Boğazın keskin dönüşler gerektiren kıvrımlı yapısı bu akıntılara eklenince gemiler zor durumda kalabilir. Lodos sonrasında herhangi bir tehlike ya da olumsuzluk sezersek önlememiz gerekiyordu” dedi. Uzmanların 2 gün süren çalışmalarında toplu balık ölümü ya da başka olumsuzluklara rastlanmaması sevindirdi.



















