1. Haberler
  2. Genel
  3. MAVİ VE YEŞİLİN BİRLEŞTİĞİ MARMARİS’TEKİ GRİLİK

MAVİ VE YEŞİLİN BİRLEŞTİĞİ MARMARİS’TEKİ GRİLİK

2021 yazında Akdeniz Bölgesi’ni uydulardan görülebilecek şekilde ateş çemberine çeviren orman yangınları turizm cenneti Marmaris’e büyük zarar verdi. Kızılçam ve meşe ağırlıklı doğal bitki örtüsü endemik türlerle taçlanan Marmaris ormanlarının farklı noktalarında görülen yangınların en büyük nedeni 46 dereceyi bulan sıcaklıkla birleşen yüzde 6 oranındaki nispi nem. 29 Temmuz öğle saatlerinde oteller bölgesi Armutalan Mahallesi Siteler semtinin yüksek tepelerinde görülen ilk dumanlar, eşsiz kumsalda tatil yapan yerli ve yabancı turistler tarafından endişeyle izlenmişti. Yangına müdahale eden ekipler alevlerin kızılçam ormanlarına yayılacağını öngörünce Antalya’nın Manavgat ve Finike ilçelerindeki orman yangınlarını söndürmek için takviye ekip olarak görevlendirilen itfaiye birimleri geri dönmüştü. Orman Genel Müdürlüğü ve Marmaris Belediyesi itfaiye birimlerinin mücadelesiyle 15 günde 9 bin 52 hektar ormanlık alan yanarken en büyük zararı kızılçam ağaçlarından dünyaca ünlü Marmaris çam balı elde eden dağ köylüleri gördü.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“En az 20 yıl çam balı beklenmesin”

Turistik İçmeler’in tepelerinde kurulu bal köyleri Osmaniye ve Bayır’da yaşayanlar coğrafi işaretli Marmaris Çam Balının gördüğü zararı anlatmakta zorlanıyor. Yaşadıkları çevre felaketinin en büyük zararı kızılçam ağaçlarından elde edilen bal üzerinde hissedileceğini belirten köylüler adına konuşan Osmaniye Tarımsal Kredi Kooperatifi Başkanı Hüseyin Aydın, yangından önceki verime ulaşmak için 20-25 yıl beklenmesi gerektiğini belirtti. Aydın, “Yangından önce 87 bin koloni bal üretiyorduk. 40 bini yerleşik köylüler yaparken 47 bini dışarıdan gelenler tarafından yapılıyordu. Dünyada çam balının merkezi Marmaris’tir, yüzde 90’ı köylerimizden yapılır. 9 ay çam balı üretilirdi. Dertlere şifa kaynağı çam balının coğrafi işaretini köyümüzden gönderilen ballar ile aldık. Yılda 150-180 ton bal üretimi yapılan kızılçam ormanları yok oldu. Ormanın yeşermesi en erken 20 yıl sürer. Arının besleneceği ağaç olmadığı için üretim sıfırlanacak. Devlet kızılçam fidanlarına iyi bakar, üzerlerini örten maki bitki örtüsü temizlenirse umudumuz artar. Çünkü çam güneş ağacıdır, makilerin gölge vermesi engellenmeli. Taşlıca ve Söğüt gibi köylerimizde kızılçam ormanı olmaması bunun göstergesi. Bal köylüleri artık çiçek balcılığı yapacak. Çiçek balıyla katile düşecek. Eski günlerimize dönmemiz çok uzun süre alacak” dedi.

18 arıcı evi yandı

Kızılçam ormanlarıyla birlikte evi kül olanlardan biri de İlyas Şahin. Osmaniye köyünde balcılık yapan İlyas Şahin, “Yaklaşık 100 yıldır balcılık yapan bir aileyiz. Yangında dağ evimiz kül oldu. Köyümüzde toplam 18 arıcı ailesinin evi yandı. Devlet, TOKİ ile bize geldi ve proje evlerden biri olarak evimizi kısa sürede yaptı. Sadece kızılçam balı üreterek yaşamımızı sürdürüyoruz. Artık ne ağaç kaldı ne balcılık. Kadim ağaçlarımız olmadığı için üretim olmayacak. Bundan daha büyük sıkıntımız bizden istenecek ücret. Evin maliyetinin Yüzde 60 oranında 20 yıl vadeyle bizden isteneceği söyleniyor. Halen bir ödeme bildirimi gelmedi ama bunu ödememiz mümkün değil. Yaşadığımız facianın etkisini yeni atlatırken bize sunulacak ödeme planını düşünmeden edemiyoruz” dedi.

“İklim değişikliğinin etkisiyle büyük yangınlara hazır olmalıyız”

Orman bitki örtüsünün Anadolu coğrafyasının temel yapı taşlarından birisi olduğunu bilen bilim insanları yangın bölgesindeki araştırmalarını sürdürüyor. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu, Marmaris yangınlarında yok olan bitki örtüsünün yenilenme çalışmaları için düzenli olarak bölgeye gelen bilim insanlarından. 2021 yaz yangınlarının bizlere hazırlıksız olduğumuzu gösterdiğini belirten Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu, “Hazırlıksız olduğumuz kadar büyük yangınların yine olacağını ve önlem almazsak benzer felaketler yaşayacağımızı kanıtladı. Herkes üzerine düşeni yapmalı” dedi. Marmaris’te alevlerin ilk görüldüğü Siteler mevkiinde yangın sonrası gözlemlerini paylaşan Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu, “İklim değişikliğiyle birlikte yangınları daha sık yaşayacağız. Bu gerçekten uzaklaşmadan yetersizliklerimizi gidererek tedbirler almamız gerekiyor. Çok geniş alanda çok etkili olan yangının ardından orman uygulamalarını araştıracağız. Yangın sonrası, doğanın kendisini yenileme sürecini ve yetkililerin sürme, teraslama ya da kendi haline bırakma gibi hangi modelleri kullanarak verim aldığını inceliyoruz. 1978 yılında çıkan yangında teraslama yöntemiyle yenilenen bu alanda yine teraslamanın doğru olduğunu söyleyebiliriz. 44 yıl önceki uygulamayla şimdiki yangın sonrası uygulamaları karşılaştırarak iki yangın arasında bir zaman tüneli oluşturarak, yöntemlerin doğruluğunu belirleyeceğiz. Bazı ağaçlar yangının enerjisinden ölmüş. Biyo çeşitliliğin korunması ve artması için doğal gençleştirmeyi öneriyoruz. Şubat ayında atılan fidelerin kayaların arasından yeşerdiğini gördük. Kendinden çimlenen fidelerin yangın da hayatta kalmaları umutlarımı artırdı. İyi göstergeler ede ettik. Doğaya şans vermeli ve bilimsel uygulamalarla kendisini yenilemesine izin vermeliyiz” dedi.

“Kızılçam gençliği umut veriyor”

Bilimsel araştırmalar için Marmaris’in yüksek tepelerindeki yangın alanlarını inceleyen Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’den Dr. Öğretim Üyesi Golshan Zare, büyük bir yıkımla ağaçların yok olduğu alanda çiçeklenen toprağın umut verici olduğunu vurguladı. Zare, “Bu alanlarda lale, ters lale, çiriş gibi soğanlı bitkilerin yanında çok sayıda otsu ve odunsu bitkilerin de filizlendiğini tespit ettik. Baharın ilk günlerinde olmamıza rağmen doğanın kendisini yenileme gücüyle güçlüklerin üzerinden geldiğine inanıyoruz. Çukurova Üniversitesi Ormancılık Bölümü Öğretim Görevlisi Gökhan Ergan, doktora tez çalışması kapsamında Marmaris yangın sonrası yenilenme süreçlerini incelediğini ve uzun yıllar üzerinde çalışacağı verilere hazırlık yaptığını belirtti. Ergan, “Yanan alanlarda ormanların yeniden gelişiminin nasıl ve hangi bitki türlerinin alanda hakim olduğunu belirleyeceğiz. Çalışmalarımız sonunda gelecekte nasıl bir orman yapısının oluşacağını öğreneceğiz. Kızılçam tohumlarının ve diğer bitki türlerinin taşlı ve engebeli arazide kendilerini topraktan gökyüzüne doğru bıraktığını gördükçe mutlu olduk. Kızılçam gençliği de arazide kendini gösteriyor. 1 metrekarelik taşlık alanda 30-100 arasında kızılçam fidesini bulmak umutlarımızı arttırdı. 100’den fazla bitki türünün yangın sonrasında yeşerdiğini görmek sevindirici” dedi.

Yangına dirençli harnup, yalancı akasya, zakkum, servi dikiliyor

Marmaris Orman İşletme Müdürü Akın Ünler ise, yangın sonrası saha envanterini tamamladıktan sonra sahada hangi tür ormancılık yöntemlerinin uygulanacağını belirlediklerini söyledi. Ünler, “Yangına maruz kalan 9 bin hektar alanın yaklaşık 3 bin hektarlık kısmını teknik ve ekolojik sebeplerle doğaya terk ederek müdahalede bulunmadık. 5 bin hektarlık alanda doğal gençleştirme metodu uyguladık. Geriye kalan bin hektarlık alanda ise yapay gençleştirme metotları yaptık. Hektarda ortalama 10-18 kg aralığında kızılçam tohumu ekimi yaptık. Yaklaşık 400 hektar alanda ise teras çalışmalarını tamamlayarak yaklaşık 280 bin fidanın dikimini gerçekleştirdik. Doğal örtü olan kızılçamın yanında yangına dirençli türler olan harnup, yalancı akasya, zakkum, servi gibi fidanlar kullanıldık. Marmaris’te yangına maruz kalan sahalarda yeniden orman oluşturulması amacıyla yapılan bu çalışmaları yüzde 75 oranında tamamladık. 2022 yılı yangın hazırlıklarımızda her yıl olduğu gibi büyük bir hassasiyetle sürdürülmektedir.” diye konuştu.

“Yüzde 16 oranında ormanımızı yitirdik”

Orman yangınlarında Armutalan, Hisarönü, Turunç, Turgut, Orhaniye, Bayır, Osmaniye ve Çiftlik gibi köyleri büyük zarar gören Marmaris, Türkiye’nin turizm merkezi olmasının yanında çam balının coğrafi işaretine sahip olmanın sorumluluğuyla 2022 yaz aylarına hazırlanıyor. Tüm ormanlık alanlarından yüzde 16’sının yandığını belirten Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, “Tüm güzellikleri yeniden kazanmaya çalışıyoruz. Manavgat’a takviye yangın aracı gönderdiğimiz dakikalarda yangın ilçemizde görüldü. Siteler’de başlayan alevler kısa sürede ve çok yerde artınca elimizden ne geliyorsa yaptık. Vatandaşların ve yurdun pek çok yerinden gelen itfaiye ekiplerinin birleşimiyle söndürebildiğimiz yangınlar bize çok şey öğretti. 2022 yılında yangınsız günler geçirmek için çabalıyoruz” dedi.

 

MAVİ VE YEŞİLİN BİRLEŞTİĞİ MARMARİS’TEKİ GRİLİK
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!