Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 100'üncü yıldönümünde, 27 Aralık 2019 günü Kızılca Gün Anıtı”nın açılışını yapmıştı. 10 metre yüksekliğindeki anıt, Genelkurmay Kavşağı’nda tartışmalara konu olan “kol saati” heykelinin yerine yerleştirilmişti. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Milli Mücadeleyi sürdürmek için geldiği Ankara için böylece başkentlik yolunda ilk adım atılmıştı. Oğuz töresine göre zor günlerde sadece devletin yeni liderini seçmek için kurulan Seymen Alayı kurulmuştu. 27 Aralık 1919 günü onbinlerce vatan sevdalısı toplanmıştı. 9 günlük yolculuk sonunda Temsil Heyeti ile Ankara'ya gelen Mustafa Kemal Atatürk, karşısında duran 3 bin atlı 700 yaya seymenle birlikte 35 bin Ankaralı'ya seslenmişti.
19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatan Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu’yu kurtarmak için Ankara’nın karargah olarak kullanılmasına karar vermişti. 27 Aralık 1919 günü 9 günlük yolculuğun ardından temsil heyetiyle Ankara’ya varan Mustafa Kemal’i, 3000 atlı, 700 yaya seymen ve bacı erenler tarafından karşılanmıştı. Türk milletinin lidersiz kalmaması için dikili sancağının gölgesinde sin sin ateşinin(büyük odunlarla meydanda yakılan ateş) etrafında kurbanlarla, dualarla ve bağımsızlık sembolü davullarla toplanan Seymenler 1000 yıllık geleneği biliyordu. Oğuz töresince yalnızca devletin ve milletin zorda kaldığı kızılca günde yeni liderin seçilmesi için seymen alayı düzenlenirdi. Neden geldiklerini soran Mustafa Kemal’e ve verilen cevap “Bağımsızlık uğranda can vermeye geldik” olmuştu.
35 bin kişilik kalabalığa bakarak “Fikrinizde sabit misiniz?” sorusunu yönelten Mustafa Kemal aldığı “And Olsun” cevabıyla “Var olun, Allah milletimizi muzaffer eylesin” demişti. 101 yıl önce Ankaralılar, diriliş mücadelesini başlatan kahramanı bağrına basmıştı. Bu aslında devlet kurma töreni ve Atatürk’ün Türk milletinin ebedi lideri olarak seçildiği gündür.
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.