1. Haberler
  2. Genel
  3. ÜLKE BALIKÇILIĞIMIZIN TEMEL SORUNU: VAHŞİ AV BASKISI

ÜLKE BALIKÇILIĞIMIZIN TEMEL SORUNU: VAHŞİ AV BASKISI

01.01.2022 tarihli Vira Haberdeki “Balıkçılar Umudunu Balkanlardan Gelecek Soğuk Havaya Bağladı” başlıklı makale; balıkçıya veya balık satışı ile hayatını kazanan esnafa moral vermek için atılmış bir başlık olarak yorumlanabilir. Gerçek ise denizlerimizde on yıllardır balık stoklarımızın ölçülmeden, bilimsel dayanaktan yoksun olarak yapılan vahşi avlanma olduğudur.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Balıkçılık operasyon gücümüz

Denizlerimizde endüstriyel balıkçılığımızın önemli av gücünü 233 adet 30 m ve üzeri boyda olan gırgır av tekneleri oluşturur. Bu av tekneleri; ağ donam boyutu, beygir gücü ve avcılık teknik donanımları açılarından bir operasyonda en az 50 ton balık/operasyon av gücüne sahiptirler (Şekil 1). Bu teknelerin senelik av sezonu en az 230 gündür. Bu süreçte bir tekne; hava muhalefeti nedeniyle en az 80-100 gün arasında aktif balık av operasyonu yapabilmektedir. Her bir teknenin av sezonu sürecinde avlayabileceği pelajik balık miktarı 100 operasyon x 50 ton balık/gün = 5.000 ton balık veya 80 operasyon x 50 ton balık/gün = 4.000 ton balık/yıl olduğudur. Denizlerimiz toplam gırgır balıkçılığı av gücünü oluşturan tekne adedi, Doğu Karadeniz’de 154, Batı Karadeniz’de 230, Marmara denizinde 174, Ege denizinde 95 ve Akdeniz de 73 adettir. Boyları 30 m ve daha büyük olan 233 adet gırgır teknesi Karadeniz ve Marmara’da; kura ile seçilen 20-22 adet gırgır teknesi ise orkinos avı için, Ege ve Akdeniz’de avlanmaktadırlar (TÜİK, 2011).

Bu makalede yapılan hesaplamalarda TÜİK’in 2011 verileri esas alınmıştır. Nedeni ise 2011 yılından günümüze geçen süreç içerisinde endüstriyel balıkçı filosunun gerek Tarım ve Orman Bakanlığı ile TÜİK’in istatistiki verilerinde denizlerimiz itibariyle ayrı ayrı verilmeyip toplam olarak belirtilmesidir.

Şekil 1. Türkiye gırgır balıkçılığında av yapan 30 m ve daha büyük boyda olan gırgır tekneleri

Genellikle Karadeniz ve Marmara denizlerinde avlanan 233 gırgır teknesinin av sezonundaki günlük birim av gücü dikkate alındığında;

Yıllık avlanabilecek toplam pelajik balık av miktarı 233 gırgır x 5.000 ton balık tekne/yıl = 1.165.000 ton balık/yıl veya 4.000 ton balık/tekneden x 233 tekne = 932.000 ton balık/yıldır.

Söz konusu bu gırgır takımlarının günlük operasyon av miktarını veya birim av gücünü ortalama 10 ton balık olarak varsaysak bile; senelik toplam üretim yaklaşık 240 bin ton balık/yıl eder. Denizlerimizde toplam aktif gırgır takımı 726 adet olup, 30 m’nin altında olan 493 adet gırgır takımı da aktif olarak avlanmaktadır. 493 gırgır takımının da, av sezonunda, en az 30 m ve üzerindeki gırgır takımları kadar balık avlayacağını varsaydığımızda, gırgır takımları tarafından toplam üretiminin en az 500.000 ton balık/yıl olacağıdır. Hâlbuki 20 yıllık istatistiki verilerde (Şekil 2-3) gırgır takımlarınca 500.000 ton pelajik balık/yıl miktarına ulaşılamadığı görülür.

Söz konusu denizlerimizin özellikle Karadeniz ve Marmara denizlerinin pelajik balık besleyebilir stok boyutu da, hiçbir dönemde 233 gırgır takımının milyon tonu aşan birim av gücü (5.000-4.000 ton balık/tekne yıl) kapasitesine erişememiştir. Karadeniz’in de dâhil olduğu Akdeniz genelinde yıllık toplam av miktarı 2016 yılı için 1.1-1.2 milyon ton balık/yıl olarak tahmin edilmiştir (The State of Mediterranean and Black Sea Fisheries 2018).

Samsun Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, Vira Habere verdiği demeçte; “Hamsi bizim kara sularımızda yıllardan beri 50 senedir son üç sene hariç hep kasım ayının ortalarında çıkardı. Son üç seneden bu yana iklim değişikliği hamsiyi etkiledi. Geçen sene sularımızda avlanan hamsi 400 bin tondu. Bu yıl 200-250 bin ton civarında.” dedi.

Malkoç’un değindiği gibi hamsinin Karadeniz’de Türkiye sahillerinde yoğun av verme mevsimi kasım ayı içindedir. Şüphesiz buna etki eden en önemli faktör su sıcaklığıdır. Hamsi balığı su soğuduğunda, bulunduğu ortamı kendi lehine olan daha sıcak su ortamına geçme içgüdüsüyle göçe yönelir ve sürüler oluşturur. Soğuk ortamdan daha sıcak ortama göçü, önce genç 0-1+ yaşındaki bireyler oluşturur. Balıkçılar bu hamsilere ince hamsi der. Ortam daha da soğuduğunda, ergin ve yaşlı bireylerin göçü başlar. Göç esnasında ayni boy veya ayni yaştaki hamsiler ayni sürüyü oluşturur. Genç hamsilerle ergin ve yaşlı hamsilerin Karadeniz kuzeyinden, Karadeniz‘in güney sahillerine olan göçü genelde 2-3 hafta arayla peyderpey devam eder. Hamsilerin göç sonucu konaklama yeri genelde Türkiye sahilleridir. Çünkü kış aylarında Karadeniz’in güneyindeki sular, kuzeye nazaran daha mutedildir. Kasım ayı sonunda göç sona erdiğinde konaklama yerinde olan hamsi sürülerini genç ve yaşlı hamsiler oluşturur.

Gırgır balıkçılığının ekonomik avcılığı, Karadeniz’de mevcut hamsinin yanı sıra Atlantik orijinli palamut ve lüferin yoğun sürü oluşturduğu durumlarda maksimum boyuttadır. Oysa denizlerimizde özellikle “Karadeniz ve Marmara denizlerinde genelde balık azlığı, özelde ise anaç balık sorunu vardır”. Bu sorunun nedeni ise aşırı avcılıktır (Overfishing). Metin içinde verilen gırgır balıkçı tekne adedi ve her bir teknenin ortalama birim av gücü kapasitesi, denizlerimizin yıllık besleyebilir balık stokunun tamamını bir sezonda avlayacak konumdadır. Ne var ki denizlerimiz için bu boyuttaki endüstriyel filo ile balıkçılığın ekonomik olamayacağı; ayrıca mevcut pelajik balık stoklarında da telafisi uzun yıllar sürecek zararlara neden olacağı gün gibi aşikârdır.

Yüksek av gücüne sahip endüstriyel gırgır takımlarımız av sezonunda üretim açısından her senenin bir önceki seneyi aratacak ve denizlerimizde gelecek seneye avlanacak balığın olmayacağının sinyallerini zaten vermektedir. Nitekim deniz balıkları istatistik verileri, “her sene avlanan balık miktarının bir önceki seneyi aratır ölçüde azaldığını” ortaya koymaktadır.  Bu olumsuz gelişme karşısında balıkçı kesiminin klasik söylemi ise öldük, bittik dir.

Okyanuslardan farklı özellikte olan denizlerimizde pelajik balıkların göç davranışları veya sürü oluşumları, sahillerimize yakındır. Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz de orkinos avcılığı hariç, gırgır teknelerimiz genellikle sahilin 5-10 mil açığında günü birlik avlanırlar.

Karadeniz de çaça balığı avı hariç denizlerimizde balık avlak sahalarımız sahilin pek uzağında değildir  (Şekil 4). Bu noktadan hareket ederek, mevcut endüstriyel pelajik balık avcılığımızın balıkçılık yönetimince tartışmaya açılarak sorgulanmasında yarar vardır

 

Atıf Malkoç’un Vira’daki röportajında belirttiği “Bu yıl hamsi 200-250 bin ton civarında” tanımlamasından yola çıkarak konuya açıklık getirmekte yarar var. Şöyle ki; Karadeniz ve Marmara’da avlanan 250.000 ton hamsinin 125 bin tonunun 30 m’nin altında av yapan 497 gırgır teknesi tarafından, buna karşın diğer 125.000 tonunun ise 30 m ve üzeri 233 adet gırgır takımınca avlanıldığı varsayıldığında, 100 operasyon itibariyle birim av gücü 125.000/100 = 1.250 ton hamsi/yıldır. Bu rakamın toplam tekne sayısına bölünmesi tekne başına düşen ton hamsi/yıl miktarını verir. O da 1.250 ton hamsi/233 gırgır teknesi = 5.3 ton balık/av teknesidir..

30 m ve üzeri boyuttaki gırgır takımları ana makine beygir güçleri 1000 – 2400 PH arasındadır. Ayrıca en az 75 kW yardımcı makine ve 25-30 personel (gemi adamı ve balıkçı) vardır. Gırgır teknesinin yıllık gider ve amortismanları hesaplandığında, ortalama operasyonda 5.3 ton balık avı, bu boyuttaki gırgır takımını ve bu avlanmayı ekonomik kılamaz.

Gırgır balıkçılığının ekonomik olması için, çalışan balıkçı sayısından, yüksek beygir gücünden, büyük boy ağdan daha ekonomik boy gırgır ağ seçimine yönelmek, büyük boyutlu tekne yıllık bakım onarımından tasarruf etmek balıkçılığımızı sürdürülebilir kılabilir. 

Bu bağlamda, endüstriyel pelajik balık avcılığımızın sürdürülebilir ve ekonomik yapılanması için, gırgır balıkçılarının da görüş ve önerileri dikkate alınarak, balıkçılıktan sorumlu yönetimin gırgır balıkçılarının tekne boyut, motor gücü gırgır ağı boyutları ve tekne birim av gücünün ekonomik boyutu için, asgari müştereklerde yeniden yapılanmaya gidilmesi gündeme taşınmalıdır. Ya da “Balıkçılığımıza iki can yeleği; kota sistemi ve yeni av takvimi” başlığını taşıyan ve 19 Temmuz 2020 tarihinde Deniz Kartalı haber portalında yayımlanan makalemde belirtilen önerilerin gündeme alınıp tartışılması sorunun çözümü olacaktır.

Sonuç

Avlanmaya bilimsel gerekçeli sınırlama koymadan; gırgır takımlarına kota getirmeden; 30 m üzeri gırgır takımlarını avcılık dışı bırakmadan; pelajik balık stoklarımızın yenilenmesine ve dengeli avcılık yapılmasına olanak sağlamadan çözüm üretilemez.

 

Ömer Faruk KARA

Emekli Öğretim Görevlisi

 

e-posta: ofarukkara@yahoo.com

             ofarukkara@hotmail.com

ÜLKE BALIKÇILIĞIMIZIN TEMEL SORUNU: VAHŞİ AV BASKISI
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!