
Erozyon büyük tehdit
Erozyon diğer adıyla aşınım, toprak tabakasının su ve rüzgar gibi dış etkenlerle aşındırılıp, yerinden koparılması ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayına verilen isim. Coğrafi konumuyla erozyona çok uygun özellikler barındıran Türkiye’de insan etkisi ve iklim şartları erozyonun etkisini arttırıyor. Ülkemiz topraklarının yüzde 59 ‘u yüzde 12’den fazla eğimli alanlardan oluşurken erozyonla toprakların verimliliği azalıyor. Rüzgar ve akarsu etkisiyle oluşan erozyon sel ve taşkınlara neden olurken can ve mal kayıplarına sebep oluyor. Dinamik Erozyon Modeli ve İzleme Sistemi verilerine göre ülkemiz yüzölçümünün yüzde 60,28’sinde çok hafif, yüzde 19,13’ünde hafif, yüzde 7,93’ünde orta, yüzde 5,97’sinde şiddetli ve yüzde 6,7’sinde çok şiddetli erozyon görülüyor.

Ataç
“İklim değişikliği erozyonun şiddetini arttırıyor”
Erozyonun, toprak bozulumunun en önemli sebeplerinden biri olduğunu söyleyen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Erozyonla Mücadele Haftası nedeniyle bir açıklama yaptı. Ataç, “Erozyon kaynaklı toprak bozulumu, arazi tahribatı, iklim değişikliği, doğal varlıklardan aşırı yararlanma, işgalci türler ve kirlilik gibi sorunlar, biyolojik çeşitlilik kaybının ana nedenlerinden. Toprak bozulumunun en yaygın ve en büyük sebeplerinden biri erozyondur. Bugün iklim değişikliğiyle artan sağanak yağışlar, yaşadığımız sel gibi felaketlerle birlikte erozyonun şiddetini de artırıyor. Dünyada her yıl ortalama 75 milyar ton toprak erozyona uğruyor. Her 5 saniyede, bir futbol sahası büyüklüğünde toprağın su ve rüzgarla taşınması demek. Türkiye’de ise yılda 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor” dedi.

Toprak biyolojik çeşitliliktir
Toprağın bir ekosistem olduğuna belirten Ataç, “Ne yazık ki erozyon, toprak biyolojik çeşitliliğine ev sahipliği yapan, organik madde açısından toprağın en değerli kısmı olan üst toprağın taşınmasına ve kaybına sebep oluyor. Toprak çeşitliliğini, üretkenliğini kaybediyor ve geleceğin gıda güvenliği riskini artırıyor. Ormansızlaşma, meralarda aşırı otlatma ve toprak koruma tedbirleri alınmaksızın yapılan tarım uygulamaları erozyonun en temel sebeplerini oluşturuyor. Arazi tahribatına neden olan bu faaliyetlerin iklim değişikliğinde de önemli rolü bulunuyor. Atmosferdeki karbon birikiminin yüzde 23’ü arazi tahribatından kaynaklanıyor. İklim değişikliğiyle mücadelede, toprak karbon stoğunun korunması ve artırılması en etkili yollardan. Bu anlamda tahrip olmuş orman ekosistemlerinin restorasyonu, mera ıslah çalışmaları ve toprak dostu sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşması, erozyonla mücadele kadar doğrudan gıda güvenliğinin sağlanması ve iklim değişikliğiyle mücadele için de büyük önem taşıyor” dedi. Ülkemizde yer değiştiren toprağın yüzde 38,71’i tarım alanlarında, yüzde 4,17’si orman alanlarında ve yüzde 53,66’sı mera alanlarında bulunuyor. Türkiye’de yerinden oynayan toplam toprak miktarının en fazla olduğu havzalar Fırat-Dicle, Kızılırmak ve Sakarya havzaları. Toprak miktarına göre Çoruh, Doğu Akdeniz ve Asi havzaları öne çıkıyor.



















