1. Haberler
  2. Genel
  3. “İstilacı pijamalı gargur artıyor sardalye ve barbun azalıyor”

“İstilacı pijamalı gargur artıyor sardalye ve barbun azalıyor”

İklim değişikliğiyle birlikte Akdeniz’in istilacı türlerce işgali son yüzyılda yerel türlerdeki azalışı ürkütücü boyutlara ulaştırdı. Akdeniz’in en bereketli balıklarından sardalyenin azalması ve Kızıldeniz göçmeni istilacı pijamalı balığının çoğalması gibi endişe veren gelişmeleri takip eden Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimler Enstitüsü, TÜBİTAK’ın desteğiyle kapsamlı bir balıkçılık araştırması yürütüyor. Küresel ısınmanın balık stokları üzerindeki etkilerinin araştırılması için Doğu Akdeniz’in laboratuvar niteliğinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Cemal Gücü, “İstilacı türleri durdurmak için artık çok geç. Bundan 50 yıl sonra denizlerimizde alışık olduğumuz türler olmayacağı kesin. Bundan sonra uyum sağlamanın yollarını arayacağız.” dedi. Üç yıl yoğun örnekleme yapılarak sürecek MED40 adlı projede Bilim 2 ve Lamas 1 araştırma gemilerinde; balıkçılık akustiği, orta su ve dip trolünün yanında sondalarla hidrografik ölçümler yapılıyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MED40 PROJESİ BAŞLIYOR

Akdeniz, yerküre üzerinde küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinden en olumsuz etkilenecek denizlerin başında geliyor. Tropik denizlerde yaşamalarına rağmen Süveyş Kanalı’ndan Akdeniz’e giren canlı türleri, yaşam alanı buldukları ülkemiz kıyılarında yerel ekonomi için önemli balık türlerini tehdit ediyor. Tüm dünya bilim insanlarının çözüm aradığı iklim değişikliğine karşı alınacak önlemleri araştıran ODTÜ Deniz Bilimler Enstitüsü, 1980’li yılların başından beri Doğu Akdeniz kıyılarımızda toplanan verileri değerlendirerek uzun soluklu bir araştırma yürütüyor. Balık stoklarının iklim değişimlerinden nasıl etkilendiği ve bu etkiyi yavaşlatırken lehimize çevrilmesi için neler yapılabileceği sorusunu cevaplamaya çalışan ODTÜ Deniz Bilimler Enstitüsü’nden Prof. Dr. Ali Cemal Gücü, MED40 projesinin detaylarını açıkladı.

R/V Bilim II gemisiyle çıktıkları Karadeniz seferinde Ege sardalyesini Sinop açıklarında gördüklerini belirten Prof. Dr. Gücü, “Sardalye artık Batı Karadeniz’de avlanıyor. Türler, küresel ısınmaya verdikleri dağılım alanlarını daha serin olan kuzeye doğru kaydırarak veriyor. Akdeniz sardalyesinin yayılım alanını Kuzey Ege’ye doğru kayıyor.  Yerli ve alışık olduğumuz türler kuzeye kayarken Kızıldeniz’den Akdeniz’e gelen yabancı türler hızla onların yerini alıyor. Akdeniz’in ticari değeri yüksek barbunya balığı kıyı ekosistemi için önemli bir gösterge. Azalması ekosistem üzerindeki avcılık baskısının yüksek olduğunu ifade eder. Ancak azalma sadece balıkçılıktan kaynaklanmıyor. Barbunya ile aynı yaşam alanını paylaşan pijamalı gargur balığı kilometrekarede 6-7 tona varan yoğunluklara ulaştı. Yerli tür azalırken aynı yaşam alanını paylaşan istilacı türün artması Akdeniz’in tropikleştiğini gösteriyor.” dedi.

“Balıkçılık filomuzu Akdeniz’de doğru yerde kullanmalıyız”

TÜBİTAK desteğiyle sürdürdükleri çalışma kapsamında üç yıl boyunca aylık olarak kapsamlı örneklemelerin yapılacağını belirten Prof. Dr. Gücü, “40 yıldır topladığımız oşinografi, iklim ve balıkçılık verilerini modelleyerek ileride Akdeniz ekosisteminin nasıl şekilleneceğini tahmin etmeye çalışıyoruz. Hedefimiz, filmi ileri sarıp gelecekte bizi nelerin beklediğini belirlemek. Modelleri kullanarak mevcut balıkçılık düzenlemelerinde yapılacak değişikliklerle değişimin seyrini avantaja çevirebilecek miyiz? Bunu araştırıyoruz. Yabancı türlerin bolluğu genel olarak yoğun balıkçılık alanlarında daha düşük. Mersin’in batı kıyılarında Akdeniz foklarının korunması için büyük ölçekli balıkçılığa kapatılan alanda yabancı türlerin çok daha hızlı arttığını gördük.  Bulgular, yabancı türlerin balıkçılık yoluyla kontrol altında tutulabileceğini gösteriyor. Balıkçılık filosunun doğru zamanda doğru yere yönlendirilmesi iklim değişikliğiyle hızlanan ekosistem değişimlerinin yavaşlatılması ve hatta lehimize yönlendirilmesi için önemli bir araç olabilir.” dedi.

“Aslan balığını yiyerek tüketmeliyiz”

Akdeniz’de yabancı türler arasında balon, pijamalı gargur, aslan, çizgili kedi balığı gibi istenmeyen türlerin yanında, jumbo karides, mavi yengeç gibi ticari değeri yüksek türlerin de görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Gücü, “Güçlü avcı filomuzu doğru yönlendirerek değişen ekosistemde istenmeyen türlerin yerine fayda sağlayabileceğimiz türlerin seçilmesi mümkün. Bu canlıları durdurmak için artık çok geç. Bundan 50 yıl sonra denizlerimizde alışık olduğumuz türler olmayacak. Uyum sağlamalıyız. Başarabilirsek 50 yıl sonra sofralardaki deniz ürünlerini şimdiden seçmenin yolunu açacağız. Yılda ortalama 1,2 tür Akdeniz’i kendisine yurt ediniyor.” diye konuştu.

Orfoz azaldı Aslan balığı arttı

Orfoz ve lahozun aşırı avlanmasıyla aslan balığının arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Gücü, “Aslan balığı hızlı büyüyor, 1 yaşında ürüyor ve yılda 2 milyon yumurta bırakıyor. Bilinen avcısı yok ve ABD’nin doğu kıyılarında bile görülüyor. Mücadelenin tek yolu avlanması ve insanlar tarafından tüketilmesi çünkü eti çok lezzetli. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü balığın tüketilmesi için bilinçlendirme projeleri yürütüyor.  Ama balon balığı çok zehirli. Özellikle yumurtlama döneminde tüketilmesi, içerdiği toksinler nedeniyle ölüme neden olabiliyor. Keskin dişleri ve kuvvetli çeneleriyle balıkçıların oltalarına, ağlarına zarar veriyor. Bu nedenle bu balığı avlayanlara kuyruk başına para ödeniyor. 2016 yılında Samandağ’da tanıştığımız çizgili kedi balığının dikenleri çok zehirli. Ölümlü vakaları var. Bu balığı Mersin-Erdemli önlerinde sığ sularda sıklıkla rastlamaya başladık ve yayılmaya devam ediyor.  Çizgili kedi balığını da yakından takip ediyoruz” dedi.

“İstilacı pijamalı gargur artıyor sardalye ve barbun azalıyor”
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!