Genel 5 yıl önceYERALTI
-Catacombes de Paris ( )-
“Ölüm;
ben onu,
varlıkları silerken
gördüm.”
Güneşli bir Pazartesi günü…
Ayaklarım ilk defa sokağa çıkarken geriye çekiyor bedenimi. İçimde bir huzursuzluk…
Yola koyulmadan önce -belleğime çok zaman önce ekilmiş- bir şiir ilişiyor düşünceme; “Kaç günümüz varsa şunun şurasında”, “O kadar güneşimiz var”, “Her günlük hakkımızdır mutluluk” .
Şaire gülümseyip; “Ne kadar zaman yaşadık/yaşayacağız?” soruları kafamda dönüp dururken işyerine giriyorum yavaştan.
Tedirginiz. Herkesin yüzünde bir tereddüt. Nasıl birdenbire tüm yaşam şeklimizi değiştirecek şeylerle karşı karşıya kaldık. İçimiz bozuk, sözümüz yarım, notamız kırık.
Aslında tarihin dehlizlerinde insanlığın ilk çağlardan beri değişik biçimlerde karşısına defalarca çıkmış (tifo, sıtma, veba, kolera, cüzam, kuş gribi, SARS, AIDS) salgın hastalıkların birinden başka bir şey değil belki Koronavirüs süreci.
BAYRAM DENİZ’İN DUYGU YÜKÜYLE