Yeni Haberler

Deniz Edebiyatı

“SUYUN ALTINA SEYYAR KARA PARÇASIYLA DALMAK”

Suküre dünyada tek ülkeye ait tek deniz Marmara Denizi’nin üstünü adeta halı gibi kaplayan müsilajın sualtındaki canlılara verdiği zararı görüntülemek için derinlere inmeyi planlarken hayli tedirgindim. 3 aydır müsilaj sorununun sürekli gündemde tuttuğumuz için gelişmelerin hiç iç açıcı olmadığını biliyordum. Bu hassas ekosistemin üst tabakasındaki Karadeniz ile 25-30 metrede başlayan Akdeniz suyunun arasındaki müthiş dengenin zarar göreceğini düşünmek zorlu tekne yolculuğundan daha çok yordu beni.

Genel

Somalili balıkçılar neden korsan oldu? Açlık mı deniz haydutluğu mu?

Denizlerde gemilere saldıran, gemileri ele geçirip yağmalayan deniz hayduduna korsan denir. Yağma, gasp ve hırsızlık insanın uygarlaşma serüveni çerçevesinde M.Ö. 40’lı yıllardan günümüze kadar kesintisiz süregeldi. İçinde bulunduğumuz süreçte de boyut ve kimlik değiştirerek hükümranlığını sürdürmekte.

HALİT KONANÇ

Genel

Bölünen ABD’den bahsedebilir miyiz? Aret Tasciyan’dan yılların birikimi

Değerli okurlar “tarih tekerrurden ibarettir” veya “ben size söylemiştim” gibi sözleri her ne kadar da sevmezsem bazı olaylar ve gelişmeler bu sözleri bizlere hatırlatıyor. İzninizle size Deniz Kartalı gazetesinin Ekim 2018 sayfalarını hatırlatmak isterim. Orada Gökhan’ın sanat eseri niteliğindeki mizanseni ile yayınlanan “ABD İkinci İç Savaşa Doğru” başlıklı makalemde şöyle diyordum.

Genel

NEFRET KÖPRÜSÜ KEMALİYE’DE YIKILDI… Mehmet Ali Sökmen’in yaşanmışlıklarıyla

Eski adı Eğin yeni adı Kemaliye olan Erzincan’ın şirin ilçesi Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer aldı. Kemaliye tarihsel süreçte ipek ve kervan yolları üzerinde bulunan eşsiz doğal güzellikleri, kendine özgü kent dokusu , Karanlık Kanyon’u dünyadaki ilk beş derin kanyonu arasındadır. Ayrıca Fırat nehri bütün haşmetiyle ilçenin ortasından akar gider. Bu şirin ilçede Türk ve Ermeni toplumu dostça, kardeşçe huzur içinde yaşıyorlardı. Her iki toplum da birbirlerinin inançlarına son derece saygılı bayramları, paskalyaları, sünnet düğünlerini, vaftiz merasimlerini beraberce gönülden kutlarlarmış.

Genel

ADALI DERGİSİNİN YENİ SAYISI DOPDOLU MAVİLİKLER İÇERİYOR

Adalı Dergisi   Adalı Dergisi Adalar Vakfı’nın 2003 yılından beri yayınladığı İstanbul Adaları (Prens Adaları) üzerine...

Genel

TÜM ZAMANLARIN SON SÜNGERCİSİ AKSONA MEHMET

Ey Koca Deryaların Mavi Boncuğu…
Anadolu’nun kadim gelenekleriyle binyıllardır harmanlanarak geldiğin Ege’nin turkuvazı senin rengin olsun.
Sadece doğanın efendisi değil parçası olmayı öğretmedin bizlere,
Börtü böceği, yeşili maviyi, orfozu yunusu bütünleyen bir sevdayı aşıladın damarlarımıza.
Küheylan’ın arkasında bıraktığı dümen suyu
Ege’yi, Akdeniz’i, Adriyatik’i, İyon Denizi’ni hep özlediğimiz barış denizi yaparken,
Deniz kızları yoldaşın, rüzgarlar kardeşin, dalgalar kılavuzun olsun…

Genel

TCG Dumlupınar’ın ardından… Ayhan Hünalp’ın duygu yüküyle TEĞMENİM şiiri

“Dumlupınar Denizaltımız, 1953 yılında, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece su üstünde seyrederken, saat 2.10 sularında Çanakkale Boğazı’ndaki Nara Burnu açıklarında Naboland adlı bir İsveç yük gemisiyle çarpışır.

Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar’a girer.

Denizaltı öylesine hızlı batar ki içindeki 81 denizciden yalnızca 22’si kıç torpido dairesine sığınabilir.

Bu 22 kişi “Battı” şamandırasını su yüzüne fırlattır.

Güneşin doğmasıyla birlikte civarda dolaşan balıkçı tekneleri şamandırayı görür, bir gümrük motoru gelir.

Gümrük motorunun çarkçısı Selim Yoludüz, şamandıradaki ahizeyi kaldırarak kablonun öbür ucuna bağlı telefona “Alo” diye seslenir..

Denizaltıdan cevap veren Astsubay Selami Özben; elektriğin kesik, geminin sancak tarafa 15 derece yatık olduğunu söyler.

“Kıç torpido dairesinde 22 kişiyiz” der..

Selim Yoludüz, Kurtaran gemisinin geleceğini söyler.

Saat 11.00 sularında Kurtaran olay yerine gelir. 72 saat boyunca çalışmalar durmaksızın sürer fakat boğazdaki şiddetli akıntı nedeniyle tüm çabalar sonuçsuz kalır.

Artık denizaltıdakiler için umutlar kesilmiştir. Çünkü, o 22 denizcinin sığındıkları yerde sadece 72 saatlik oksijenleri vardır ve artık tükenmiştir.

Son sözleri “vatan sağolsun” olur.

Dumlupınar’da şehit olan 81 denizci her yılın 4 Nisan günü anılır. Bu tarih DENİZ ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜDÜR.

O gün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı birlikler denize çelenk bırakır, tüm deniz şehitlerini rahmet ve minnetle anarlar.

Uzun yıllardır dostum olan Gazeteci ve Televizyoncu, D-Smart Spor Kanalları Direktörü Aybars Hünalp’ın rahmetli babası Ayhan Hünalp o anları hatırlatmak ve şehitlerimizi ölümsüzleştirmek için aşağıdaki dizeleri yazar.

Mehmet ASAL
E.Dz.Kur.Kd.Albay

Genel

Son 15 Yılın En Büyük Müsilaj Patlaması

Balık sezonunun erken kapanmasına nedeni müsilaj yoğunluğu, Marmara Denizi’nin en büyük tehdidi oldu. Marmara’nın her yerinde yüzeyden görülebilen müsilaj, dalgıçların indikleri derinliklerde bile yoğun yapısıyla canlı yaşamına zarar veriyor. Prof. Dr. Yelda Aktan Turan, karasal ve sucul ekosistem bozulmasıyla artan çevre sorununun ekonomik kayıplara neden olabileceğini ve insansal etkilerin müsilajı arttırdığını söyledi. Prens Adaları etrafında dalış yapan Türk Balık Adamlar Spor Kulübü üyeleri ise derinliklerde bile yoğunlaşan maddelerin dalış turizmini olumsuz etkilediğini söyledi. Marmara Dalış Merkezi ise müsilaj kirliliğinin canlı yaşamını tehdit ettiğini gözlemledi.

Genel

DOĞAYA ÇÖP ATARSAK DÜNYAMIZ BİZLERİ SİLKELEYİP ATACAK…

Güncel Türkçe Sözlük’te “Atmak” için 33 tane, “Çöp” için 2 anlam varken, bu sözcüklerle birleşik kelimeler, fiiller, deyimler, atasözleri yaşamımızda. Her iki kelimede de Genç Türkçesiyle “Ezik” bir mana, ezikleyici bir durum var. İstenilmeyen bir şeyi kendi malımız olmaktan çıkardığımızda, bir yöne fırlattığımızda, değerini eksilttiğimizde, terk ettiğimizde çöp mü olur? Yararsız, pis veya zararlı olduğu için atılan ufak tefek şeylerin hepsi, gübür mü olur? Atıyor olmak, atmak, çöpe gitmek bu kadar basit midir? Kesinlikle hayır. Atmamalı ve çöpümüz nedir diye iyi bilmeliyiz.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Genel

ANA CADDEDE ÖLÜM VE YAŞAM…UNUTMAYALIM SON ÖLEN UMUT OLUR

Dünyayı ve ülkemizi saran pandemi olanca hızıyla sürüyor. Can kayıpları hızla artmaya devam ediyor. Virüs kılık değiştirerek saldırıyor. Hayat şartları gitgide zorlaşıyor. Ekonomik koşullar ağırlaşıyor ve bütün toplumların ruh sağlığı buna paralel olarak süratle bozuluyor. Bu kadar olumsuz şartların bir arada olmasına rağmen hayat devam etmek zorunda şüphesiz. Dış dünyamızda yaşanan bütün bu olumsuzlukları dengelemek için iç dünyamızı zenginleştirmek gerektiği düşüncesindeyim. Bunun için “çaba göstermemiz” şart. Unutmayalım ve her zaman hatırlayalım; “En son ümit(umut) ölürmüş…”

KAPTAN TALİP ÖZCENGİZ-KAHVE MOLASI







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!