
ABD BLÖFÜNE KİMSE İNANMIYOR
İran’ın Hürmüz Boğazı’nın içerisinde iki deniz üssü ve İmam Hüseyin Birinci Deniz Komando Tugayı bulunmaktadır. Bu üsler sırasıyla Birinci Deniz Bölgesi (İmamet) ve İkinci Deniz Bölgesi Velayet-i NEDACA olarak sıralanmaktadır. ABD, savaşın ilk on gününde İran Deniz Kuvvetleri’nin büyük ölçüde yok edildiğini iddia etmiştir. Fakat ABD’nin bu iddialarının yanında İran’ın füze kapasitesinin yüzde 70’ini yok ettiğini öne sürmektedir. Ancak bu iddialar bir dezenformasyon savaşının bir diğer boyutu olarak değerlendirilebilir. Çünkü İran’ın füze kapasitesi 1 aydan beri İsrail ve bölgede yer alan ABD üslerine saldırı düzenleyebilmektedir. İran’ın iki önemli deniz-hava üssünden biri olan “Birinci Deniz Bölgesi” (İmamet) Bender-Abbas şehrinde bulunmaktadır. ABD’nin yayınladığı uydu görüntülerinde bu üssün yok edildiği öne sürülmüştür. Ancak Washington yönetimi bile üslerde oluşan zararın ne kadar büyük olduğunu öngörememiştir.

İran asimetrik savaş taktikleri uyguluyor
İran’ın deniz kuvvetleri hasar aldığı halde İran asimetrik savaş konseptine uygun bir şekilde savaşmaktadır. ABD’nin 2003 yılında Irak işgalinde en az 150 bin asker bölgeye konuşlandırmıştır. ABD’nin İran’ı tamamen işgali için 150 bin sayısının iki üç katı bir askeri güce ihtiyaç duymaktadır. İran, Irak’tan 3.7 ile 4 kat yüzölçümü olarak daha büyük, coğrafi özellikleri engebeli ve dağlık bir yapı ve nüfus bakımından 2003 Irak’ından 3 kat büyüklüğünde bir ülkedir. Pentagon dahil İran’ın işgal senaryolarını tartışmakta ancak ülkenin karadan işgalinin mümkün olmadığını ifade etmektedirler. 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaşta ABD ve İsrail, İran’ın Hürmüz Boğazı girişindeki adalara çıkarma yapma olasılığı vardır.

Stratejik iki ada
Keşm ve Larak adaları İran’ın en stratejik adalarından biridir. Bu adalarda, İran’ın radar ve lojistik altyapısı olduğu bilinmektedir. Bir diğer stratejik konumda bulunan Abu Musa, Küçük ve Büyük Tunb adaları Hürmüz’ün tam girişinde yer alması adalarda oluşacak bir çatışma doğrudan enerji sevkiyatının sekteye uğratabilir. Dolayısıyla Trump’ın başlattığı bu savaşın bir kumardan farksız olduğunu söylemeliyiz. İran’ın füze gücü sahilden karaya çıkmak isteyen ABD’nin deniz piyadelerine karşı caydırıcılığı hala devam etmektedir. Basra Körfezi’nin sığ yapısı ABD’nin körfezden müdahalesini zorlaştıran başlıca etkenlerden biri olmaktadır. Özellikle, ABD ordusundaki büyük destroyerlerin bölgeye sevkiyatını zorlaştıracağı gibi İran ordusunun envanterinde bulunan kıyı seyir füzeleri ABD Deniz piyadelerine angaje olabilir. Hürmüz Boğazı’nda açılan deniz cephesi, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın en kırılgan ve en yüksek risk içeren hattını oluşturmaktadır.

Arabulucuk çağrısı yanıt bulacak mı?
Özellikle, Basra Körfezi’nden çıkan petrol ve doğalgazın Dünya’da petrol arzının yüzde 20’i ve doğalgaz sevkiyatının yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçmektedir. ABD’nin İran’ı olası işgal harekatı oldukça maliyetli ve küresel sistemi ciddi bir zarara uğratacaktır. Şimdiden birçok ülke sağduyu çağrısı yapmaktadır. Başta Türkiye ve Pakistan İran ABD/ İsrail Savaşı’nın durması yönünde arabuluculuk yapmaktadır. Kısacası, İran’ın ABD tarafından işgali stratejik olarak Pandora’nın kutusunu açacağı gibi. Çin ve Rusya’nın da stratejik müttefikleri olan İran’a yardım etmesine neden olabilmesi mümkündür.
ALİ TAMAHKAR- JEOPOLİTİĞİN AYNASI
Kaynakça
https://www.reuters.com/world/asia-pacific/yemens-houthis-enter-iran-war-with-attacks-israel-while-us-marines-arrive-region-2026-03-28/?utm_source=chatgpt.com [Erişim Tarihi: 29.03.2026].
https://seanews.ir/47630/ [Erişim Tarihi: 29.03.2026].

























Yorumlar kapalı.