Son Gelişmeler

Yeni Haberler

Genel

DENİZ ÇAĞI…

Tarihte, özellikle Barbaros Hayrettin Paşa döneminde denizde çok büyük başarılara imza atmış olan Türkler, aynı zamanda Çeşme, Sinop ve Navarin felaketlerini de yaşamıştır. Türkler 20. yüzyıla Abdülhamit’in inanılmaz basiretsizliği ve vehmi yüzünden donanmasız girdi. Eşsiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük dehasıyla donanmaya önem vermesine rağmen, Atatürk döneminden sonra uzun müddet donanma yine sahipsiz kaldı. Millî harp sanayinin gelişmesi ve göz kamaştırıcı MİLGEM’le Türk Donanması dünya donanmaları içinde seçkin bir yere sahip oldu.

Genel

TCG Anadolu…

TCG Anadolu…

Onun adı Anadolu… TCG Anadolu… Tam adıyla TCG Anadolu L-400…

Türk Deniz Kuvvetleri’nin en yeni gözbebeği… İlk sac kesiminin yapıldığı 30 Nisan 2016’dan itibaren milletçe dört gözle beklediğimiz ve 2022’nin ilk aylarında kahraman Türk Deniz Kuvvetleri envanterine girmesini iple çektiğimiz gururumuz…

O… TCG Anadolu… “Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi…” Ya da halk arasında bilindiği şekliyle “küçük uçak gemisi…”

O…
%60 yerlilik oranına… 27.436 ton deplasmana… 231,82 metre uzunluğa… 202 metre uçuş güvertesi uzunluğuna… 27,5 metre derinliğe… 32 metre genişliğe… 58 metre yüksekliğe… 21,2 knot azami hıza… 9.000 nm menzile… 12 derece eğimli kalkış rampasına… 5.440 m2 güverte, 1.165 m2 dok, 900 m2 hangar, 1.410 m2 ağır yük garajı, 1.880 m2 hafif yük garajı alanlarına sahip…

Vurucu gücü…
Tam teçhizatlı 8 helikopter… 6 uçak… 30-50 arası konuşlandırılabilen ve operasyonlarda aynı anda 10’u kullanılabilecek olan SİHA… 5 adet 25 mm’lik “Stop”… 4 adet 12,7 mm’lik “Stamp”… 2 adet “Phalanx” Block 1B hava savunma sistemi… 1 adet RAM/GM silah sistemlerinden oluşan…

Tam teçhizatlı bir taburu amfibi harekât için intikal ettirme kabiliyetine sahip…
6 iniş rampası ve 1 uçuş alanı olan…

Ameliyathane, yoğun bakım üniteleri, enfeksiyon odaları, diş tedavi üniteleri ve röntgen odalarından oluşan 30 yatak kapasiteli tam teşekküllü bir hastaneye sahip ve gerektiği zaman “Hastane Gemisi” olarak da hizmet verebilecek donanımı olan…

Tüm bu üstün özellikleri sayesinde kıtalararası görevlere çıkmaya elverişli…

Dikey iniş ve kısa mesafede kalkış yapabilen taktik harp uçaklarının konuşlanabilmesi sayesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesel güç aktarım kabiliyetini, orta ölçekli küresel güç aktarımına çevirebilecek…

Bir, Türkiye Cumhuriyeti Gemisi…

Genel

DENİZCİLEŞEN TOPLUMA ÇIMARİVA

Türk denizciliğinin gelişmesi ve toplumun denizcileşmesi için çaba sarf eden isimlerden Mehmet Semih Nane, deniz kültürüne yönelik yazılarıyla artık www.denizkartali.com’da yer alıyor. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezuniyetinin ardından Menta Tarım İlaçları Limited Şirketi’ni kurarak ‘Menta’ markasını oluşturan Nane, pek çok sivil toplum kuruluşu üyeliğinin yanı sıra Hamit Naci Mavi Vatan Vakfı Mütevelli Heyeti üyeliği görevini de sürdürüyor. Yüzlerce makale ve 6 kitap yazan Mehmet Semih Nane, Türk donanmasının 600 yıllık selamlama geleneği olan ÇİMARİVA ismini verdiği köşesinden denizcilik, uluslararası ilişkiler ve uluslararası jeopolitika gibi konularda yazacak.

Genel

Uzunada’daki Balıkçı Ailesinin Hikayesi…. Kaptan Uluç Hanhan’dan Kitap Analizi

Uzunada ile ilgili kitaplara göz atıldığında karşımıza ilk çıkan kitap, 1940’da İzmirli Levanten Edmund H. Giraud’un yazdığı “Days off with gun, rod and yacht around İzmir, Turkey”dir. Giraud kitabının bir bölümünde Uzunada ile ilgili ilk defa kitabında şöyle der: “1910 yılında İzmir Körfezi girişinde yer alan Uzunada’da ailem için bir ev inşa ettirdim ve aynı günlerde 34 fitlik kamaralı bir motoryat olan “Helen May”i Thornycrofts Tersanesi’ne sipariş ettim.” Giraud kitabında adada geçen günlerini, yaptığı yat gezilerini, kara ve deniz avlarını anlatır. Ada özelinde Birinci Dünya Savaşı’nın arka planında, geçirdiği yılları anlatır. 1922’den sonra ada ile ilişkisi sona erer. Kitabın Uzunada ile ilgili bölümleri 2017 yılında yayımlanan “Bir Zamanlar Uzunada” adlı kitabımda yer almıştı.

Genel

ARKASINDA İZ BIRAKAN İSİM ATİLLA ORAL’I KAYBETTİK

Ülkemizde serbest araştırmacılığın en başarılı isimlerinden Atilla Oral tedavi gördüğü kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti. Karamürsel’de doğan, Hereke’de büyüyen serbest araştırmacı ve yazar Atilla Oral ardından pek çok eser bıraktı. Oral, İstanbul’u işgal eden İngiliz ordusunun generali Harington’u anlatan araştırma kitabı bir dönemi aydınlatırken, silah ve savunma sanayimizin mihenk taşı Nuri Killigil araştırması büyük yankı uyandırmıştı.

Genel

KUTUP BUZULLARI VE OLASI FELAKETLER… LEVENT AKSON ANALİZİ

Sonsuz evrende adına DÜNYA denilen bir gezegen.
Bu gezegende içinde bulunduğumuz yüzyılda gün yok ki insanoğlu gözünü bir felaket ve olası sonuçları olmadan açsın.
Seller, su taşkınları, aşırı sıcaklar, fırtınalar, depremler, hortumlar ve yangınlar doğal afet olarak verilmekte, görsel medyada felaketin sonuçları ve insanların çaresizliği kare kare gözler önüne serilmektedir.
Doğal afet olarak verilen bu felaketler asla doğal afet değildir, hepsi birer yapay afettir ve küresel iklim değişikliğini önemsemeyen insanoğlunun bundan böyle sıkça karşılaşacağı olası sonuçlarıdır.
İnsan kaynaklı iklim değişikliği, fosil yakıtların yakılması, sanayi süreçleri ve ormansızlaşma gibi çeşitli insan etkinlikleri yüzünden, önemli sera gazlarının atmosferde birikimleri, doğal sera etkisinin kuvvetlenmesine neden olur.
İnsan kaynaklı küresel iklim değişikliği ve küresel ısınmanın kutuplar üzerinde olumsuz etkilerini anlayabilmek için öncelikle konunun teorisinin çok iyi algılanması gerekmektedir.

İklim nedir?

Genel

Denizler Kitapevi’nin Ardından.. Kaptan Talip Özcengiz duygu yüküyle

“Denizler Kitabevi’nin kapanacağını duyduğumda önce çok üzüldüğümü düşündüm. Hatta çok üzgünüm diye yazdım dostlarıma. Bir yüzümü yıkasam mı dedim aynaya. Öyle bir baktım ki kendime yüzümü yıkadığım aynaya ve öyle bir bakmışım ki aynı aynaya, musluğa doğru bir izdiham oldu geri kaçışan sulardan. Bir kale daha yıkıldı sanıyordum ülkemde. Kendini havluya kurulayan gözyaşlarımdan, şunları yazmışlar o aynaya, o aynı aynaya, satır satır, harf harf, harflerden boynumu vuran, işte tam şu satırdı, gerisi buhar olup gitti.

Sarı Paşa”nın ülkesinde ‘Yeniden yapılmak için yıkılır sadece kaleler’ yazmışlar, yazmışlar gözümün alabildiğine, dudaklarıyla ve en çok da üzerinden şıp şıp yürek damlayan kanlarıyla. Gözümün alabildiğine olmuş bunlar. Gönlümün alabildiğine, inan olsun, benim bile gücüm yetmiyor şu an.”

KAPTAN TALİP ÖZCENGİZ

Genel

Genç gazeteciye güvenlik engeli. Basın özgürdür, susturulamaz!

Tek görevi doğru ve en kısa sürede halkı bilgilendirmek olan basın mensuplarına görevini yapmalarını engellemek halka en büyük saygısızlıktır. Taşova’da görevini yapmak isteyen genç gazeteci kardeşimize Devlet Hastanesinde görevini yapmasını engelleyen müdahaleyi şiddetle kınıyoruz.

Genel

BEN JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL FIRKATEYNİ… BENİ UNUTMAYIN

Sultan Abdülmecid’in saltanat yılları,
1854’te sipariş verildim.
1855’te kızağa konuldum.
1863’te denize indirildim.
İstanbul’un sularına doğduğumda tahtta Sultan Abdülaziz vardı.
Hep bunlar İstanbul Tersane-i Amire’de gerçekleşti.
1864’te makine ve kazan donatımı için Londra’ya gittim, orada bir yıl kaldım.
1865’te Portsmouth’dan doğduğum denizlere doğru yola çıktım. Yanımda Kosova ve Hüdavendigar da vardı.
Eve dönerken Cherbourg, Toulon ve bazı İspanyol limanlarına uğradık.
İstanbul’a varınca Osmanlı Donanması’na katıldım, Girit isyanını bastırmak için Girit harekâtına katıldım, bir süre Dolmabahçe Sarayı önünde demirli kaldıktan sonra beni Haliç’e kapadılar.

Alternatif Enerji Arayışı

PORTAKAL ÇİÇEĞİ… Talip Kaptan’dan Pazar Günü Şiiri

  Bahar Adama hem çelme takar Hem de tökezlediğinde Kolunun altından tutar Nasıl bir şey bu...







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!