Yeni Haberler

Genel

GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ Mİ?… ABD’DE DEMURRAGE/DETENTION UYGULAMALARI

Konteyner navlunlarının 2021 ve 2022’nin ilk yarısında tavan yaptığı bir donemde özellikle ABD Limanlarında Demurrage ve Detention maliyetleri de zirve yapmış ve etkileri son tüketicilere olumsuz yönde yansımıştır. Bu yansıma o denli etkili oldu ki Başkan Biden duruma el koymak zorunda kaldı ve Meclis ve Senato’dan Demurrage / Detention uygulamalarınI kısıtlayan kanunlar geçirdi. Başkan bu sorunu doğru mu yorumladı aldığı kararlar denizcilik ve hukuk açısından doğru uygulamalar mıydı, gerçek sorunu halledici doğrultuda alınmış bir karar mıydı tartışmasına girmeden konuya bir nebze olsun uzak olan okuyucularımız için Konteyner taşımalarında Demurrage ve Detention terimlerinin anlamlarına değinmek isterim; çünkü bu iki terim Konteyner taşımacılığında hayati önem taşıyan çok önemli terimlerdir. Demurrage, alıcının kendine gelen hamuleyi (burada konteyneri) kendine tanınan zaman süresi içinde limandan çekmediği takdirde taşıyıcı tarafından tahakkuk ettirilen cezai bir ücrettir.

Genel

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NDAKİ GAZİ TİCARET GEMİLERİMİZ

Bir ülkenin deniz gücünü tanımlarken sanırım buna en iyi örnek 20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’dır diyebilirim. Bu harekât Kore Savaşı’nı saymazsak Cumhuriyetin ilanından 51 yıl sonra, ülkemizin askeri gücünü denizaşırı bir toprak parçasına; Kıbrıs’a aktararak, Kıbrıslı Türkleri, Rum ve Yunan ikilisinin mezaliminden kurtarmış ve onlara bağımsızlığı sağlamıştır. Türkiye bu operasyonu garantör ülke statüsü ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerini kullanarak gerçekleştirmiştir. Denizgücü sözcüğüne geri döndüğümüzde karşımıza Türk Deniz Kuvvetleri ve ticaret filosu gemilerinin ortaklaşa görev yapması anlaşılmalıdır. Deniz gücü, donanma gücünden çok fazla bir şeydir. Deniz gücünün içine, sadece savaş gemileri değil ticari filosu gemileri ve kuvvetli bir anavatan girer. Deniz gücü, bir milletin deniz üstünde veya deniz yoluyla büyüklüğünü mümkün kılan, her şeyi içine alan geniş bir konudur. Bu makalede, harekâtta yer alan ticaret gemilerine yer verilecektir.

Genel

BAĞIMSIZLIK DENİZDE BAŞLAR DENİZDE BİTER… MÜMİN KIR YORUMLADI

Günümüzde; iğneden ipliğe, iç çamaşırımızdan dış giysimize, yediğimizden içtiğimize, aracımızdan cihazımıza, her türlü teknolojik üründen, ekmek yaptığımız buğdayımıza kadar yaşamımızın vazgeçilmezleri arasında bulunan ve aklımıza gelen her şeyin ama her şeyin %80’i yani ihracat ve ithalatı kapsayan dünya ticaretinin %80’den fazlası deniz yoluyla, deniz ulaştırması ile sağlanmaktadır. Ayrıca ülkelerin stratejik güvenliğinin çok önemli bir bölümü de denizlerde veya denizlerden sağlanmaktadır.
Çok uzatmayacağım, deniz nedir biliyor musunuz? Tabii ki biliyorsunuz ama yine de unutanlara veya bilmeyenlere hatırlatalım. Deniz; egemenliktir, ekmektir, sudur, hayattır, onurdur, prestijdir, güvenliktir, medeniyettir, deniz her şeydir.
O halde, kim ki denizlerinizle uğraşıyorsa ona/onlara çok dikkat edin ve kim ki denizcilerinizle uğraşıyorsa ona/onlara iki defa çok dikkat edin, zira üçüncüsü zaten olmaz.

Genel

DENİZCİ OLABİLMEK…İKİ ÇİFTE DOKUNUŞUYLA

Denizci olmak, benim için çok uzun yıllar süresince sahilde, gülen yüzümü karartmadan, dimdik eşimin yolunu beklemek demekdi. Hiç haberleşmeden birbirimize tam güvenle ve tam iyimserlikle; yaşam nehri önünüze ne beklenmedik engel çıkarırsa çıkarsın, işleri yoluna koyma azminde, kararlılığında basiretle durabilmeyi sürdürmek demekdi. Eşim denizde tüm vatanımız için tüm benliği ile görevinin başındayken, ben de tüm benliğimle denizcinin limana dönüşünde halatı atacağı iskeledeki baba olarak sapasağlam durabilmekten gurur duyardım.

Genel

İsyan ediyorum; kahramanlarımız neden sahipsiz?

Başlarken: Değerli okurlar, birazdan okuyacağınız“Kıbrıs’ta kahrolduğum an” isimli makalemi 25 Şubat 2020 tarihinde yayımlamıştım. Daha sonra 17 Eylül 2020 ve 20 Temmuz 2021 tarihlerinde giriş kısmına küçük ilaveler yaparak iki defa daha yayımladım. Okumakta olduğunuz bu küçük açıklamayla birlikte bu makalemi dördüncü defa yayımlamış oluyorum.

1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’mız ve birkaç hafta sonra 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı’mızın yıl dönümü olması vesilesiyle yazıyı bir defa daha okurlara sunmak istedim.
Aziz Cumhurbaşkanım Rauf Denktaş’ın muazzep edilen ruhu huzura kavuşturuluncaya kadar gerekirse onlarca defa daha bu yazıyı yayımlayacağım.

3 Temmuz 2022

Genel

MOSKOVADAN BİLDİRİYORUM…CEM KIRAN DENİZ KARTALI’NDA

Denizleri seven ve ufkunu geliştirmek için Deniz Kartalı haber portalına değer veren değerli okuyucularına, dünya tarafından görülmek istenmeyen, hep kötü haberleri ile karşımıza çıkarılan Rusya ve onun kalbi olan Moskova’dan selamlar olsun. 2017 yılından bu yana, büyük Türk milletinin merak edeceği pek çok konuyu kameramla Rusya’dan sizlere aktarmaya çalışıyorum.Rusça bildiğim için Rus kaynaklarından edindiğim tüm bilgilerle araştırmasını yaptığım yüzlerce görselle bu bilgileri birleştiriyorum. Ulusumuzun yanı başımızda olan dünyanın en büyük toprak ve kaynaklarına sahip Rusya’yı tabiri caizse önünüze getiriyorum. Burada bulunmama sebep olan Deniz Kartalı kurucusu Sevgili Gökhan Karakaş’a huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Genel

İftihar kaynağımız MİLGEM’in doğuş öyküsü

İftihar kaynağımız MİLGEM’in doğuş öyküsü   İnsanı insan yapan hasletler vardır. Bunların bazıları doğuştan gelen kişilik...

Genel

MİLLİ ORDU

Sivil ve sade bir Türk vatandaşı olarak, ülkemizin millî menfaatleri ve millî güvenliği hususlarında izlenmesi gereken siyasetlerle ilgili kafa yoruyor ve düşüncelerimi yazılarım vasıtasıyla kamuoyuna aktarıyorum.
Asker kökenli ve konunun “meslekten” uzmanı olmadığım için, özellikle millî güvenlik konularında doğru ve açık kaynakları takip ederek bilgilenmeye çalışıyorum.

NATO konusu askerî ve siyasî bir ihtisas alanı olduğundan, işin askerî tarafını pek çok farklı kaynak okumalarıyla irdelerken, çok güvendiğim ve değer verdiğim bazı komutanlarımızın görüşlerinden de yararlanıyorum.

NATO bağlamında değerlendirmek istediğim Millî Ordu konusunda, mevcut bilgi ve görüşlerimi daha da derinleştirmek açısından çok kıymetli iki komutanımızı telefonla arayarak görüşlerini aldım.
Her ikisinden de müsaade aldığım için, yazı içinde görüşlerini aktaracağım.

Genel

NATO’dan çıkmalı mıyız? Mehmet S. Nane’nin kaleminden

NATO’dan çıkmalı mıyız?

Başlarken: Böyle önemli ve hacimli bir konuyu bir makalenin sınırları içerisinde tutmak hakikaten çok güç. Elimden gelen en sade biçimde yazmaya gayret edeceğim. Tarihsel arka plana girmeyeceğim. Ayrıca pek çok konuyu kısaltmak ya da hiç yer vermemek yöntemini benimseyeceğim. Yine de uzunca bir yazı olacağını tahmin ediyorum. Umarım ilgiyle okursunuz.
***
Mersin’in sıcağı ve özellikle nemi olanca boğuculuğuyla üzerimize çökmeye başladığı için, hafta sonları eğer zorunlu değilse evden dışarı adım atmıyorum.
Geçtiğimiz hafta sonunu evde geçirirken, bir ara, namuslu ve vicdanlı gerçek bir aydın olan sevgili yeğenim Mert’le (Özge) telefonda oldukça doyurucu bir sohbet yaptım.
Birazdan okuyacağınız yazıya bu verimli sohbetin ilhamıyla başlıyorum.
***

Genel

BALIKÇILIK SAHİBİNİ ARIYOR…ÖMER FARUK KARA KALEMİNDEN

Balıkçılık Küresel Bir Meslek Dalıdır.

Ulu önder Atatürk’ün önemli söylemlerinden biri de “ Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir” tanımlamasıdır. Günümüz iktidarı dâhil gelmiş geçmiş iktidarlar insanların var olduğu süreçten günümüze intikal eden balıkçılığı çok ilginçtir; bir meslek olarak görmemişlerdir. Buna karşın son yüzyıl içerisinde kapıcılık diye bir meslek grubu yokken günümüzde “apartman yönetimi” adı altında bir meslek grubu oluşturulmuştur. Bu kişiler genelde kırsal kesimde toprağa bağlı üretici/çiftçi iken, şehirde tüketici olmuşlardır. Günümüzde Cumhuriyet kapıcıların kimsesi olurken, Türkiye‘yi yönetenler çok önemli yaşamsal, projesi sonsuz, protein açısından zengin bir besin kaynağı olan sucul canlıları, doğadan avcılıkla veya kültüre alarak yetiştiricilik yoluyla üreten balıkçıyı, meslek kabul etmeyip, tarım sektörü içinde çiftçi olarak görmüştür.

Şüphesiz bu görüşü benimseyen ve balıkçılığı kendi siyasi emel ve devamlılıklarının hanesinde barındırmak isteyen “Tarım ve Orman Bakanlığı” kendi uzmanlık alanlarında saygın bir meslek grubu olmalarına rağmen, balıkçılığın tarım statüsünde kalmasında ısrarcı olmaları, kamuda ve halk arasında saygınlıklarına gölge düşürdüğü yadsınamaz.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!