Yeni Haberler

Genel

SALTANATTAN CUMHURİYETE BİR ASIR

“Saltanatı kaldırmak, Osmanlı devrine son vermekti. Eski devlet artık bir geçmiş zaman hatırası idi.

1922 Sonunda yeni bir devrin eşiğindeyiz. Fakat bu yeni devir, henüz Mustafa Kemal’in bir sırrıdır. Cumhuriyet kelimesi, 1923 Nisan’ında ilan olunan Halk Fırkası umdeleri arasında bile yoktur. Bağlı olduğu limandan ayrılmış bir geminin içindeyiz. Enginlere doğru uzaklaşıyoruz. Fakat nereye varmak için? Bunu yalnız kaptan köprüsündeki (köprüüstü) adam biliyor. Halk yolcuları şevk içinde türkü çağırmaktadırlar. Onların içinde tek bir şey var: Bu adama inanmak! Bu adam onlar için kader gibi bir şey.” diye anlatıyordu Falih Rıfkı ATAY “Çankaya” isimli kitabında, o yılları.

Bilim-Teknik

KUZEY KUTBUNA BAKMAK SVALBARD’I ANLAMAK

Kuzey kutbu’nun enerji ve doğal zenginlik kaynağı olduğunun farkına varılması üzerine pek çok ülke araştırmalarını yoğunlaştırmıştı. TBMM Dışişleri Komisyonu, son toplantısında, Spitsbergen (Svalbard) ile ilgili olarak “9 Şubat 1920’de Paris’te İmzalanan Anlaşmaya Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi” kabul etmişti. Türkiye’nin resmen Svalbard Anlaşması’na taraf olmasıyla birlikte neler kazandığımızı ve gelecekte Türk halkını bekleyenleri Akademisyen ve Norveç eski Askeri Ateşesi Barbaros Büyüksağnak, 2018 yılında www.denizkartali.com için kaleme almıştı. İklim değişikliği ve enerji sorunuyla birlikte Arktik bölge’nin önemine vurgu yapmayı amaçlıyoruz.

Genel

BENİ GÖRMEK DEMEK

Saygıdeğer büyüklerim, sevgili arkadaşlarım kardeşlerim, kıymetli hanımefendiler, beyefendiler, yüreklerinde Atatürk sevgisi, fikirlerinde Atatürk düşüncesi, umutlarında aydınlık yarınlar taşıyanlar ve Deniz Kartalı gazetesinin seçkin okuyucuları.

Genel

İŞGALDEN KURTULUŞA İSTANBUL VE AH O DENİZCİLER

Zamanında bütün deniz kuruluşlarının ve mühimmat depoları ile gemi inşa tezgahlarımızın İstanbul’a toplanmasındaki sakınca, bu savaş sırasında tamamen açığa çıkmıştır. Düşmanın kuşatmasına ve sahip olduğu deniz kuvvetlerine karşın, deniz kuvvetleri mensuplarımız birkaç gemi ile harikalar yaratarak hiçbir şey kaybetmeden deniz ulaştırmasını sağlamış, değerli görevler yapmışlardır.

Genel

BİLİNMEYENLERİYLE ERTUĞRUL FACİASI…MÜMİN KIR ARAŞTIRDI…

Rumî 1304 (1889) senesi şubat ayının ilk gecesiydi. O gece Yıldız Sarayı’nda Çit Köşkü’nün salonunda oturmuş üç kişi tatlı tatlı konuşmaktaydı.
Konuşanlardan biri Sultan Abdülhamid’di. Karşısındakiler de kendisinin süt kardeşi ve Esvapçıbaşısı İsmet bey ile, Feraseti Şerifevekili Seyid Hacı Mahmud Esad Efendiydi. Esad efendi, Türkistan’dan gelen hacıların makam-ı hilafete bağlılıklarını destekleyecek sözler söylerken, Sultan Abdülhamid birdenbire onun sözünü kesmişti:
Bakınız efendi! Aklıma ne geldi, demişti.
Esad efendi ile İsmet Bey kulaklarını bütün dikkatleriyle Sultan Abdülhamid’e çevirmişlerdi.
Sultan Abdülhamid sigarasından derin bir nefes ve kahvesinden de uzun bir yudum çektikten sonra, sözüne devam etmişti: …
Ertesi gün, Sultan Abdülhamid saraydaki dairesine çıkar çıkmaz ilk iş olarak:
“Çabuk sadrazamı çağırın”

emrini vermişti…

Genel

RUSYA’DA BAŞARIYI YAKALAYAN TÜRK: DENEMEKTEN KORKMA BAŞARIYI YAKALA

Ülkemizde son yıllarda bir moda başladı, ülkeyi terk edip, bambaşka ufuklarda kariyere devam etmek !

Bu ne kadar sağlıklı bir düşüncedir ve ülkemize neler getirip, götürür ona sosyologlar karar versin fakat ortada bir gerçek var; o gerçek de, süper yetenekli insanlarımızın ülkemiz basını tarafından onure edilmeyip, görmezden gelinmesi.

Evet, bugün siz değerli “Deniz Kartalı” okuyucularına bir Türk’den bahsedeceğim, bu kişi öyle alelade bir kişi değil !

Genel

URAL DAĞLARI’NDAKİ TÜRKLER. BAŞKURTİSTAN İZLENİMLERİ..CEM KIRAN YAZDI

Türklerin geldiği toprakları ülkemizde pek az kişi bilir, bilenlerin bir kısmıda bu konuyu ajite ederek, Rusya’nın...

Genel

KÜREK SPORU İLE KİŞİSEL GELİŞİM: ROWERMIND..ASLIHAN DİZDAROĞLU YAZDI

Mindfulness son yılların popüler kavramlarından biri olarak yaşamımızda. Türkçeye genellikle farkındalık olarak tercüme ediliyor. Farkında mıyız? Neyin, ne kadar farkında olmalıyız? Farkında olmamak kendimizle mi ilgili? yoksa kendimiz dışındaki her şeye karşı bir sorun mu? Bu sorunun boyutu saygı, nezaket, özen, şefkat, affetmek, kabul etmek gibi çok boyutlu bir prizma ya da sabır küpü gibi elimizde değiştirdiğimiz bir konu mu?

Genel

CAFER KAPTANIN ARDINDAN… BU ACI KAYIP ARAŞTIRILMALI VE NEDENLERİ BULUNMALI

Kılavuz kaptanların ne denli zor şartlarda sürdürdükleri görevleri ve özellikle gemiye iniş çıkış manevralarında hayatlarını kaybedebilecekleri uzun süredir denizcilik kamouyunu meşgul etse de kesin bir çözüm üretilemiyor. Denizcilik sektörünün tüm paydaşları deniz insanlarının yıpranma hakkının geri gelmesinin zorunlu olduğunun altını çizerken kılavuz kaptanların iş güvenliğinin sağlanmasının hayati önem derecesinde gereksinim olduğunu savunuyor. Camiayı üzen son olay Yalova’da meydana gelirken İTÜ Denizcilik Fakültesi 1981 mezunu başarılı ve sevilen bir kılavuz kaptanın hayatını kaybetmesiyle yaşandı. Çiftlikköy gemi demirleme sahasında Alhena adlı gemiye yanaştığı sırada Yalova Pilot 2 isimli botta bulunan kılavuz kaptan Cafer Kıribrahim, dengesini kaybederek denize düştü. Deniz polisinin ilk müdahalesine rağmen Kıribrahim, 112 acil servis ekipleri tarafından kaldırıldığı Yalova Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Kaptan Cafer Kıribrahim’in cenazesi bugün (19 Temmuz) İkindi namazının ardından Karacaahmet Şakirin Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Denizcilik camiasını yasa boğan ve soru işaretlerini tekrar gündeme getiren kaybın ardından 3 deneyimli kaptan değerli görüşlerini paylaştı.

Genel

YUNANİSTAN’IN ANADOLU’DA İŞİ NEYDİ?

Bizim, Anadolu’da işimiz neydi? Biz yabancı devletlere alet olduk. Sizden de, bizden de bunca insan öldü. Sonunda ne oldu. İşte, bugün kardeşiz. Hata idi Anadolu hareketi… Hem de muazzam bir hata bu savaş gereksiz bir savaştı.
Yunan General Trikopis…

Kurtuluş Savaşımız ile ilgili hafızamı tazelerken aşağıdaki sorular hep ilgimi çekmiştir. Ancak bu soruları 10-15 sayfa içerisinde özetlemek de o kadar zor ki. Biraz vakit bulup/ayırarak bu konularda hazırlanmış 13 ayrı Doktora/Yüksek Lisans tezini inceleyerek nispeten özet bir doküman hazırlamaya çalıştım. Cevap aradığım sorular şunlardı:
– Yunanlılar I. Dünya Savaşına katılmadığı halde nasıl olup da biten bir savaştan sonra Anadolu’yu İşgale ve Türkleri katletmeye girişebilirdi?
– Yunanistan böyle bir hareketi tek başına ve kendi inisiyatifi ile yapmış olabilir miydi?
– Yunanistan’a destek veren ülkeler Türk’lerin katledilmesine nasıl böyle seyirci kalabilirdi? Türklerden bu nefretin sebebi neydi?
– Osmanlı’nın Kuruluşundan günümüze Dış Politika’ da bu kadar yalnız kalma sebebi ne olabilirdi?
– Yunanistan’ın bağımsızlık ilanı ve sonrasında Osmanlı’nın hataları var mıydı? Neydi bunlar? Bir Balyoz benzeri Olay geçmişte de yaşanmış mıydı?
Bu soruların hepsine tam olarak cevap verebilmek oldukça zor. Ancak yine de elimden geldiğince ve okuyucuyu sıkmayacak şekilde 10-15 sayfa içerisinde hazırlamaya çalıştım.

Umarım hayal kırıklığı yaşatmam sizlere.
Saygılarımla. Mehmet ASAL







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!