Son Gelişmeler

Yeni Haberler

Genel

TRANSPASİFİK YEŞİL DENİZCİLİK KORİDORU: YEŞİL ROTALAR

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (United Nations Framework Convention on Climate Change, UNFCCC), Birleşmiş Milletler öncülüğünde imzalanan küresel ısınmaya yönelik hükümetler arası ilk çevre sözleşmesidir. Sözleşme; insan kaynaklı çevresel kirliliklerin iklim üzerinde tehlikeli etkileri olduğunu kabul ederek atmosferdeki sera gazı oranlarını düşürmeyi ve bu gazların olumsuz etkilerini en aza indirerek belli bir seviyede tutmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda genel ilkeler, eylem stratejileri ve ülkelerin yükümlülüklerini düzenlemektedir. Sözleşme; hükümetler arası düzeyde iklim değişikliğine yönelik ilk çevre mutabakatı olmasıyla önemli olsa da yaptırım gücü zayıftır, taraf ülkeler iyi niyet düzeyinde sözleşmeyi desteklemişlerdir. Bu sözleşme kapsamında 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü daha somut hedefler içermektedir.

MÜMİN KIR YAZDI…

Genel

KLASİK TEKNELER BULUŞMASI VE TÜRKİYE’DE TEKNE RESTORASYONU

Merhaba kıymetli Deniz Kartalı okuyucuları.
Bundan sonra ben de Rüzgar Yakası isimli köşem ile Deniz Kartalı platformunda yer alacağım. Bu köşede sizlere denizcilik, klasik tekneler, klasik tekne restorasyonu ve imalatı konularında bilgiler aktarmaya çalışacağım. İlk başlığımı ise klasik tekneler ve Türkiye’de Klasik Tekne kültürü olarak seçtim.

Genel

ZABİT VE KUMANDAN İLE HASBİHAL… VE ASKERİ OKULLAR

İKİ SIRMA, TEK YÜREK: TAŞ MEKTEP
“Muharebede zafere ulaşmak ve galibiyet, en küçüğe kadar olan bütün rütbe sahiplerinin, bizzat düşünce üreterek durumun gereğine göre kendi kendine önlemler almaya alışmış olmasına bağlıdır.”
Zabit ve Kumandan ile Hasbihal

Genel

SUALTINDA GEÇEN BİR ÖMÜR ARET HOVAGİMYAN… ULUÇ HANHAN YAZDI

Sevgili Aret Bey ile tanışmam 2020 yılına gider. Onunla “Heybetnüma İzmit Körfezi’nde yatıyor” adlı makalemin yazılışı esnasında tanıştım. Heybetnüma okul gemisinden ve ayrıca Agatocle batığından konuştuk. Bu ilk konuşmanın ardından kendisi ile birkaç telefon konuşması daha yaptım. O makalede kendisini şöyle anmıştım;

Genel

SALTANATTAN CUMHURİYETE BİR ASIR

“Saltanatı kaldırmak, Osmanlı devrine son vermekti. Eski devlet artık bir geçmiş zaman hatırası idi.

1922 Sonunda yeni bir devrin eşiğindeyiz. Fakat bu yeni devir, henüz Mustafa Kemal’in bir sırrıdır. Cumhuriyet kelimesi, 1923 Nisan’ında ilan olunan Halk Fırkası umdeleri arasında bile yoktur. Bağlı olduğu limandan ayrılmış bir geminin içindeyiz. Enginlere doğru uzaklaşıyoruz. Fakat nereye varmak için? Bunu yalnız kaptan köprüsündeki (köprüüstü) adam biliyor. Halk yolcuları şevk içinde türkü çağırmaktadırlar. Onların içinde tek bir şey var: Bu adama inanmak! Bu adam onlar için kader gibi bir şey.” diye anlatıyordu Falih Rıfkı ATAY “Çankaya” isimli kitabında, o yılları.

Bilim-Teknik

KUZEY KUTBUNA BAKMAK SVALBARD’I ANLAMAK

Kuzey kutbu’nun enerji ve doğal zenginlik kaynağı olduğunun farkına varılması üzerine pek çok ülke araştırmalarını yoğunlaştırmıştı. TBMM Dışişleri Komisyonu, son toplantısında, Spitsbergen (Svalbard) ile ilgili olarak “9 Şubat 1920’de Paris’te İmzalanan Anlaşmaya Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi” kabul etmişti. Türkiye’nin resmen Svalbard Anlaşması’na taraf olmasıyla birlikte neler kazandığımızı ve gelecekte Türk halkını bekleyenleri Akademisyen ve Norveç eski Askeri Ateşesi Barbaros Büyüksağnak, 2018 yılında www.denizkartali.com için kaleme almıştı. İklim değişikliği ve enerji sorunuyla birlikte Arktik bölge’nin önemine vurgu yapmayı amaçlıyoruz.

Genel

BENİ GÖRMEK DEMEK

Saygıdeğer büyüklerim, sevgili arkadaşlarım kardeşlerim, kıymetli hanımefendiler, beyefendiler, yüreklerinde Atatürk sevgisi, fikirlerinde Atatürk düşüncesi, umutlarında aydınlık yarınlar taşıyanlar ve Deniz Kartalı gazetesinin seçkin okuyucuları.

Genel

İŞGALDEN KURTULUŞA İSTANBUL VE AH O DENİZCİLER

Zamanında bütün deniz kuruluşlarının ve mühimmat depoları ile gemi inşa tezgahlarımızın İstanbul’a toplanmasındaki sakınca, bu savaş sırasında tamamen açığa çıkmıştır. Düşmanın kuşatmasına ve sahip olduğu deniz kuvvetlerine karşın, deniz kuvvetleri mensuplarımız birkaç gemi ile harikalar yaratarak hiçbir şey kaybetmeden deniz ulaştırmasını sağlamış, değerli görevler yapmışlardır.

Genel

BİLİNMEYENLERİYLE ERTUĞRUL FACİASI…MÜMİN KIR ARAŞTIRDI…

Rumî 1304 (1889) senesi şubat ayının ilk gecesiydi. O gece Yıldız Sarayı’nda Çit Köşkü’nün salonunda oturmuş üç kişi tatlı tatlı konuşmaktaydı.
Konuşanlardan biri Sultan Abdülhamid’di. Karşısındakiler de kendisinin süt kardeşi ve Esvapçıbaşısı İsmet bey ile, Feraseti Şerifevekili Seyid Hacı Mahmud Esad Efendiydi. Esad efendi, Türkistan’dan gelen hacıların makam-ı hilafete bağlılıklarını destekleyecek sözler söylerken, Sultan Abdülhamid birdenbire onun sözünü kesmişti:
Bakınız efendi! Aklıma ne geldi, demişti.
Esad efendi ile İsmet Bey kulaklarını bütün dikkatleriyle Sultan Abdülhamid’e çevirmişlerdi.
Sultan Abdülhamid sigarasından derin bir nefes ve kahvesinden de uzun bir yudum çektikten sonra, sözüne devam etmişti: …
Ertesi gün, Sultan Abdülhamid saraydaki dairesine çıkar çıkmaz ilk iş olarak:
“Çabuk sadrazamı çağırın”

emrini vermişti…

Genel

RUSYA’DA BAŞARIYI YAKALAYAN TÜRK: DENEMEKTEN KORKMA BAŞARIYI YAKALA

Ülkemizde son yıllarda bir moda başladı, ülkeyi terk edip, bambaşka ufuklarda kariyere devam etmek !

Bu ne kadar sağlıklı bir düşüncedir ve ülkemize neler getirip, götürür ona sosyologlar karar versin fakat ortada bir gerçek var; o gerçek de, süper yetenekli insanlarımızın ülkemiz basını tarafından onure edilmeyip, görmezden gelinmesi.

Evet, bugün siz değerli “Deniz Kartalı” okuyucularına bir Türk’den bahsedeceğim, bu kişi öyle alelade bir kişi değil !







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!