Yeni Haberler

Genel

SÜLEYMAN NUTKİ’DEN GÜNÜMÜZE DENİZLERİN KILAVUZ KAPTANLARI

Türkiye’de Kılavuz Kaptanlığın Tarihi (Murat Koraltürk) ve Kılavuzluk Hizmetlerinin Kurucusu Emekli Fırkateyn Kaptanı Süleyman Nutki Bey

Günümüzde hangi mesleğe sahip olursak olalım, o mesleğin tarihini bilmezsek, geçmişle bağlantı kuramaz ve mesleğimizi geleceğe taşıyamayız. Mesleğin tarihi en iyi yazılı belgelerden, başta kitaplar olmak üzere, arşiv belgelerinden, efemeralardan, raporlardan, makalelerden, gazete yazılarından ve sözlü tarih çalışmalarından elde ederek yazmak mümkün. Ama en önemlisi bu işe meraklı, hevesli, gönül vermiş kişiler. İşte Dr. Öğretim Üyesi Murat Koraltürk titiz ve nadide eserleri ile aşağıda kısa bilgiler vereceğimiz meslek tarihimizin kitap yazarı olarak karşımıza çıkıyor.

Genel

ORAMİRAL ÖZDEN ÖRNEK

29 Nisan 2022 tarihi, vatanın çok kıymetli evlâdı, eşsiz değerdeki insan Oramiral Özden Örnek’in bizlere veda ederek sonsuzluğa ulaşmasının dördüncü yıl dönümü.

Genel

SAVAŞ GEMİSİ MOSKOVA’NIN BATIŞI VE CEVAP BEKLEYEN SORULAR

Rus donanmasının amiral gemisi Moskova’nın Karadeniz’de batması iki aya yakın zamandır süregelen savaşın şu ana dek en önemli olayı olarak görülüyor.

MEHMET ASAL YORUMLADI

Genel

MAVİ VATAN VE YUNAN’IN 200 YILLIK İHTİRASI

Ülkemizdeki iktidarın bazı politikalarını değiştirme ihtiyacı hissetmesi, sanırım Trump’ın seçimi kaybedeceğinin kesinleşmesiyle başladı. O zamandan bugüne bazı konularda geri adımlar atılıyor. Ukrayna savaşının sonucuna bağlı olarak bu durumun artacağı öngörülebilir.

Bu ani değişim şimdilik Doğu Akdeniz’de olumsuz etkilerini göstermeye başladı. Geliniz, çok özet olarak konuyu inceleyelim.

Genel

Millî Harp Sanayisi ve Denizcileşme

Geçtiğimiz günlerde, ülkelerin savunma harcamalarına ayırdıkları bütçe ile ilgili rakamlar açıklandı.
Listede ABD, her zaman olduğu gibi ilk sırada. Yıllar itibarıyla AB ülkelerinden Fransa, Almanya, İtalya ile topluluktan ayrılan İngiltere ilk 10-12 arasında yer alıyorlar.
(Yani Türkiye’ye düşmanca tavırlarını artıran Batı emperyalizmi silahlanmasını aralıksız ve artırarak devam ediyor.)
2021 yılına bakıldığında en çarpıcı artış Yunanistan’da. Savunma bütçelerini tam 5 kat artırarak 5,49 milyar avroya yükseltmişler. Bu rakamın GSYH’ye oranı %2,58.
Bu tür harcamalarda miktar elbette önemlidir ama savunmaya ayrılan paranın ilgili ülke GSYH’sine oranı o ülkenin niyetini açığa çıkarır.
Yunanistan, 2021’de ABD’den sonra en fazla oransal artışı yapan ülkedir.
Bu ülkenin %2,58 oranına karşı Türkiye %1,89’da kalmıştır.

Yazarlar

GÖNÜL BORCU…

Denizciliğe ve denizcilere olan yakınlığım

Son yıllarda Türk Deniz Kuvvetleri, denizcileşme ve Mavi Vatan konularında pek çok makale yazdığım için, bazı okur dostlarım bu sonradan gelişen özel ilginin kaynağını soruyorlar.
Anlatmaya çalışayım…

***

Rahmetli babam M. Adil Nane’nin, 5 yaşımdayken beni elimden tutup dükkânımız Naneler Tuhafiye’ye götürmesinin üzerinden tam 50 sene geçmiş…
Yarım asır…
Dile de, yazıya da kolay değil…

Deniz Kültürü

DENİZCİLİK BAKANLIĞI…MUTLAKA. MEHMET SEMİH NANE YAZDI

Türk Deniz Kuvvetleri, 1081 yılında kurulan ve 1000 senelik tarihi başarılılarla dolu bir kurumdur. Maalesef Osmanlı’nın duraklama ve gerileme dönemlerinde etkisi giderek azalmış ve Türk’ler 20. yüzyıla donanmasız olarak girmiştir.
Elbette ki Türk denizciliğinden bahsederken sadece Deniz Kuvvetleri değil, deniz üzerinden yapılan her türlü ekonomik faaliyet ile kültürel, bilimsel ve sosyal faaliyetler de anlaşılmalıdır.
***

Genel

MERSİN GARNİZONU 2 YILDIZ OLMALIDIR

Devletlerin hayatlarının doğal akışında ve devletler arası ilişkilerde bazı simgelerin büyük anlam ve önemi vardır.
Bu simgeler kimi zaman kişi ismi, kimi zaman olay, kavram, yer ismi veya tarih biçiminde kullanılabilir. Bazen de muhataplara mesaj ve jest niteliği taşır. Bu mesajlar olumlu olabileceği gibi, olumsuzluk da içerebilir.
Simgeler; millî tarihe sahip çıkmak ve millî birliğe atıfta bulunmak, moral üstünlük sağlamak, karşı tarafı baskılamak, gözdağı vermek ve hatta tahrik etmek ve kışkırtmak amacıyla kullanılabilmektedir.
Simgeler vasıtasıyla iç cepheyi tahkim etmek amaçlanırken, aynı zamanda, muhatap ülkelere mesaj vererek hasımları yıpratmak amacı da güdülmektedir.
Bir ülke için önemli olan ve millî/manevi değere sahip bazı olay, kişi ya da tarihlerin; simge hâline getirilerek o ülkeyi rencide etmek ve “ezmek” amacıyla kullanımına sıkça rastlanmaktadır.
***

Genel

İZMİR İŞGALİNİN SESSİZ TANIĞI: HIZIR REİS GAMBOTU

14 Mayıs 1919 ikindiden sonra Bornova’nın Çay mahallesindeki köprünün üzerinden eniştemle birlikte İzmir’e bakıyoruz. Körfez irili ufaklı elli parçaya yakın İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan zırhlıları ile dolu… Biraz tetkikten sonra, durgun ve elemli haliyle eniştem bana dönerek “Oğlum, sen burada durma evinize git. Ne olur ne olmaz ailenle birlikte bulun” diye beni gönderiyor. Aldığım haberlerden ruhuma çöken ıstırap içinde ve fakat o küçük Flober tüfeğimi de yanıma alarak İzmir’e dönüyorum. Şehre vardığım zaman, bozgun ve kötümser bir havanın yarattığı tesir içindeyim. Akşam olunca halkı verilen karara (yani işgale karşı ayaklanmak) ve protestoda bulunmak maksadıyla Bahribaba parkına çağırıyorlar. Büyük meşaleler yakarak sabaha kadar heyecanlı ve ateşli sözler söyleniyor. Bunların içinde merhum Mustafa Necati ve Vasıf Çınar da var.

Genel

Denizci Genelkurmay Başkanı

Son dönemde yoğunluğu azalmış gibi görünse de Doğu Akdeniz ve Türk-Yunan ilişkilerinde çok hızlı gelişmeler yaşanıyor. Ne yazık ki bunların ülkemiz lehine olduğunu söyleyebilmek imkânsız.
Yunan, arkasına ABD ve AB’yi de alarak (başta Almanya ile Fransa olmak üzere) şımarıklığını, pervasızlığını ve ‘azgınlığını’ en üst seviyeye çıkarmıştır.
Tüm siyasetini ve okul eğitim sistemini Türk düşmanlığına dayalı olarak hazırlayan, gayrı ciddi davranışlar sergileyen kötü niyetli bir ülke var karşımızda.
Hedefleri katiyen değişmez: Kıbrıs’ta Enosis ve Yunanistan için de Megalo İdea’dır. (Son dönemde yaptıkları anlaşmalarla (!) ABD’nin sömürgesi hâline dönüştüklerini de hatırlatayım.)
Hâl böyle iken, ülkemizi yönetenler geçtiğimiz aylarda Yunanistan’la “ön koşulsuz” her konunun görüşülebileceğini açıkladılar.
Bu ne demektir? Yunan’la “Türkiye’nin tapu senedi” Lozan da mı tartışılacaktır? Kaldı ki iktidar Türkiye’nin ikinci tapu senedi olan Montrö’nün bile tartışılabileceği izlenimi yaratmaktadır!
***







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!