Yeni Haberler

BÜYÜK ATATÜRK GÜNLÜĞÜ

Hatay’ın bağımsızlığı yurtta büyük coşkuyla kutlandı

1937 – Hatay’ın bağımsızlığına kavuşması dolayısıyla bütün yurtta gösteriler yapıldı.
İstanbul’da Beyazıt meydanında, Hatay’ın bağımsızlığa kavuşması nedeniyle düzenlenen büyük mitingi takiben, köprüde hazırlanan Akay ve Şirket-i Hayriye vapurlarına binen binlerce kişi Dolmabahçe Sarayı önüne gelerek Atatürk’e sevgi gösterilerinde bulunması ve Atatürk’ün balkona çıkarak halkı selamlayarak halka iltifatta bulunmuştur. O günlerde basılan gazetelerde, havanın yağışlı ve soğuk olmasına rağmen Taksim’de yüz bin kişinin toplandığı belirtilmiştir. 

Genel

Başkomutan eşi Latife Hanım ile Uşakizade Köşkü’nde

Biricik annesini Zübeyde Hanım’ın ölümü üzerine İzmir’e gelen Atatürk 29 Ocak 1923 tarihinde Latife Hanım’la Göztepe’deki Uşakizade Köşkü’nde kıyılan nikah ile evlenmişti. Fotoğraflar nikahın ertesi günü köşkün bahçesinde çekilmiştir.

BÜYÜK ATATÜRK GÜNLÜĞÜ

Mustafa Kemal Paşa Latife Hanım’la evlendi

Atatürk, İzmir’de Lâtife (Uşaklıgil) Hanım’la evlendi. Nikâh, Muammer Bey’in Göztepe’deki köşkünde yapılmış, sonra Anadolu Ajansı ile duyurulmuştur. Nikâhta Atatürk’ün şahitliğini Fevzi (Çakmak) ve Kâzım Karabekir, Lâtife Hanım’ın şahitliğini ise İzmir Valisi Abdülhalik (Renda) ve Salih (Bozok) yapmışlardır. İzmir’in tanınmış iş adamlarından Uşakîzade Muammer Bey’in kızı olan Lâtife Hanım, 1898 yılında İzmir’de doğmuştu, İstanbul Amerikan Kolejini bitirdikten sonra bir yıl Londra’da kalmış, birkaç yılda Paris’te kalarak Hukuk Fakültesi’ne devam etmişti, İzmir’in işgalinden bir süre sonra, Yunanlılar tarafından baskı ve kontrol altında tutulan babası Muammer Bey, ailesiyle beraber Fransa’ya gitmişti. Lâtife Hanım, 1921 yılı sonbaharında, yalnız olarak İzmir’e döndü. 11 Eylül 1922’de Atatürk’le tanıştı ve bu tanışma 29 Ocak 1923’te evlilikle sonuçlandı. 2.5 yıllık bir evlilikten sonra 5 Ağustos 1925’te Atatürk’le ayrıldılar. Lâtife Hanım, bu ayrılıktan sonra bir süre İzmir’de yaşadı; daha sonra İstanbul’a yerleşti ve 12 Temmuz 1975’te burada öldü.

BÜYÜK ATATÜRK GÜNLÜĞÜ

Ulusal Yemin beyannamesi kabul edildi

1920 – Misak-ı Millî (Ulusal Yemin) beyannamesi kabul edildi.
Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın gizli toplantısında Misak-ı Millî’nin kabulü.
(17 Şubat 1920’de, Misak-ı Milli’nin yabancı parlâmentolara ve basına bildirilme kararı alınmıştır). [Kocatürk]
Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararların son Osmanlı meclisinde kabul edildiğini bildiren karar. “Millî yemin, sözleşme” anlamına gelmektedir.

BÜYÜK ATATÜRK GÜNLÜĞÜ

Atatürk annesi Zübeyde Hanım’ı mezarı başında anıyor

“Zavallı annem bütün millet için ülkü olan İzmir’in kutsal topraklarına bedenini vermiş bulunuyor. Arkadaşlar, ölüm, yaratılışın en doğal bir kanunudur. Fakat böyle olmakla beraber bazen ne üzüntü verici görünüşler olur. Burada yatan annem, eziyetin, zorlamanın bütün milleti felâket uçurumuna götüren bir keyfi idarenin kurbanı olmuştur. Bunu açıklamak için izin verirseniz acı hayatının belli birkaç noktasını sunayım. Abdülhamit devrinde idi. 1320 (1905) tarihinde mektepten henüz kurmay yüzbaşı olarak çıkmıştım. Hayata ilk adımı atıyordum. Fakat bu adım hayata değil, zindana rastladı. Gerçekten bir gün beni aldılar ve baskı idaresinin zindanlarına koydular. Orada aylarca kaldım. Annemin, bundan ancak hapisten çıktıktan sonra haberi olabildi. Ve derhal beni görmeye koştu. İstanbul’a geldi. Fakat orada kendisiyle ancak üç beş gün görüşebildim. Çünkü tekrar baskı idaresinin casusları, cellatları ikametgâhımızı sarmış ve beni alıp götürmüşlerdi. Annem ağlayarak arkamdan takip ediyordu.”

Genel

Kurtuluş Savaşı komutanlarından Orgeneral Kazım Karabekir hayatını kaybetti

Musa Kâzım Karabekir doğum adı Musa Kâzım Zeyrek, Türk asker ve siyasetçi. “Alçıtepe Kahramanı” namıyla tanınır. Kurtuluş Savaşı’nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi’nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi. 1907 yılında Enver Paşa ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Manastır şubesini kurdu. 1909’da 31 Mart Olayı’nı bastırmak için kurulan Hareket Ordusu’na katıldı. 1912 yılında I. Balkan Savaşı’nda yer aldı. 1948 yılında geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti.

Unutulmayanlar

Takma isimli başyazar

1937 tarihinde Atatürk’ün Kurun gazetesinde Hatay davasıyla ilgili olarak Asım Us imzasıyla yayımlanan üçüncü başyazısı:
“…Dostlarımızın kendilerine düşen vazifeyi yapmaları pek lüzumlu olduğu inancındayız. Biz dostluğa lâyık ve lâzım olduğu kadar hürmette, hak ve menfaatlere azamî riayette kusur etmiyoruz. Fakat Türkiye Cumhuriyeti’ne eski Osmanlı İmparatorluğu’nun bir uzantısı gözü ile bakılarak ona karşı dejenere bir politika izlendiği ve hâlâ bu sevdada yaşayan diplomatların siyasette hakim olduklarını görürsek bunun yalnız isabetsiz değil, aynı zamanda tehlikeli bir meslek olduğunu söylemekten de kendimizi alamayız.”

BÜYÜK ATATÜRK GÜNLÜĞÜ

Cumhurbaşkanı Atatürk Kütahya İstasyonu’nda verilen dilekçeyi incelerken

ATATÜRK VE TARİHTE BUGÜN 24 OCAK
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, bir yurttaşın yazdığı dilekçeyi dinledikten sonra tren ile birlikte Adana ziyareti için sefer hazırlığında

BÜYÜK ATATÜRK GÜNLÜĞÜ

İsmet Paşa’nın Lozan’dan Atatürk’e Musul konusundaki telgrafı

Bugün son derece buhranlı oldu. Curzon bütün vesaitini bütün gün istimal etti. Musul’un siyasi muharebe günüdür. Konferansın mebadisinde olmadığımızı bütün cihan efkar-ı umumiyesine karşı Musul yüzünden sulh alemini tehlikeye koymak mesuliyeti ağır olduğunu iddia ve Musul’u talep ettim. Cemiyet-i Akvam’a müracaat etmeye karar verdi. Onun mahrem niyeti sulh projesinin heyet-i umumiyesini pazarlığa koymazdan evvel Musul meselesini halletmek idi. Çünkü müşkil vaziyete girdi ve ricat etti. Büyük müsademe akabinde İspanya Sefirinin ziyafeti münasebetiyle anladım ki İtalya ve Amerika mahafilinde meserret var idi. Belki muzafferiyet günüdür. Zafer çok buhranlı günde olur. Fakat anlaşılmaz. Ben böyle söz sarfetmiştim. Bilesiniz ki çok yorgunum. Üç gece uyumadım. Bugünkü Musul müsademesini düşündüm. Curzon inkıta karşısında şimdilik ricat etti. Büyük ve mütemadi tertibat ve tehdidar yaptı. Çok yoruldum. Benim güzel Gazi Şefim beni bu kadar imtihana niçin feda ettin. Büyük ziyafetlerin birinci damlasını hep senin sıhhatine ve en büyük buhranlardan sonra benimle içerler. Selam selam! Acab seni tekrar görecek miyim? Curzon sandalyesinde yığılmış idi. Veda ederken Garroni bana çok çalımlı halin var diye gülüyordu. İngiliz’i Musul yüzünden sulhu tehdid eder gösterdik. Dehşetli propaganda ve mücadele.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!