6 bin süvarinin izinden demir atlarla dağları aşacaklar
1919 yılında başlayan milli mücadelede ilk kez savunmadan saldırıya geçtiğimiz tarih olan 30 Ağustos 1922 aynı zamanda Anadolu’dan düşmanın gönderilmesi içinde dönüm noktası olmuştu. Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM tarafından başkomutan olmasıyla kazanılan kesin zafer, II. Viyana Kuşatması’nın ardından 1699 yılında imzalanan Karlofca Antlaşması’ndan sonraki gerileme dönemininde Anadolu topraklarında son bulmasını sağlamıştı. Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk ordusu, 50 uçağa karşı 10 uçak ve 4 bin kamyona karşı 200 kamyon ile saldırıya geçerken kendinden üstün güçteki Yunan birliklerini bozguna uğratmıştı. Fahrettin Altay komutasındaki 5. Süvari Kolordu’da ki 6 bin atlı asker(süvari) 26 Ağustos sabaha karşı yarma harekatı yaparak Yunan birliklerinin arkasına sızarak zaferin kazanılmasında çok önemli rol üstlenmişti. Süvari birliğinin etkin rolünü hatırlatmak için her yıl Süvari’nin İzinde etkinlği için Afyon’da buluşan motosikletliler 100. yıl için büyük organizasyona imza atıyor.

Süvari Ruhuyla, Demir Atlarla
Her yıl 30 ağustos Zafer Bayramı’nda Büyük Taarruz’un yaşandığı Afyon’da buluşan Süvari’nin İzinden adlı duyarlı motosikletli grubun çağrısı üzerine Türkiye’nin her bölgesinden motosikletliler Afyon’a gelecek. Afyon Valiliği’nin resmi etkinlikleri kapsamında 26 ağustos Kamp Alanı’nda 3 gece geçirmeyi planlayan 300 motosikletli ‘Süvarinin İzinden’ sürüşünde 5. Süvari Kolordusu’nun geçtiği dağlık araziden demir atlarıyla geçecek. Organizasyon lideri Yavuz Kuru, “Milli mücadelemizi zaferle taçlandıran Büyük Taarruz’a motosiklet camiasının ilgisini arttırmak amacıyla bu fikri geliştirdik. Ziyaret rotası oluştururken 5. Süvari Kolordu komutanı Fahrettin Altay’ın hatıratlarına ulaştık. Motosiklet sürücüleri araçları için Demir At benzetmesi yapar. Zaferde büyük payı olan süvarilerle kurduğumuz bağ ‘Süvari Ruhuyla, Demir Atlarla’ sloğanına dönüştü. 5. Süvari Kolordusu’nun izlerini takip edecegiz.” dedi.

Kocatepe, Tınaztepe, Çiğiltepe ve Dumlupınar
Etkinliğin 3 gece kamp kurularak süreceğini belirten Kuru, “Taarruz gereği 5.Süvari Kolordusu üç süvari tümeniyle Ahır dağlarını aşıp Yunanlıların batı kanadını kuşattı. 26 Ağustos gecesi sarp dağ geçidinden,dar patikalardan, uçurumlardan birerli kolda geçerek Ahır dağı aşıldı. Kolordu sabah Sincanlı Ovası’na indi. Böylece Yunanlılara hissettirilmeden cephenin 20 km. içine sızılmıştı. Dağları aşarak düzlüğe inen üç tümenin harekâtı Yunanlıları şaşkına çevirmişti. İzmir-Afyonkarahisar demiryolunu tahrip edilirken telgraf hatları kesildi. Yunan birliklerine büyük cesaret ve fedakârlıkla baskınlar yapıldı. Kahramanlarımızı anlamak ve minnetimizi ifade etmek için 3 yıldır düzenlediğimiz etkinlik bu sene daha anlamlı. 27 Ağustos’ta motosikletliler buluşuyor.

28 Ağustos’ta Kocatepe’den başlayarak Tınaztepe ve Çiğiltepe’yi ziyaretin ardından Süvari Kolordusu’nun izinden Ahırdağı’nı geçeceğiz. Yörük mezarı, Çayhisar üzerinden Tokuşlar Köyüne varacağız. 29 Ağustos günü Balmahmut, Anıtkaya, Olucak, Yıldırım Kemal ziyaretleriyle Zafertepe’ye ulaşacağız. Başkomutanlık Meydan Muharebesi sahasında motosiklet süreceğiz ve Dumlupınar Şehitliği’nde turumuzu bitireceğiz” dedi.

Süvari teğmen Yıldırım Kemal’i hatırlatacağız
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kazandığı zaferi 300 motosikletli ile anlatacaklarını belirten Kuru, Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesindeki Yıldırım Kemal Köyü’nde süvari üsteğmeni Yıldırım Kemal’i anacaklarını da belirtti. Kuru, kamuoyunun iyi tanımadığı süvari teğmeninin, yaralı olduğu için tedavi gördüğü Konya’daki hastaneden Büyük Taarruz’a katılmak için doktor onayı olmadan Fahrettin Altay Paşa’nın kuvvetlerine katıldığını ve şehit olduğunu vurguladı.


Atatürk’ün Büyük Taarruz’a katılan süvariler hakkındaki sözleri
“Bütün bu muharebat olurken, süvarilerimiz tamamen düşman kıtaatının gerilerinde olmak üzere, hareket ediyordu. Meselâ: Olucak’ta ve Başkilise’de bazen piyade gibi, ateş muharebesi yaptı ve fakat ekseriya kılıcını çekti ve dört nala düşman safları içerisine girdi. Arkadaşlar! Süvarilerimizin burada gösterdiği hamaset tasavvurun fevkindedir ve gayri kabil-i tasvirdir. Henüz muharebeye girmiş taze düşman fırkalarını görür görmez süvarilerimiz tahammül edemiyorlardı, bunları tevkif etmeğe imkân yoktu ve derhal kılıcını çekiyor ve düşmanın içerisine dalıyorlardı ve hakikaten; bu kahramanlık sayesinde garba çekilmek isteyen düşman kıtaatı durmağa ve vaziyet almağa mecbur edildi ve o esnada bir taraftan piyadelerimiz ve topçularımız yetişti ve düşmanı tekrar muharebeye mecbur ettik.”
4 Ekim 1922- TBMM















KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA MÜDAHALE
TÜRK LOYDU’NDA PROF. DR. ORAL ERDOĞAN GÜVEN TAZELEDİ
İSRAİL YUNAN KARASULARINDA SUMUD FİLOSU’NA SALDIRDI
NASA BAŞKANI: ‘PLÜTON’U YENİDEN GEZEGEN YAPALIM’