1. Haberler
  2. Deniz Edebiyatı
  3. SON KAPTANI BEYAZ KUĞU SAVARONA’YI İŞTE BÖYLE ANLATTI

SON KAPTANI BEYAZ KUĞU SAVARONA’YI İŞTE BÖYLE ANLATTI

Mavi Vatan’ın Hüzünlü Kuğusu: Savarona Bazı gemiler sadece çelikten ve makinelerden ibaret değildir; onlar tarihin sessiz tanıkları, yarım kalmış hayallerin ve bir milletin onur mücadelesinin sembolüdür. Dünyanın en büyük özel yatı olarak Hamburg tezgahlarında hayat bulan, okyanusları aşan bir servetin ve aşk hikayelerinin gölgesinde kalan Savarona, asıl ruhunu 1938 yılının bir Haziran sabahında İstanbul Boğazı’na demirlediğinde kazandı. Bu yazı; Brooklyn Köprüsü’nün halatlarından Hitler’in engellerine, İngiliz Kralı’nın beyaz elbiselerine konan kurumdan Atatürk’ün "Mezarım mı olacak bu tekne benim?" dediği o dokunaklı bekleyişe uzanan, bilinmeyen bir serüveni anlatıyor.Bir devletin prestij arayışı ile bir liderin son nefesine kadar süren çalışma azminin kesiştiği noktada, Savarona’nın sadece bir yat değil, "bir çocuk oyuncağını bekler gibi" özlenen bir umut gemisi oluşuna tanıklık edeceksiniz. Beyaz kuğu Savarona'nın son kaptanı Kadir Türker, DENİZKARTALİ.COM için yazdı.İşte ihtişamın, hüznün ve sadakatin denize yazılmış hikayesi...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

M/Y SAVARONA

Ertuğrul Yatı’nın hurdaya çıkarılmasına karar verilmesinin ardından, araştırmalar sonucu İngiltere’nin Southampton Limanı’nda satışa çıkarılan Savarona yatı Atatürk için uygun görüldü.

1931’de Hamburg’un ünlü Blohm & Voss gemi tezgâhlarında yapılmıştı ve kendi kategorisinde dünyanın en büyük yatıydı.

24 Mart 1938’ de T.C.Devleti tarafından Cumhurbaşkanı için satın alınan Savarona yatına, İngiltere’nin Southampton limanında bayrak çekme merasimi yapıldı.

İsmi efsanevi bir siyah kuğudan alınan Savarona;
Londra Büyükelçimiz
Fethi Okyar’ın da hazır bulunduğu teslim töreni sonrasında Hamburg’da inşa edildiği tersanede bakımdan geçirilip, bazı değişiklikler yapılmasının ardından,
22 Mayıs 1938 günü buradan hareketle
1 Haziran 1938’de
İstanbul’a gelerek Dolmabahçe’ye demirledi.

1938 yılının ortasında Atatürk’ün hastalığı ağırlaşmıştı. Zamanın çoğunu Savorana’da yatakta geçirdi.

Mavi Vatan’ın Hüzünlü Kuğusu: Savarona

Bu nedenle:
“Bir çocuk oyuncağını bekler gibi bu yatı beklemiştim.
Mezarım mı olacak bu tekne benim?” deyişi tarihe geçti.

İsmet İnönü döneminde de Cumhurbaşkanlığı yatı olarak korunan Savarona, 1951 yılında donanmaya devredilerek okul gemisi olarak kullanılmaya başladı.

 

SAVARONA’NIN BİLİNMEYEN HİKAYESİ

Alman kökenli mühendis
John A. Roebling tel kablonun mucidiydi.
Bu nedenle göç ettiği Amerika’da dünyanın en büyük tel kablo üreticilerinden
biri oldu.

Telgraf telleri, elektrik telleri, köprü telleri,
gemi ve asansör telleri üretip sattı.

Amerikalı zengin mühendisin bir hayali vardı; Brooklyn ile Manhattan’ı birbirine bağlayacak köprü yapmak.

1865’te kolları sıvadı; köprü projesini kendi çizdi.
Gerekli girişimleri yapıp teklifini kabul ettirdi.
Fakat talihsizlik; köprünün yerini tespit çalışmaları sırasında geçirdiği kaza sonucu 1869’da öldü.

Oğlu Washington Roebling, babasının hayalini hayata geçirmek için inşaatın başına geçti.
Yine bir talihsizlik, köprü kulelerinin inşa edileceği
su altı odalarında çalışırken vurgun yedi ve yatalak oldu.
Ancak babasının hayalini gerçekleştirmek için inşaatı bırakmadı.
Eşi Emily Warren Roebling yardımıyla köprüyü 1883’te bitirdi.

Savarona’nın ilk sahibi Emily Margaret Roebling;
işte Brooklyn Köprüsü’nü
inşa eden bu çiftin kızıydı…

İLK SAHİBİ ATLAS OKYANUSU ÖTESİNDEN

Pennsylvanialı
Richard McCall Cadwalader;
Princeton Üniversitesi mezunu başarılı bir bankacıydı.
Müziğe kabiliyetliydi ama onu asıl merakı denizcilikti.

Roebleingler’in kızı Emily Margaret ile evliydi.
Emily Margaret Cadwalader da kocası gibi denizi seviyordu.
Yatlara düşkündüler.
Yatlarıyla dünyanın birçok yerini gezdiler.

O yıllar Amerikalı zenginler arasında dünyayı turist olarak gezmek modaydı.

Cadwalader çiftinin 1926’da yaptırdıkları yatlarının adı, Savarona’ydı.

Savarona;
Hint Okyanusu’nda yaşayan
bir Afrika kuğusunun adıydı.

Cadwalader çifti ikinci yatlarını
2 yıl sonra, 1928’de inşa ettirdi.
İlginçtir, ona da Savarona adını verdiler.

Ve üç yıl sonra 1931’de yaptırdıkları, dünyanın en büyük özel yatına da Savarona adını koydular.

İşte bugün gündemimizde ki Savarona bu Savarona’ydı!

Almanya’nın ünlü Blohm und Voss tersanesinde inşa edilen ve Hamburg’ta denize indirilen Savarona, 124.3 metre uzunluğuyla dünyanın en büyük yatıydı.

Savarona’nın denize indirilişi hayli görkemli oldu.
Time, The New York Times, Chicago Tribune gibi dünya basını Savarona’ya çok ilgi gösterdi.

Ancak Savarona’nın ABD’ye girişi sorunlu oldu.
Amerika yatın yapım gideri kadar gümrük ve kayıt parası istedi.
Bu da yaklaşık
3 milyon dolar tutarındaydı.

Cadwalader çifti parayı ödemek istemedi.
Savarona geldiği yolu izleyerek tekrar Hamburg’a döndü.

Savanora Almanya’ya dönmüştü ama kurtuluşu yoktu. Çünkü Amerikan vergi memurları Savarona’nın peşini bırakmadı.

Cadwalader çiftini vergi kaçırmakla itham ettiler.
İddiaya göre çift, daha az vergi vermek için Savarona’yı şirket malı gibi göstermişti.

Dava sürerken, yetmezmiş gibi Emily Margaret Cadwalader geminin çarkçı başına aşık oldu.
Yatın en üst katındaki odasından, üç kat aşağıdaki çarkçı başının odasına giden özel bir merdiven yaptırdı. Gizlice buluşuyorlardı.
Ve sanıyorlardı ki 80 küsur personelin bu aşktan haberleri yok.

Olay, Richard McCall Cadwalader’ın kulağına gitti.
Aile faciası son anda önlendi.
Savarona Cladwalader ailesine uğurlu gelmemişti.

Şubat 1937’de gemiyi satılığa çıkardılar.

ATATÜRK ÇOK KIZDI

Tarih 4 Eylül 1936.
Yer İstanbul.

Atatürk’ün
canı bir olaya
çok sıkkındı.

O gün, İstanbul’a gelen İngiliz Kralı 8’inci Edward’ın şerefine Moda koyunda yelken yarışı düzenlendi.

Atatürk yarışı
Kral Edward’la birlikte yaşlı Ertuğrul yatında izledi.
Fakat Ertuğrul manevra yaptıkça etrafa yağlı kurum yağdırdı.
Edward, beyaz elbisesine konan kurumu üfledikçe elbisesi daha da berbat oldu.

Atatürk’ün canı sıkıldı; durumu kurtarmak için,
“Majeste bu yat epey zamandır çalışmadığı için, kazanları ısınıncaya kadar bu kurumlar bizi rahatsız edecektir” dedi ve Kral’ın koluna girerek bitişikteki İngilizlerin görkemli kraliyet yatına geçtiler.

Atatürk akşam yemeğinde yanındakilere,
“Efendim medeniyet iddiası lafla olmaz.
Bu iddiaya girenlerin her malzemesi her hususta tamam olmalıdır.
Yoksa insan işte böyle kepaze olur.”

Kuşkusuz…
Bir tek bu olay Savarona’nın alınma sebebi değildi.
Bir başka neden de Atatürk’ün sağlığıyla ilgiliydi.
Atatürk’ün hastalığı ağırlaşıyordu.

Doktorları,
deniz havasının Atatürk’e iyi geleceğini söylüyorlardı.

Savarona bir umuttu; umudun adıydı.

Ama tek başına
bu da Savarona’nın alınmasının nedeni değildi.

Gözden kaçan
bir olgu var:
Atatürk hayatının son döneminde genç Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz işleriyle çok alakalıydı.
O dönemde neredeyse sadece Denizbank’ı kurdurmak,
Türk deniz ticaret filosu oluşturmak, Deniz kuvvetlerini güçlendirmek gibi projeler üzerinde çalışıyordu.

O yıllarda Almanya’ya
Sus, Trak,
Marakaz, Etrüsk, Tırhan gemilerinin sipariş edilmesinin sebebi de buydu.

Bunların tümü Savarona’nın alım nedeniydi.

HİTLER, SAVARONA’YI SATIN ALDI MI

Atatürk Savarona’nın fotoğraflarını görünce çok beğendi.

Berlin Büyükelçisi Haydar Apak Cadwalader ailesiyle temasa geçti.
Ardından Cumhurbaşkanlığı özel kalem müdürü
Hasan Rıza Soyak başkanlığında bir komisyon kuruldu.
Heyet Almanya’ya gitti. Tercümanları ise Atatürk’ün manevi evladı
Abdurrahim Tunçak idi.

Ayrıca incelemeler yapması için de Sakarya gemisi motor makinisti Adil Aşıroğlu görevlendirildi.

Çünkü Savarona
5 yıldır Hamburg limanına demirliydi.
Bazı tamiratların yapılması elzemdi.

Fakat Türk heyetini bekleyen bir sürpriz vardı.
Savarona’nın alımında karşılarına bir engel çıktı:
Adolf Hitler!

Hitler, Savarona’yı Alman denizaltıları için ana gemi olarak kullanmak istiyordu.
Kimi iddialara göre Savarona’yı satın almışlardı.
Sadece devir işlemleri yapılmamıştı.

İşte tam bu sırada Türkiye teklifini vermişti.
Yani araya giren Hitler değil, Türkiye idi.

Almanya ile Türkiye Savarona yüzünden karşı karşıya geldi.

Atatürk geri adım atmaya yanaşmadı.
Sonunda Hitler Savarona’dan vazgeçti.

Niye?
Bir iddia; Hitler, Savarona’yı Atatürk’ün çok istediğini duyunca almaktan vazgeçti. Çünkü Atatürk’ün askerliğine hayrandı ve Atatürk’ün hastalığını biliyordu.
Kim bilir belki de, Avrupa’yı işgale hazırlanırken Atatürk gibi bir askeri karşısına almak istemiyordu.
İkinci iddia ise, Cadwalader ailesi, Hitler’in Savarona’yı hangi amaçla istediğini anladılar ve kuşkusuz ABD’nin dayatmasıyla satmaktan vazgeçtiler.

Neyse,
Türkiye sonunda Savarona’yı
23 Şubat 1938’de resmen aldı.

Ödenen para
1 milyon 200 bin dolar idi.

Ve Savarona
1 Haziran 1938’de Dolmabahçe önüne demirledi.

Atatürk çok heyecanlandı ve hemen Dolmabahçe’den Acar motoruyla yata gitti.
Çok beğendi.
Yata “Güneşdil” adının verilmesine karşı çıktı; Savarona adı güzeldi;
“öyle kalsın” dedi.

Savarona’da ilk emrini
Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu’ya verdi;
“Nuri oğlum, kitaplarımı
getirdin mi?
Hepsini kamarama muntazam koy, herhalde pek dışarı çıkmayacağım için bol bol okuma fırsatım olacak.”

Savarona’yı görünce sevinci ve heyecanını saklayamayan Atatürk, Savarona’da sadece 56 gün yaşadı.

Evet, iki ay bile değil.
İlk günler rahatsızlığı hafifler gibi oldu.
Fakat daha sonraki günler, kendisine
o kadar iyi bakmasına, perhizlerine harfiyen uymasına rağmen
iki kez kriz geçirdi.

Hastalığı artınca, 25 Temmuz gece yarısı saat 01.00’de Dolmabahçe’ye nakledildi.

Bir daha Savarona’ya hiç gidemedi.

Ve ne yazık ki Savarona, Atatürk’e derman olmadı…

M/Y SAVARONA-Tarihsel Özet Tablosu

Güncel Durum Notu (2024-2026)

Savarona, bugün sadece bir gemi değil, aynı zamanda “Mavi Vatan” üzerindeki en kıymetli yüzer müzemizdir. Gemideki Atatürk Kamarası, onun kullandığı mobilyalar ve kitaplığıyla orijinaline sadık kalınarak korunmaktadır. İstanbul Tersane Komutanlığı’nın özen ve ihtimamla yenilediği Beyaz kuğu, atamızın mirasına yakışır şekilde denizlerde salınacağı günlere en güzel şekilde hazırlanıyor.

KADİR TÜRKER- M/Y SAVARONA’NIN SON KAPTANI

SON KAPTANI BEYAZ KUĞU SAVARONA’YI İŞTE BÖYLE ANLATTI
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!