Yeni Haberler

Genel

THE FUTURE OF USA AFTER 2020 ELECTIONS… WRİTTEN BY ARET TAŞCIYAN

Before we start talking about where USA is heading after 2020 Elections, let us think about a bit where we currently stand in USA and how we arrived to this socially unacceptable conditions without indulging ourselves too much into the history. May I first draw your attention to some extracts from my article published in Sea News Magazine in August 2018.
The topic was “USA IS AT THE EDGE OF CIVIL WAR II”. I have never thought of seeing USA at the edge of a Civil War II. We may not be there yet but if we do not turn things around now, we will get where we are fast heading. Senator Flake very correctly summarized the situation in his speech last week by saying “Tribalism is running us. It is tearing our country apart. It is no way for sane adults to act”.

Genel

30 METRE YÜKSEKLİKTEKİ DALGADA SÖRF YAPMAYI HAYAL EDEBİLİR MİYİZ? TALİP ÖZCENGİZ İLE KAHVE MOLASI

BAZILARI HAYAL ETMEKLE KALMIYOR!
Surf(Sörf) yapmak-yani dalgaların üzerinde kaymak-çok zevkli aynı zamanda zor bir spor. Çok bilinen şekliyle, rüzgar ve dalga sörfü olarak ikiye ayrılır. Bu molamızda size, “DALGA SÖRFÜ”nde POSEYDON’un yakın akrabalarından biriyle yaptığım çok özel bir söyleşiyi aktaracağım. Söyleşinin adı “DALGALARIN EFENDİSİ”. Kemerlerinizi bağlayın diyeceğim ama diyemiyorum. Ne havadayız ne karada. Bir dalga tepesinde, yalınayak başıkabak, adına sörf tahtası denen bir tahta parçası üzerindeyiz, vallahi de billahi de hepsi o kadar. Allah sizi inandırsın…
Soru: İyi Günler Değerli Konuklarım. Hepinize merhaba. KAHVE MOLASI’na hoşgeldiniz. Bugün size Poseydon’un yakın akrabalarından biri Garrett McNamara’yı (Garet Maknamara) tanıtmak istiyorum. Merhaba, Hoş geldiniz Maknamara. Size nasıl hitap edelim istersiniz?
Cevap: Hoş bulduk. Lakabım GMAC (Ci-Mek) ama bana Garet diyebilirsiniz.

Genel

Halit Gürdeniz’in “Yönetim, Liderlik ve Protokol” dersi… ULUÇ KAPTAN YAZDI

DENİZDE NEZAKET KURALLARI VE GELENEKLER (İstanbul, 2019, 146 sayfa)
MÜH. A.İLKER MEŞE
“1973-1977 yılları arasında Ortaköy’deki Yüksek Denizcilik Okulu’nda okurken, protokol dersimiz vardı. Dersimizin hocası Müh. Halit Gürdeniz’di. Her zaman şık giyinir, denizci desenli kravatını takardı. Yavaş yavaş, tane tane konuşur, bıkmadan usanmadan denizcinin nasıl olması gerektiğini paylaşırdı. Mezun olduktan sonra da, kendisi ile balık günlerinde ve çeşitli toplantılarda karşılaştık. Binlerce öğrenci mezun etmesine rağmen, bizleri hatırlamak ve mahcubiyetini belli etmemek için, hemen kâğıdını çıkartıp, ismimizi not almasını dün gibi hatırlıyorum. Denizde çalıştığım süre içerisinde ve denizden ayrıldıktan sonra, kendisinin bize öğrettiklerinden çok faydalandım. Vefatından sonra, yaptığı hizmetlere karşı oğlu E. Amiral Cem Gürdeniz’i arayarak, kendisini açtığımız İlkfer Denizcilik Müzesi’nin Anılar duvarına hocamızın bazı anı belgelerini koymak istediğimi söyledim. Yaşamı çocukluğundan bu yana denizlerle bezenmiş olan E. Amiral Cem Gürdeniz hemen konuyla ilgilendi. Üstelik arşivindeki ilk baskı Protokol/ Nezaket Kuralları kitabını da bize getirdi. En son 2005 yılında güncellenen kitabı görünce çok heyecanlandım. Hocamızın anı duvarını hazırlarken, bu kitabın güncellenmesi gerektiğini ve daha detaylı yazılabileceğini daha önce defalarca arkadaşlarımızla tartıştığımız aklıma geldi ve kitabı tekrar okurken hocamızın gelecekte daha geniş anlamlı ve denizcilik topluluğuna hitap edecek bir kitabın hazırlanması temennisinden hareketle hocamızın notlarını geliştirmeye karar verdim”

Genel

İŞTE SİZE BAŞKA BİR AKDENİZ MUCİZESİ TİRHANDİL… TALİP ÖZCENGİZ İLE KAHVE MOLASI

BANA SORARSANIZ DENİZLERİN KARAKAÇANI!

Tirhandil; 2000 yıl boyunca değişmeden günümüze kadar gelen, 4 ila 25 metre boy aralığında “denizci” bir Akdeniz tekne formudur. Tarihsel kayıtları en eski 17.yüzyıl ortalarına kadar giden bu teknelerin anavatanı Girit ve oradan Yunanistan ana karasına yakın Saron ve Argonis körfezleri arasındaki Hidra ve Spetsez adalarıdır. (Hidra adasından Lefteris Gripeos bilinen en eski tirhandil ustası olup Ege’de büyük nam salmıştır.) Suyun bir yakasında tirhandiller varken, diğer yakasında ise “pereme”(perama) olarak dilimize yerleşmiş, İzmir ve çevresinde imal edilen, tek direkli ve çift yelkenli, boyları 10 ila 15 metre civarında yük taşıma tekneleri kullanılıyordu. Tirhandil formuna benziyen, yine başı kıçı bir bahriye nakliye teknelerine ise “çekeleve” deniyordu. Ülkemizde tirhandiller, başta Bodrum olmak üzere Marmaris ve Bozburun’da üretilmiştir. (Aklın yolu bir değil midir zaten? Denizciler, zaman içerisinde denize en uygun formu bulmuş ve onu geliştirmişler. Zaten, Akdeniz’e kıyısı olan her ülkenin ve kültürün, kendi lisanında bu tekne formuna verdiği isimleri burada sıralamaya kalkarsak, kahvemiz buz gibi olur.)

Genel

Mısır’ın Karadeniz’de Rusya ile yaptığı tatbikat ne anlama geliyor? Mehmet Asal yorumladı

84 yıldır boğazları geçmeyen Mısır’ın Karadeniz’de Rusya Federasyonu’yla ortak gerçekleştirdiği tatbikat; uluslararası arena da fazlasıyla yankı buldu. Doğu Akdeniz denkleminde küresel satranç sürerken, 3 modern savaş gemisiyle gövde gösterisi yaparak Karadeniz’e giren Mısır’ın son hamlesini Emekli Deniz Kurmay Albay Mehmet Asal yorumladı…

EL FATEH, ALEXANDRİA VE M. FAHMV NEDEN KARADENİZ’DE?
İskenderiye Limanından hareket eden Mısır Donanmasına ait 3 savaş gemisi,15 Kasım 2020 günü; Çanakkale ve İstanbul Boğazı’ndan geçerek, Karadeniz’e yöneldi. Rusya ile Karadeniz’de düzenlenen ortak tatbikata katılan El Fateh (971) Korveti, Alexandria (911) Firkateyni ve M. Fahmy (686) hücumbotundan oluşan filo 14 Kasım günü saat 14.45’te Çanakkale Boğazı’na girdi. Türk Sahil Güvenlik botu eşliğinde boğaz geçişini tamamlayarak Marmara Denizi’ne açılan üç savaş gemisi 15 Kasım 2020 günü de İstanbul Boğazı’ndan da geçerek Karadeniz’e çıktı. Mısır Donanması Harekât Dairesi Başkanı Tuğamiral Mahmud Adel Mahmoud Faizi, bu gücün taktik ve operatif Komutanlığını yürüttü.

Genel

TÜRKİYE’YE KURULAN YUNAN – FRANSIZ- ALMAN–İTALYAN KUMPASI

MEHMET ASAL’IN KALEMİNDEN….
NE OLMUŞTU?
“22 Kasım 2020 günü Türk Bayraklı 9163984 IMO kayıt numaralı M/V Roseline A konteyner yük gemisi, LTS44S20 sayılı seferi ile Libya’nın Misurata Limanı’na gerçekleştirdiği ticari seferi sırasında, Bingazi Limanının 160 mil kuzeyinde kendisini EU WARSHIP (AB Savaş gemisi) olarak tanıtan F 220 Borda numaralı bir Alman firkateyninden telsiz aracılığı ile bir kısım sorgulamaya maruz kalmış ve akabinde de aynı gemiden kaldırılan bir helikopterden gemiye gemi kaptanının muhalefetine rağmen bir gurup asker indirilmiştir.
Avrupa Birliği adına yürütülen İrini Harekâtı gerekçesi ile makul suç şüphesi olmadan uluslararası deniz hukuku ve teamüllerine aykırı, LTS44S20 Sayılı Ambarlı-Misurata seferine silahlı askeri unsurları bordaya çıkarmak sureti ile müdahalede bulunulmuştur.

Çevre kirliliği

İYİ BİR GEMİ İŞLETMECİSİ NASIL OLMALIDIR? TALİP ÖZCENGİZ’İN KALEMİNDEN

Hepimiz, dünyaya geldiğimiz andan itibaren, adına hayat denen badireyi atlatmakla meşgul aslında. Aralarına kendi ellerimizle yerleştirdiğimiz kilometre taşları olmasa, zamanın su gibi akıp geçtiğini iyice unutacağız. Seçtiğimiz meslek de bu kilometre taşlarının en önemlilerinden biri ve tabi bizim konumuz “DENİZCİLİK”. 1978 Senesinde Yüksek Denizcilik Okulu’nun kapısından içeri adımımı attıktan sonra bir okul günü kütüphaneyi gezerken rafların birinden rastgele aldığım bir kitabın ilk sayfasındaki kısacık bir önsöz doğru yerde olduğumu anlamama yetmişti. Rahmetli Kaptan Günay SALMAN, 1973 yılında yayınladığı ‘Tankercilik’ kitabının birinci sayfasına önsöz olarak şunu yazmıştı; “Tankerde alınan tedbirler bir defaya mahsustur. ” Bu tehlikeli fakat bir o kadar da zevkli mesleği en ince ayrıntılarına kadar öğrenme isteğini içimde ateşleyen bu tek cümleyi her zaman hatırladım, halen hatırlarım ve her fırsatta bizden sonra gelenlere hatırlatmanın da üzerime vazife olduğu düşüncesi içindeyim. Denizcilik; yüzlerce hatta binlerce yılda biriken örf, adet ve geleneklerin toplamıdır. Denizciliğin içinden örf, adet ve gelenekleri çıkardığınız zaman elinizde bir avuç su kalır sadece. O su da içsen içilmez, satsan satılmaz, kaşla göz arasında ellerinizin arasından kayar gider ve geriye kocaman bir hiç kalır. Bugünün genç zabitleri, aynı bizler gibi göz açıp kapayana kadar yarının ihtiyar denizcileri olacaklar. Geçmişin bayrağını geleceğe taşımanın denizcilikte ne kadar önemli olduğunu ise bizzat yaşayarak görecekler.

Bizim Denizler

KAPTAN TALİP ÖZCENGİZ’İN KALEMİNDEN OKYANUSLARIN EN ZORLU YARIŞI…VENDEE GLOBE !

Deniz düşkünü ve yelken seven biri olmama rağmen yarışmak ruhuma iyi gelmez. Denizde yarışmak bende biraz karmaşa yaratır. Buna rağmen, hem yarışları izlemeyi hem de yarışanları severim. Kendimi onların yerine koyarak anlamaya da gayret ederim. Poseydon’un evine ziyaretimiz ile başlayan yazı dizimize bu sefer; “ Denizlerin Formulası ” ve “ Denizlerin Everesti “ gibi çeşitli isimler de verilen, bana göre “OKYANUSLARIN EN ZORLU YARIŞI” adını vermeyi daha uygun bulduğum “ VENDEE GLOBE ” ( VANDE GLOB) ile devam etmek istiyorum.
Bu yarışın üçlü sloganı;
Tek Başına !
Yardım Almaksızın !
Hiç Durmadan !

Bizim Denizler

ARET TASCİYAN YAZDI…ABD Seçimlerinde Kristal Bardak Kırıldı

Türk deniz sigortacılığının önde gelen temsilcisi Aret Tasciyan, uzun yıllardır yaşadığı ABD’de Joe Biden’ın zaferiyle sonuçlanan son başkanlık seçimini analiz etti. denizcilik camiasının yakından tanıdığı başarılı iş insanı Tasciyan, seçimin zaman tünelini zencilerin medeni hak mücadeleleri, Martin Luter King ve J.F. Kennedy suikastları, Vietnam Savaşı gibi yakın tarih olaylarını da değerlendirerek yazdı. Aret Tasciyan, ” Trump’in kaybetmesinde bence en büyük etkeni Corona ile mücadelesindeki hataları oynadı veya daha doğrusu koronayı ciddiye almayıp mücadele etmemesiydi. Sonuç olarak 10 milyonun üzerinde Amerikalı bu lanet virüse yakalandı ve 230 bin Amerikalı hayatını kaybetti. Bunun hesabi birlerinden sorulacaktı. Bu seçim yüzeyde göründüğü gibi Trump ve Biden arasında bir seçim olmaktan öteye birbirine yabancılaşmış, birbirlerinden nefret eden, birbirlerine karşı saygısını sevgisini yitirmiş, aşiretleşmiş kitlelerin secimi idi. Bir başka deyişle Federalistlerin ve anti-federalistlerin secimi idi. Biden/ Harris ekibi her ne kadar toplumu tekrar bir araya getireceklerinden, yitirildiği iddia edilen insan haklarının , medeni hakların, sosyal ve kültürel hakların, toplumsal sorumlulukların, tekrar yasatılacağından bahsediyorlar ise de bence maalesef Amerika bu şansını artık kaybetti. Kristal bardak kırıldı; saygın, akli selim sahibi, kendi içinde tutarlı Amerikan Rüyasına isim babalığı yapmış olan, bir zamanlar kapitalizmi adabıyla uygulamayı becerebilen Amerikan toplumu hızlı bir şekilde çöküşe geçti” sözleriyle seçimin kırılma anını özetledi.

Genel

EY POSEYDON! 3 TAPINAK VE KUTSAL ÜÇGENİ SORMAK İSTERİZ SANA…TALİP ÖZCENGİZ YAZDI

  Ey Poseydon! Dünyadaki bütün suların tanrısı! Bir sonbahar sabahı, bir umut seni Sounio’daki evinde yakalar...







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!