Yeni Haberler

Genel

DEVLET NİŞANI ALAN VE DİRİ DİRİ GÖMÜLEN PEHLİVAN

“Boyu 1.80 ağırlığı 105 kilo olan Kara Ahmet’in göğüs çevresi 1.24 boyun kalınlığı 50 santimdi. Kolları kalıplı, bilekleri kalın, pençesi aslan markalı boynunda üç muska vardı.”
Ahmet Mithat Efendi onu böyle tarif ediyordu. O, Fransa’da düzenlenen dünya güreş şampiyonasında tüm rakipleri yere çarparak dünya şampiyonu olan Kara Ahmet’ten başkası değildi ancak kısacık hayatına onlarca başarı sığdıran bu güreşçinin sonu pek iyi bitmedi.

Genel

ANKARA’DA SEYMENLER VE KIZILCA KIYAMET

Milli direniş hareketi Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla başladı. Milli direnişin ilk önemli adımı Haziran 1919’da Amasya Tamimiyle atıldı. Amasya Tamimi toplayıcı bir ruhla hazırlandı. 23 Temmuz 1919’da milli birlik ve beraberliğe gidişin ilk adımları Erzurum Kongresi’nde atıldı. Burada Şark-i Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tüzüğü kabul ediliyordu. Kongre kararlarının ardından bir beyanname hazırlandı, beyannamede; vatanın bütünlüğünün ayrılmayacağı, işgallere mukavemet edileceği, geçici bir hükümetin kurulacağı ve manda ve himayenin hiçbir şekilde kabul edilmeyeceği konuları yer aldı. 4-11 Eylül 1919’da Sivas Kongresinde Heyet-i Temsiliye’ye dokunulmadı. Sivas Kongresi halkın korkularını yenmesine sebep oldu çünkü ülke artık emin ellerdeydi. 20-22 Mayıs’ta Ali Rıza Paşa ile Amasya Mülakatı gerçekleşti.

Genel

DEVRİM ŞEHİDİ KUBİLAY’IN GÜNÜMÜZE HATIRLATTIKLARI

Mustafa Kemal Paşa yaptığı inkılapları Türk Milletine mal etmeye çalışıyordu. O’nu öldürmek amacıyla bir Suikast planlandı. Atatürk’ün öldürülmesi demek sadece inkılapların yarıda kalması demek değildi bir milletin gelişiminin durması ve hatta geriye gitmesi demekti. 1923’te Cumhuriyet ilan edildikten kısa bir süre sonra 1924’ten 1926’ya kadar inkılaplar yapılmaya başlandı. Mecliste bulunan bazı Saltanat düşkünü gerici zihniyetteki Milletvekilleri her fırsatta bu inkılaplara karşı çıkmayı kendilerine marifet biliyorlardı. Mecliste bulunan ve kökeni İttihat ve Terakki’ye dayanan bazı Mebuslar ise yönetimin sadece kendilerinde olmasını istiyorlardı.

Genel

21 ARALIK… TÜRKLERİN KADİM BAYRAMI NARDUGAN KUTLU OLSUN

Nardugan Nedir?
Nardugan, Moğolcadaki Nar (Güneş) ile Türkçedeki Tuqan (Doğan) sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. “Doğan Güneş” veya “Yeniden Doğuş” gibi anlamlar içermektedir.
Nardugan Bayramı Nedir?
Nardugan Bayramı, her yıl 21 Aralık’ta Türkler arasında kutlanılan bir bayramdır. Bir tür yılbaşıdır. Roma İmparatorluğu’nun Satürnalya olarak adlandırdığı, Yunan toplumunda Dionysos olarak bilinen Nardugan Bayramı, Hristiyanları Christmıst (Noel) kutlamasının kökeni olduğu düşünülmektedir.

Deniz Kültürü

KILAVUZLUK HİZMETİNİ ZORUNLU KILAN OLGULAR-2… KAPTAN DENİZ ATICI YORUMUYLA

Uyku kılavuz kaptanın sermayesidir

Bu durum; vardiyalarında iyi ve yeterli dinlenme fırsatı bulamayan tüm denizcilerin ortak sorunu ve denizcilikte emniyet kültürünün de en büyük tehditlerinden birisi olarak kendini göstermektedir. Kılavuz kaptanların “fatigue” seviyelerinin sadece vardiya içerinde değil, özel hayatlarında da takip edilmesi efektif dinlenme imkanlarının gerçekçi bir şekilde temin edilmesi adına çağdaş dünyanın artık bir gereği olarak kabul edilmelidir.

Kılavuz kaptanların ev hayatlarında da istirahatlerine ve sağlıklı yaşam kaidelerine riayet edebilmeleri, beraber yaşadıkları bireylerinde bu duruma yapacakları olumlu katkılarla mümkün olacağı açıktır. Mesleğin ifası boyunca yüksek seyreden kortizol hormonu seviyeleri damarları açıkça yıpratmaktadır. Üzerine bir de istirahat için ayrılmış zamanlarda da kandaki kortizol seviyelerini düşmesine katkı yapmayan ortamlara maruz kalmak uzun vadeli sağlıklı kalma halimizi zora sokacaktır.   

Genel

KILAVUZLUK HİZMETİNİ ZORUNLU KILAN OLGULAR-1… KAPTAN DENİZ ATICI YORUMUYLA

Yapılar kurmak, büyütmek ve korumak

Mesleki deneme tarzındaki bu makalemin konusu;, mesleğimin varoluşunun gerekliliklerine ilişkin farkındalığı, ülkemizin ve dünyanın güncel denizcilik aktörlerine en iyi şekilde ifade etmeye katkıda bulunarak, özünde, medeniyete karşı olan sorumluluklarımıza vurgu yapmaktır.

Daha kompleks bir medeniyet yapılanmasına erişebilmek; insanlık için ancak MÖ 3200’lerde yazının kullanılmaya başlanmasından sonra mümkün olabilmiştir. Çünkü ‘yazı’ kurulan yapıların muhafaza edilebilmesine olanak sağlamıştır.

AÇIK DENIZ

ŞEYH SAİT İSYANI VE CEHALET ÜZERİNE… UMUT MERİÇ BERBEROĞLU YAZDI

Türk Dil Kurumuna göre ‘Cahil’ kelimesi öğrenim görmemiş, bilgisiz, belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan kişiler için kullanılmaktadır. Cehalet ise cahilden gelen bilgisizlik anlamındadır. Cahil adam cehaleti yayar. Cehalette cahiller; bilmez, neyi bilmediğini bilemez, bilmediği konular hakkında fikir sahibi olur. 21. yüzyıla kadar cehalet vardı, cehaletin türleri vardı. İslam öncesi dönemlerde “Cahiliye Devri” denen bir devir vardı bu devirde insanlar yeniliklere kapalıydı, yeni fikirleri kabul etmiyorlardı ve genellikle kız çocukları toprağa gömülüyordu. Biz halk olarak 21. yüzyılda da maalesef bu devirle karşı karşıyayız. Cehaletin diğer mikrobik vakalardan farklı ilacı kimyasal değildir. Bir kısım yazarlar tabi buna bizler de dahiliz, cehaletin ilacını hastaya sunarlar hastanın bünyesi eğer bilgiyi kabul ediyorsa bunu alır yok eğer kabul etmiyorsa kabul etmez. Bunların ilacı kitaptır.

Genel

VAR VARANIN, SÖZ SÜRENİN, DESTURSUZ DENİZE GİRENİN, HABERSİZ KÜREK ÇEKENİN… BİR DENİZCİ MASALI

Sevgili okurlar,
Dürbünüme takılan ahval ve şeraiti, deniz tuzuyla pişirip masal tadında, göğe direk denize kapak misali, kulaklara küpe olması için yazdım.

Deniz Kültürü

İKLİMİMİZ DEĞİŞİYOR TROPİK FIRTINALARA HAZIR MIYIZ? OLCAY ÖNER AKYILDIZ YORUMLUYOR

Denizciliğin Zemin Etüdü Meteoroloji.
Denizcilik başlığı altında sıralanan başlıklar maalesef yeteri kadar önem görmemektedir. Oysa denizcilik bu alt başlıkların bir araya gelmesiyle tarihten günümüze kadar hem yetişmiş insan hem de ekipman yönünden gelişerek ulaşmıştır. Her denizci diğer tüm denizcilik konularında olduğu kadar meteoroloji konusunda da yetkin bir seviyede olmalı ve bu bilgi ve tecrübe konusunda tedbirini alarak hareket etmelidir.

Genel

UMAY ANA’DAN MEBRURE GÖNENÇ’E TÜRK DEVLETİNDE KADIN TÖRESİ

Eski Türk Devlet geleneğinde kadın; dünyaya rahimlerinde taşıdıkları yeni bir canlıyı getirmeleri ve erkeklerden farklı bir takım özellikleriyle “gizli bilgilere sahip varlıklar olarak değerlendirilmişlerdir. Şaman geleneklerinde en güçlü Şamanın kadınlar arasından çıktığı anlatılmıştır. Eski ve Orta Çağ toplumlarında kadın siyasi ve askeri alanda Avrupa’da yaşayan kadınlarla aynı statüde yer almışlardır. Bilinen en eski Türk kaynağı olan Orhun Abidelerinden Kültigin Abidesi’nde; “Tanrı’nın Türk milleti yok olmasın diye yarattığı kişiler arasında Göktürk Devleti kağanının eşi olan İlbilge Hatun’un adı geçmektedir. Bilge Kağan kitabesinde yer alan; “Tanrı, Türk milleti yok olmasın diye babam İl-teriş Kağan ile anam İl-bilge Hatun’u yükseltti” ifadesi dönemin kadına verdiği siyasi ve sosyal değeri bütünüyle ortaya koymaktadır. Türk mitolojilerine baktığımızda kadın lider bir vasıfla karşımıza çıkar. Umay Ana miti ve Tomris Hatun liderlik özellikleriyle karşımıza çıkan iki kadın karakterdir.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!