Yeni Haberler

Genel

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ÖNÜNDEN KALDIRILAN EN BÜYÜK ENGEL: HİLAFET

3 Mart 1924, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde derin izler bırakan ve modernleşme yolculuğunda kritik bir adım olan halifeliğin kaldırılmasıyla özdeşleşmiştir. Bu tarih, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkıntıları üzerine inşa edilen yeni bir devletin, köklü değişimlerle kendi kimliğini ve yolunu belirlemeye başladığının resmi bir ilanıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki genç Türkiye Cumhuriyeti, bu adımla birlikte, hem iç politikada hem de dış politikada bağımsızlığını ve modernleşme hedeflerini net bir şekilde ortaya koymuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, özellikle Birinci Dünya Savaşı’nın ardından yaşanan siyasi ve sosyal çalkantılar, imparatorluğun varlığını sürdürme mücadelesini zorlaştırmıştı. Savaşın kaybedilmesi ve ardından gelen Sevr Antlaşması’nın ağır şartları, ulusal bir direnişin fitilini ateşledi. Mustafa Kemal’in öncülüğünde başlayan bu direniş, Kurtuluş Savaşı’nın zaferiyle sonuçlandı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla taçlandırıldı. Cumhuriyetin ilanından sonra, Atatürk ve arkadaşları, ülkeyi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmayı hedefleyen bir dizi reforma imza attılar. Bu reformların belki de en çarpıcı olanı, halifeliğin kaldırılması oldu. Halifeliğin kaldırılması, sadece siyasi bir karar değil, aynı zamanda simgesel bir eylemdi.

Deniz Kültürü

1925’TE HIYANET-İ VATANİYE KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİK

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve ebedi Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk, ülkenin modernleşme ve laikleşme sürecinde din ve politikanın ayrılmasını önemli bir unsur olarak görmüştür. Bu çerçevede, 1925 yılında Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nda yapılan değişiklik, dinin politikaya alet edilmesini engelleyerek ülkenin laik yapısını güçlendirmeyi hedeflemiştir.

Deniz Kültürü

ATATÜRK’ÜN TEK ERKEK EVLATLIĞI ABDURRAHİM TUNÇAK

Mustafa Kemal Atatürk’ün özel hayatında önemli bir yer teşkil eden, manevi evlatları arasında belki de en önemlilerinden Abdürrahim Tuncak. Zübeyde Hanım’ın elinde büyüyen Tuncak, sadece Mustafa Kemal’in değil Zübeyde Hanım’ın ve Makbule Hanım’ın da hayatında önemli bir yer edinmiştir. Bunu daha iyi anlayabilmek için, Behçet Uz ve Zübeyde hanım ile arasında geçen diyaloğa göz atalım.

“Güler yüzlü, metal çerçeveli gözlüklü, beyaz saçlı, benim boyumda-Behçet Uz kendi boyuyla kıyaslıyor- başörtülü, Selanik şivesiyle güzel Türkçe konuşan, ilk görüşte herkese saygı telkin eden Zübeyde Hanım Efendi, kendisi hasta olduğu halde, hep yanındaki küçük bir erkek çocuğuyla ilgileniyordu. 6-7 ay kadar Zübeyde Hanım ve üzerine titrediği bu oğlanla hep ilgilendim… Beni 3 defa Gazi Paşa’nın Başyaveri Salih Bey aradı. Zübeyde Hanım ve yanındaki oğlanı sordu. Yazılı rapor istedi, yazdım” demektedir.

Yukarıda bahsi geçen erkek çocuğu Abdürrahim Tuncak‘tır.

Genel

M/V BATUHAN A GEMİSİNİN ARDINDAN KUSUR ARAMAK

15 Şubat 2024 günü sabahın erken saatlerinde Batuhan A gemisinin, İmralı adasının güney batısında yaklaşık 51 metre derinliğe 6 personeliyle battığını öğrendik. Öncelikle ölenlere baş sağlığı diliyorum. Zira bu ortamda fiziken sağ kalmaları bir mucize olur ki inşallah bu mucize gerçekleşir.

Öncelikle bildiğimiz ve araştırdığımız ölçütlerde gemi hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum. Çünkü bu bilgiler geminin batışı hakkında kesin olmamakla birlikte bazı ipuçları verecektir. Zaten ben bu tip henüz taze olan olaylarda tahmin derecem yüksek olsa bile kesin bir yargıya varmanın doğru olmayacağı kanaatindeyiz. Zira, olay adli ve idari olarak soruşturma aşamasındadır. Ne zamanki bütün bilgi ve belgeler tamamlanır o zaman kanaat bildirilmekte sakınca yoktur. 30 senedir adliyelerde bilirkişilik yapmamın getirdiği bir kanaattir bu.

Deniz Kültürü

KAŞGARLI MAHMUD VE DİVAN-I LÜGAT’İT TÜRK ESERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

Kaşgarlı Mahmud Kimdir?

Kaşgarlı Mahmud, Orta Asya topraklarında yaşamış olan en önemli dil bilimcilerden ve yazarlardan biridir. Doğum tarihine kaynaklarda kesin bir şekilde ulaşılamamakla birlikte, tahminen 11.yüzyılın sonu 12.yüzyılın başında dünyaya gelmiştir. Babası Barsganlı’dır. Dolayısıyla Kaşgarlı Mahmud’da Barsganlıdır. Kaşgarlı Mahmud eserlerinde bu mahlasını pek kullanmaz. Kaşgar bölgesinin coğrafi bölgesinden, havasından, suyundan ve hükümdarın yaşadığı yer olmasından övgüyle bahseder. Kaşgarlı Mahmud’un en önemli eseri Divan-ı Lügati’it Türk’tür. Bu eser Türk dilinin ve kültürünün erken dönemlerine ışık tutmaktadır. Eser Ansiklopedik ve etnografik bir türde kaleme alınmıştır. Eserde Türk dilinin farklı lehçelerine yer verilmekle birlikte Türk boylarının; kültüründen, yaşam tarzlarından ve adetlerinden de bahsedilmiştir. Divan-ı Lügat-it Türk eserinde yazar eserinin kaleme alındığı ve yaşadığı bölge hakkında da bilgiler vermektedir. Divan-ı Lügat’it Türk eseri Türk Dilinin gelişiminde ve ilerlemesinde çok önemli bir başvuru kaynağıdır. Eser, Türk kültüründe ve Türk tarihinde önemli bir miras olarak yerini korumaktadır.

Genel

MİSAK-I MİLLİ SADECE SINIR DEĞİL VATANDIR

Osmanlı Devleti’nde 1876 yılında 2. Abdülhamid’in Meşrutiyeti ilan etmesiyle kurulan meclisin adı Mebusan Meclisidir. Osmanlı Devleti tarihinde halkın seçtiği ilk meclis olarak tarihe geçmiştir. 2. Meşrutiyet döneminin ardından 1878’de kapatılmış, daha sonra 1908’de tekrar açılmıştır. Mustafa Kemal Paşa halkın idaresinin önemini savunmaktaydı. Bu yüzden Son Osmanlı Mebusan Meclisinin açılmasını istiyor ve bunun için görüşmeler sağlıyordu. Mustafa Kemal Paşa tekrar açılması gerektiğine inandığı bu meclisi; “Meclis-i Milli” olarak isimlendiriyordu. Meclisin açılması gereken yerler olarak çok yönlü düşünüldü.

Genel

ETS VE İZMİR… KAPTAN LEVENT AKSON’UN BİLGİ SÜZGECİNDEN

ETS VE İZMİR

Başlık seyahat acentesi reklamı gibi oldu.
Küresel iklim değişikliği ve buna bağlı uygulamalar öylesine yeni deyim ve kısaltmalar getirdi ki, bunlara hakim olmadan konunun kapı ziline bile basmak mümkün değil.

EU ETS Emission Trading Schme (Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi ) 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren denizcilik sektörünü de kapsayacak şekilde genişletildi. Kısaca Avrupa Birliği ( AB) ( European Union ) (EU), Fit for 55 paketi uygunluk adına AB toplam GHG ( green house gases ) ( sera gazları ) emisyonlarını 1990 yılına kıyasla 2030 yılına kadar %55 oranında azaltmayı amaçlamaktadır.

Bu konuyu, Drewry Maritime Research and Consulting Services’ in yapmış olduğu bir çalışmayı yorumlarımız ve örnekler ile daha anlaşılır kılmaya çalışacağım.

Genel

EEE 2023 GEÇTİ.. LOZAN BİTTİ Mİ?

Eveeeeet sayın okurlarımız gün geçmiyor ki Yunan tarafından bizim tarafımıza soğuk hava dalgası gelmesin. Daha geçenlerde dostluk naraları atan Yunanistan bir de baktık ki önce şehit (!) bayrağı üzerinde dururken şimdi de bizim evimizin yani Türkiye’nin tapusu olan Lozan’ımıza süresi geçmiş deme cüretinde bulundular. Baklavaki, böreki derken bayrak ve Lozan’a da göz dikmiş durumdalar. Peki nedir bu Lozan meselesi neden karın ağrıları var beraberce bakalım.

Genel

HAKKIMI HELAL ETMEYECEĞİM… TDİ TARİH VE SANAT MERKEZİ’Nİ KAPATANLARDAN

1981 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. yılı nedeniyle ülkemizde yapılan etkinliklere o zaman ki adı Denizcilik Bankası T.A.O, etkin bir şekilde katılmıştı. Önce Yapı ve Kredi Bankası’nın Galatasaray’da bulunan galerisinde Atatürk ve Denizcilik adlı bir sergi açılmıştı. Bu sergide Atatürk’ün bindiği gemilerin resimleri, Atatürk’ün bu gemilerin şeref defterlerine yazdığı yazı, kurumun geçmiş dönemdeki gemilerin resimleri ve bu gemilerde bulunan objeler sergilenmişti. Bu serginin halk tarafından ilgi göstermesi neticesinde Kalender gemisi yüzer sergi haline getirilerek Beşiktaş, Kadıköy ve Kadıköy İskelelerine yanaşarak serginin daha geniş bir kitle tarafından görmesi sağlanmıştır. Bu sergilerin büyük ilgi görmesi üzerine dönemin Yönetim Kurulu tarafından evvelce Genel Müdürlük odalarında bulunan bu obje ve resimlerin sabit bir Galeri’de sergilenmesi için Galata Yolcu Salonu 1 katında bir sabit sergi salonu yapılmış, bu sergi Nisan 1982 tarihinde açılmıştı. Serginin açıldığı yer ziyaretçilerin kolaylıkla girip çıkacağı bir yer olmadığı için sergi salonu yerine resim ve objelerin saklandığı bir depo haline gelmişti. Tarih ve Sanat Merkezi’ni devretmemek için beş yıl süre ile mücadele ettim. Bu eserleri teslim ederken o kadar dolmuşum ki piyanoları kamyona ters çevirip sürterek yüklenmesini görünce o anda evladını kaybeden bir babanın duyguları ile sağa sola saldırmıştım. Kaldırıma oturup hüngür hüngür ağladım. ‘Hayatımda kimseye kin gütmedi İsmet Yılmaz hariç sakın benden önce ölmesin cenazesinde avazım çıktığı kadar hakkımı helal etmiyorum’ diye bağıracağım.

ALİ BOZOĞLU

Genel

DENİZCİLERE NOTLAR (4)- YÜK HASARLARINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bir gemi kaptanın yapacağı iki önemli işlem vardır. Bunlardan birincisi kaptan gemisini en emniyetli ve en kısa sürede A limanından B limanına götürmesi, ikincide gemisine yüklediği yükü temiz, eksiksiz ve hasarsız olarak teslim limanına yük alıcısına teslim etmek. Aslında ticaret denizcilik bu iki ana husus üzerinde çalışmaktadır.
Sigorta şirketlerinin hasar claimleri ve mahkemelerin uyuşmazlık dosyalarını incelediğimiz zaman yük ile ilgili birçok uyuşmazlık, anlaşmazlık olduğu görünüyor. Dolaysıyla bu durum şirketlerin itibarlarını kısmı olsa da etkileyerek primlerinin yükselmelerine neden olmaktadır. Yüklerdeki anlaşmazlık genelde eksik yük çıkması ile yük hasarları olarak iki ana başlık altında toplayabiliriz.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!