Yeni Haberler

Genel

ALESTA DAK/SAR… GÖNÜLLÜ KURTARMACILIĞIN KÖŞESİ KAPTAN MURAT KAYA

Denizci Dostlara Mavi Merhaba…
Bu sütunlarda dilimizin döndüğü, bilgimizin yettiği kadar amatör denizcilik ve bağlısı olduğum DAK/SAR çalışmalarından, yaşanan ilginç olaylardan bahsetmeye çalışacağım. Ayrıca emekli deniz albayı olan rahmetli Babam Doğan Kaya tarafından yaklaşık 50 ve üstü yıl kadar önce yazılmış ve bahriyemizde yaşanmış bazı anılara da burada yer vermek istiyorum. Bu platformu camiaya ve topluma sunan, birçok önemli olaya araştırmacı gazeteci kimliği ile ışık tutan, nerdeyse belgesel niteliğinde haberler yapan ve çok önemli projelere öncülük eden, her zaman katkıda bulunan Sevgili Gökhan Karakaş’a da bana sunduğu bu imkân için ayrı bir teşekkür borçluyum.

Genel

Babam ve Beşiktaş… Kaptan Değer Pamuk Duygu Yüküyle Yazdı

1980 senesinin Eylül ayıydı, Fenerbahçe Lisesi’nde ortaokula başladığımda Feneryolu’nda doğmuş, orada büyümüş, o zaman bana yüzbinlerce gibi gelen onlarca Fenerbahçeli çocuğun arasında okula başlamıştım. Sınıfta 40`dan fazla çocuk vardı, sadece bir kaçı Galatasaraylıydı ve ben tek Beşiktaşlıydım. Yetmezmiş gibi Fenerbahçe kongre üyesi bir dedenin torunu, ve neredeyse çok daha hasta bir futbol seyircisi olan ve çocukluğuyla genç kızlığı stadyumlarda Lefter’leri Can`ları izleyerek geçen Fenerbahceli bir annenin çocuğuydum. Kaldı ki daha ilkokul yıllarımda bile mahallede kan ter içerisinde top pesinde koştururken, bazı günler uzaklardan gelen boğuk seslerin, gürültülerin nerden geldiğini ilk başta anlayamamış, daha sonraları o gürültülerin mahallenin 19-20 yaşlarındaki ‘rol modeli tribün abilerinin’ o günlerde üstlerine sarı-lacivert ne bulurlarsa giyip gittikleri Fenerbahçe maçlarının oynandığı yerden geldiğini fark etmiştim. Uzun lafın kısası, Fenerbahçe Stadına sadece 1.5 kilometre mesafede doğmuş ve Kadıköy’ün orta yerinde büyümüş bir çocuk olarak neredeyse sarı-laciverti tutmaktan başka şansım yoktu. Sünnetimde gelen siyah-beyaz top ve Kartal Yuvası olmayan o yıllarda muhtemelen bir spor dükkânından alınmış beyaz şort ve siyah-beyaz çubuklu formanın yüzü suyu hürmetine midir bilmem ama, o sarı rengin baskısı içerisinde bile benim siyahla beyazın ve Beşiktaş’ın peşinden gitmemi sağlayan tek bir adam vardı, o da 7 çocuklu bir ailenin, hatta 7 erkek çocuklu bir ailenin tam ortancası olan babamdı. 2 numaralı ağabeyine gönülden bağlı olan ve onu kendisine rol model olarak seçmiş bir adamdı, bir şekilde Galatasaraylı anne-babaya ve Galatasaraylı en büyük ağabeyine rağmen 2 numaralı abisinin peşinden gitmişti o da, onun tuttuğu takımı tutuyordu. BEŞİKTAŞLIYDI…

Genel

DENİZLERDEKİ BALIKLAR BİZE VEDA EDİYOR… PEKİ YA BALIKÇILAR ? TALİP ÖZCENGİZ’DEN

Elim tutmuyor elim
Elinden tutuyorum
Gözüm görmüyor gözüm
Gözünden görüyorum
Nasıl da şıkır şıkır yanıyor
Öldürür insanı bu akşam Boğaz
Bir kurşun
Bir kalem arıyorum
Korkma
Kurşunkalem yapmak için
Aç yorgun mutlu ve sefil
Yazıyorum iştahla aklıma şimdilik…

“ Ben fukara bir balık ağıyım / Adım “BALIK” / Soyadım “AĞI” / Sanki bir iftiraya kurban gitmiş gibi / Bir çare ümit etmeden / Kabullenmiş bekliyorum / Başka ne gelir elden / Ben değil / Denizi kurutanlar utansın benden…”

Genel

BİR BAŞKA AKDENİZ KEYFİ: BEGONVİL..TALİP ÖZCENGİZ YAZDI

Hepimizin çok iyi bildiği üzere, her zaman ve her yerde “HER GÜZEL ŞEYİN ARKASINDA BİR KADIN...

Genel

Dansın Anavatanı Küba’yı Şiirlerle Anlamak.. Talip Özcengiz Yazdı

ŞİİRLERLE KÜBA !

Bir KAHVE MOLASI’nda yine buluştuk değerli dostlar. Bu kış günlerinde biraz içimizi ısıtalım mı? KÜBA, dünyada eşi benzeri olmayan bir ülke. Bana göre, sadece şiirlerle anlatılabilir. (Yanında biraz şeker kamışı suyu olursa fena olmaz, hatta daha bile iyi olur, zihin açar.) Hadi başlıyoruz o zaman. Okuyalım yudum yudum….

KÜBANİST

Biraz deniz
Biraz yeşil
Biraz güneş
Biraz rom
Biraz tütün
Biraz müzik
Biraz dans
Biraz artist
Biraz hümanist
Biraz sosyalist
Biraz minimalist
Biraz realist
Biraz romantikist
Biraz sentimentalist
Biraz Fidelist
Olursan eğer
Kim olursan ol daha önce
Olursun Kübanist

Fotoğraf: Gruppal.com

Genel

UNUTULMAYACAK BİR GECE VE ÇIKARILACAK DERSLER

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın planlı tatbikatlarından DENİZ KURDU- 85 yapılırken şiddetli fırtına sonucu batan tank çıkarma gemisinde hayatını kaybeden şehitlerimizin ruhu şad olsun. 30 Ocak 1985 tarihinde Türk denizcilik tarihine geçmesine rağmen günümüzde çok bilinmeyen TCG Ç 136 borda numaralı çıkarma gemisinin batmasıyla 39 askerimiz hayatını kaybetmişti. Tatbikata katılan diğer savaş gemileri fırtınaya dayanırken yapısı nedeniyle batan TCG Ç 136’nın tüm mürettebatı denize dökülmüş, 11 tanesi muhrip ve hücumbotlar tarafından kurtarılmıştı. Emekli Deniz Kurmay Albay Mehmet Asal hayatını kaybeden 39 denizcimizin anısına olayı kaleme aldı…

Genel

DENİZ KIZLARI..HAYAL Mİ GERÇEK Mİ… KAPTAN TALİP ÖZCENGİZ İLE DERİNLERE İNELİM

“İnciler, ağlayan deniz kızlarının gözyaşlarıdır…”

Bir KAHVE MOLASI’nda daha yine beraberiz. Bu ilginç konuya, “balıklama atlamadan” önce köşemizdeki yazıları görselleriyle süsleyen ve yayına hazırlayan, denizin en az üstü kadar altına da sevdalı, muhabir gazeteci, su altı fotoğrafçısı, dalgıç Gökhan KARAKAŞ kardeşimize, buradan gecikmiş bir teşekkür yollamayı borç biliyorum.

DENİZİ KORUMAK İKİ ANAHTARLA AÇILAN BİR KAPIDIR. SIRASIYLA; SEVMEK VE SEVDİRMEK ! “SEVEN KORUR, GERİSİ YALAN OLUR”.

Genel

TRUMP ABD’NİN GELECEĞİNİ NASIL ETKİLER? Mehmet Asal yorumladı

ABD Halen 336 Milyon nüfusu ile Dünyanın en kalabalık 3ncü ülkesi ve Dünyayı yöneten süper bir...

Genel

ATATÜRK’ÜN DENİZCİ FOTOĞRAFININ MEKANI GÜLCEMAL GEMİSİ…KAPTAN ULUÇ HANHAN GEÇMİŞE GÖTÜRECEK

İSTANBUL DEYİNCE AKLIMA GÜLCEMAL GELİR
ANADOLU’DA TOPRAK DAMLI BİR EVDE
GÜLCEMAL ÜZERİNE TÜRKÜLER SÖYLENİR.
SÜT AKAR CÜMLE MUSLUKLARDAN
DİREKLERİNDE GÜLLER TOMURCUKLANIR,ANADOLU’DA TOPRAK DAMLI BİR EVDE ÇOCUKLUĞUM
GÜLCEMAL’LE GİDER USTANBUL’A
GÜLCEMAL’LE GELİR.

Türk edebiyatının büyük şairi Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dizelerinde anlattığı gibi Gülcemal, istanbul’dur. 1874 yılında Germanic adıyla İngiltere’de yapılmasına rağmen Türk denizcilik tarihinde efsaneleşmiş gemilerden biridir Gülcemal. Atlas Okyanusu’nu geçerek ABD’ye giden ilk Türk ticaret gemisi olarak sivil bahriyenin de sembol gemilerinden olan Gülcemal’ büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından da sıklıkla kullanılmış, çift çapa simgeli yastıklarla tarihe geçen fotoğrafın mekanı olmuştu.

Deniz Kültürü

KASAP HAVASI MI HASAPİKO MU?..KAPTAN TALİP ÖZCENGİZ KALEMİNDEN EGE’NİN İKİ YAKASI

BİR DE KOMŞUNUN ŞU MEŞHUR “SİRTAKİ” DANSI VAR…İSTANBUL’UN KURTULUŞ SEMTİNDE DOĞMUŞ DİYORLAR BU DANS İÇİN. DOĞRU MUDUR?

Dans; bütün kültürlerin en temel yapı taşlarından biridir. Bu KAHVE MOLASI’nda sizinle beraber, komşuda ve ülkemizde çok yaygın bir dans olan KASAP HAVASI, komşudaki adıyla HASAPİKO dansına bir göz atacağız. Ardından da biraz SİRTAKİ yapacağız. Haydi bakalım, oturmaya mı geldik. Okuyalım hep beraber…

En yaygın bilindiği şekliyle; Osmanlı zamanında İstanbul’da yaşayan Ortodoks Arnavut kasaplarının 1900’lü yılların başlarında “HASAPİKO” yani “KASAP” adını verdikleri, hayvanları kesmeden önce yaptıkları bir nevi “vicdan rahatlatma ritüeli” olduğu rivayet ediliyor, bu dansın özü olarak. Komşuda “HASAPİKO ARGO” (Ağır Kasap), “HASAPİKO GRİGORO” (Hızlı Kasap) şeklinde türevleri vardır. Bizde de yaygın olarak “KASAP HAVASI” olarak bilinir. Trakya Ve Marmara bölgesinden çıkarak bütün ülkeye yayılmıştır. En geleneksel haliyle, ceketlerin ortaya atılarak etrafında dönüldüğü, en klasiğinden en modernine, bütün düğünlerin sonlarına doğru oynanan “olmazsa olmaz” kapanış danslarından biridir. (Hatta halk arasında Kasap Havası’na Sepet Havası da denir ülkemizde. Orkestra Kasap Havası’na geçtiği zaman artık davetlilerin yavaş yavaş dağılma zamanı gelmiş demektir.) Bu dansın Bulgaristan ve Sırbistan’da da “KASAPSKO” ismiyle anılması bu ülkelerde yaygın bir nüfus olan Arnavut nüfusa bağlı olabilir.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!