1. Haberler
  2. Genel
  3. BİR BAŞKA AKDENİZ KEYFİ: BEGONVİL..TALİP ÖZCENGİZ YAZDI

BİR BAŞKA AKDENİZ KEYFİ: BEGONVİL..TALİP ÖZCENGİZ YAZDI

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hepimizin çok iyi bildiği üzere, her zaman ve her yerde “HER GÜZEL ŞEYİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR.”

BOTANİK BİLİMCİ PHILIBERT’IN SEVGİLİSİ VE ASİSTANI JEANNE BARE BU BİTKİYİ GÖZLEMLEYEN İLK KİŞİDİR ASLINDA ! O ZAMANLAR GEMİLERDE KADIN YASAK OLDUĞU İÇİN ERKEK KILIĞINA GİREREK YOLCULUĞA KATILAN BU CESUR KADIN BÖYLELİKLE DÜNYAYI GEMİYLE DOLAŞAN İLK KADINDIR AYNI ZAMANDA !

Teşekkür sıralamamızda son olarak 1789’da begonvil bitkisi hakkında kitap yazıp yayınlayan Antoine Laurent DE JUSSIEU, sana da şükranlarımızı sunuyoruz ! Orjinal isminin okunuşu buganvil olan ve dilimize begonvil olarak geçen bu güzel bitkinin dünyaya ilk defa Fransız devrimi ile aynı tarihte duyurulması harika bir tesadüf değil midir sizce de?

Böylelikle Avrupa Kıtası’na ilk adımını atan ”begonvil”  kısa bir zaman dilimi içinde bütün Akdeniz iklimine sahip ülkelerin “en güzel süsü” olmuştur. Yediden yetmişe herkeste hayranlık uyandıran bu bitkiye olan sevgimi ve hayranlığımı belgelemek neredeyse benim için bir görev oldu artık. Doğa şüphesiz dünyanın en önemli ve en üretken sanatçısı. Bu nadide bitki;  “Bu güzelliği kim yaratmış acaba? “ sorusundan ziyade doğada ve dünyada her şeyin kendiliğinden olma ihtimalini göz ardı etmememiz gerektiğini söylüyor bana. Var olan her şey birbirine farklı dalga boylarında bağlı titreşimlerden ibaret. Gün gelecek evrensel şair Nazım Hikmet’in o eşsiz “…bir orman gibi kardeşçesine” dizesinin bilimsel olarak da ispat edileceğinden hiç kuşkum yok.

Begonvil bitkisinin çiçeği dediğimiz şey aslında onun “çiçek kılıfı” diye bilinen rengarenk yapraklarıdır. (Gerçek anlamda çiçekleri çok küçüktür ve açtıktan kısa bir süre sonra kaybolur gider. Ne zaman açar, ne zaman kaybolur hiç anlaşılmaz.) Ülkemizde Ege ve Akdeniz kıyılarında çok yaygın olarak yetişen ve yetiştirilen, serçe parmak kadar kalınlıktan insan gövdesi kadar kalınlığa erişebilen bu enfes bitkinin devasa boyutlarına özellikle komşumuzun Milos ve Kimolos adalarında, Atina şehrinin arka sokaklarında, Girit ve Rodos adalarında sıklıkla rastlamak mümkün. Sıcak ve nemli iklimlere bayılan bu çiçeğin en çok susuz kaldığı zamanlarda coşması meşhurdur. Çok su istemez, soğuğu sevmez, hele hele eksi bir dereceden sonra donarak ölme ihtimali çok yüksektir. ( Kışın eksi derecelere düşen hava sıcaklıklarına karşı saydam streç ile tamamen sarıp  hava alması için 2 tane tükenmez kalem başı kadar delik delebilirsiniz ama garantisi yok maalesef.) Kökünün gölgede ve dallarının güneşe doğru olmasını sever. Eğer saksıdaysa bir veya iki senede bir toprağının tazelenmesini ister. En çok pembe, pembenin tonları, sarı, turuncu, kırmızı ve mor türlerine rastlanan bu çiçeğin bir türünde “aynı dal üzerinde dört ayrı renk” görerek kendi rekorumu kırdığımı söylemek isterim. (Begonvil ile benim-ayrıca içinizden bir çok kişide olduğu gibi-ortak bir özelliğimiz var. İkimizde, özellikle bahar ve yaz aylarında “öğleden sonra güneşlerini” severiz. Karşılıklı birer bardak bir şey içeriz, ikimize de çok iyi gelir.)

Yaşadığınız yerin iklimi müsait olduğu takdirde, bir ağacın dalında dinlenen yüzlerce kelebeğe benzeyen bu güzel çiçeği hayatınızdan eksik etmeyin !

BEGONVİL hem içimizdeki hem de dışımızdaki “barışı” temsil eder. Sadece yılın bir ayı izine çıkar. (Hiç izin yapmayanları da var, bir tanesi benimle beraber.) Genelde yaz çiçeği veya yaz bitkisi olarak bilinse de iklimine ve yerine göre yılın onbir ayında kendini size hatırlatır. İnsanın ruhunu temizler, içini açar, keyif verir, umut tazeler…

BEGONVİL

 Begonvil en sevdiğim

Yazları bekliyor benim gibi

Renklerine kurban olduğumun çiçeği

Ben kışlara düşman oldum senin yüzünden

Yerlere dökülenlerine bile kıyamadım

Sakladım bir kere bir kabın içinde süs olur diye

Böcek yapmış içine

Merasimle attık çöpe

Fırından taze çıkmış kurabiyeler gibidir günün bazı saatleri dostum

Allak bullak eder insanı

Kaç duyun varsa hepsi beyaz bayrak çekmiştir ancak

Begonvillere bakarak

Yine de yanında bir demli çay çeker canın

 Dünyanın neresinde olursanız olun, coşmuş bir begonvilin altında oturduğunuzda Jeanne BARE’ın ruhunu onurlandırmak için mutlaka bir bardak çay için. (Veya ayran için, ıhlamur için, canınız ne isterse onu için. Tercih sizin olsun yeter ki. Ben bir kadeh şarap içmeyi tercih ederim yolu kısaltmak için. “Dönülmez akşamın ufkundayız” da olduğu gibi hayaller dünyama giden en kestirme yol bana göre.) Hangi bardakta ve ne ile olacağını ben bilemem ama o yudumların bir tanesinde kendinizi Amiral BOUGAINVILLE ve  Jeanne BARRE ile beraber o gemide hissedeceksiniz, ondan eminim.

Çünkü biliyoruz ki; HİÇBİR ŞEY ÖLMEZ, HERŞEY YAŞAR

 DAHA BAŞKA NE İSTERİM

Nazlı nazlı
Bir şiir daha dökülüyor begonvilden
Yakalamak isterdim onları yere düşmeden
Düşenleri toplamak çok geç olmadan
Çok geç olmadan
Bir şiir daha
Bir şiir daha bekliyordu benden evren
Demek begonviller bu iş için dünyaya geldiler
Dünyaya geldiler
Dünya bu kadar yanı başımdayken
Sabretmek vardı biraz
Tökezledim maalesef aceleden
Aceleden unuttum söylemeyi
Bildiğim gibi gelen tek şey
Evvel zaman içinde
Çok yanlışlar yapmışım ben kendime
Ve kendimin dışında bir yerde
Veda etmeden gitmek yerine
Veda edip kalmışım sırf kendim istedim diye kendimle
Kendimle
Sırf kendim istedim diye kalmak ne
Bak burası acaip enteresan
Üstüne basarak söylüyorum
Madem her düşen yaprak bir yana savrulmaktan kullanacak tercihini
Tercihini özgürlükten yana kullanıyor sayılır bu durumda begonvil
Begonvil
Bir şiir daha döküyor
Bir şiir daha
Daha başka ne isterim bilemedim ben bu dünyadan

 Her güzel şeyin bir kusuru olacak muhakkak. Bilimsel olarak kanıtlanmış olmamasına rağmen “Begonvil Hastalığı” diye çok yaygın bir hastalık vardır. (Her şey kitaplarda yazmıyor. Bilimsel olarak kanıtlanmamış o kadar çok gerçek var ki) Kişiler hastalandığını bilmez ve taşıyıcıdırlar. Başkalarına sadece fiziksel değil, düşünsel seviyede bile rahatlıkla bulaştırabilirler. Aşağıda bu hastalığın teşhis ve tedavisi için gerekli bilgileri bulabilirsiniz.

BEGONVİL HASTALIĞI:

Teşhis ve Tanı: Kişi her gördüğü begonvilin önünde durup tefekküre dalar, mutlaka resmini çeker, resmini yapar. Hasta, yakın çevresinde ve etrafında mutlaka begonvil görmek zorunda hisseder. Aksi takdirde baş ağrısı ve göğüs bölgesinde sıkışma duyulur. Semptomlar sıklıkla migren, panik atak ve kalp hastalıkları ile karıştırılır.
Tedavi :  Bilimsel olarak kanıtlanmış bilinen bir tedavi yöntemi yoktur. Septomları azaltmak için akşamları, özellikle güneş batımında veya hemen sonrasında bir veya iki bardak, suyla seyreltilip buzla soğutulan, yöresel ürünlerden damıtılarak elde edilmiş, tercihen anoson katkılı etil alkol ve benzeri türevlerin kullanması neticesinde olumlu sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Keza fermante olmuş üzüm suyunun da aynı etkiyi gösterdiği yaygın olarak bilinmektedir.

Dozajı : Dozunda olsun yeter. Bir hekime danışmaya gerek yoktur.

Yan Etkileri : Çoktur. Konumuzla alakası yoktur.

 

Bir KAHVE MOLASI’nın daha  sonuna geldik değerli dostlar. Hepinizin çok iyi bildiği ve çok sevdiği bu enfes yaz bitkisini elimden geldiğince ve biraz “nüktedan” olma gayreti içinde, kahvenize küçük bir çikolata yerine eşlik etmesi arzumla kaleme aldım.

 

Yaklaşan 14 Şubat Sevgililer Günü’ne dört gün süre var. Birkaç gün içinde solup çöpe gidecek çiçekler yerine bahçenize veya balkonunuzda küçük bir saksıya bir begonvil dikersiniz belki. Belki de bu, ömür boyu sürecek bir birlikteliğin başlangıcı olacaktır. Kim bilir? Siz bilirsiniz tabi !

 

Sağlıcakla kalın !

Derleyen/Şiirler : Talip Özcengiz, Atina, 10.02.2021

 

 

BİR BAŞKA AKDENİZ KEYFİ: BEGONVİL..TALİP ÖZCENGİZ YAZDI
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!