
GÜLNİHAL’E VERİLEN GÜMÜŞ MADALYA
Denizcilik tarihimizde Gülnihal vapuru denince akla gelen “Mübadele Madalyası” bilgisi, aslında tarihi yanlış anlaşılma barındırır. Gülnihal’e verilen o meşhur gümüş madalya, mübadele hizmetlerinden ziyade, Milli Mücadele’nin en karanlık günlerinde sergilediği kurtarma operasyonu sebebiyledir. Yani, Hilal-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) tarafından Gülnihal’e verilen madalya mübadeledeki hizmetlerinden dolayı değildir, 1921 yılının baharında Yunan güçlerinin Samanlıdağ Yarımadası’nda yaptığı katliamdan kurtulan çoğu kadın, çocuk ve yaşlıların İstanbul’a taşınmasından dolayı verilmiştir.

Hilal-i Ahmer ikinci başkanı, talebini Sadaret’e (Başbakanlık) bir mektupla iletmiş:
Mektup şöyle:
“Gerek Samanlıdağ Yarımadası (Yalova, Gemlik ve civarı) gerekse Yunanistan’dan muhacirin nakli esnasında mürettebat ve efradının sadıkane hizmetlerine binaen Osmanlı Seyrüsefain Şirketi’nin Gülnihal vapurunun birinci kamarasına asılmak üzere adı geçen vapura bir adet alamet-i mahsusalı gümüş Hilal-i Ahmer (Kızılay) madalyası itası suretiyle arzı atabe-i ulya (ödüllendirilmesine) kılınmasına. 17 Kasım1337 (1921)”
Katliamdan kurtulanların Gülnihal’e taşınması sırasında çekilen ve Hilal-i Ahmer Mecmuası’nda yayımlanan fotoğrafın altında şöyle yazıyor:
“Yunan itisafatından (zulmünden) Hilal-i Ahmer marifetiyle kurtarılıp Yalova’dan İstanbul’a nakledilen muhacir kafilelerinin Gülnihal vapuruna irkap (bindirilme) ameliyesi.”

MÜBADİLLERİN TAŞINMASI
Gülnihal daha sonra mübadelede Ege Denizi’nin iki yakasına hüzün taşımakla da görevlendirildi.
30 Ocak 1923 tarihinde TBMM Hükümeti’yle Yunanistan arasında imzalanan Yunan ve Türk Ahalinin Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol gereğince topraklarından zorunlu olarak koparılan on binlerce mübadil çok zor koşullarda geçen gemi yolculuklarından sonra yeni vatanları Türkiye’nin çeşitli limanlarına ayak bastı. 1923 yılının ekim ayında başlayan mübadillerin Türkiye’ye getirilmesinde aralarında özel kumpanyaların gemilerinin de olduğu yüzden fazla gemi görev aldı.
Bu gemilerden adlarını tespit edebildiklerim şunlar: (*)
Ankara, Altay, Bozkurt, Barış, Arslan, Rumeli, Akdeniz, Bahr-i Cedit, Bahri Kemal, Anadolu, Adana, Antalya, Amid, Asya, Cumhuriyet, Canik, Dumlupınar, Giresun, Gülnihal, Gülcemal, Gelibolu, Hacıpaşa, İstanbul, İsmetpaşa, İnönü, İstiklal, İnebolu, Teşvikiye, Dumlupınar, Kırzade, Mahmudiye, Millet, Kartal, Milas, Mahmut Şevket Paşa, Reşid Paşa, Kocaeli, Kızılırmak, Nilüfer, Nimet, Sakarya, Samsun, Rumeli, Timsah, Sürat, Salih, Suat (yandan çarklı), Türkiye, Trabzon, Rize, Sulh, Sürmene, Tevfik Elbari, Turan, Sadıkzade, Şam, Uğur (Oğuz), Üsküdar, Ümmet ve Ümid.

Türk bayraklı bu gemilerin dışında Kuzey Yunanistan’ın limanlarından ve adalardan yabancı bayraklı gemi ve botlar da mübadil getirdi.
Bu gemilerden bazıları şunlar:
Maryano, Jeanne, Pirenista, General Andon, Jenatu (Zanetta da olabilir.), Arşipogolos, Kirason, Klora, Dafenman, Rodanya, Rodina, Adriya, Corc, Teytis, Jan, Veladimpo, Prezya, Marunyan, Thetis, Vladmir.
Yunanistan’dan mübadilleri getiren Türk ve yabancı bayraklı bu gemilerin dışında bir de iç denizlerde mübadil taşıyan gemiler vardı.

Bu gemiler de şunlardı:
Drama’nın Kozluca Köyü (Karyofito) sakinlerini Sirkeci’den İzmit’e götüren Karabiga, Drama’nın Darova Köyü (Kechrokambos) mübadillerini yine Sirkeci’den Sinop’a götüren Vatan ve Kavala mübadillerini Sirkeci’den Samsun’a götüren Reşadiye.
Rumları Türkiye’nin çeşitli limanlarından Yunanistan’ın liman kentleriyle adalara ve Kıbrıs’a taşıyan gemilerden bazılarının adları şöyle:
Mersin, İstanbul ve İzmir’den Yunan bayraklı Archipelagos, Erdek’ten Propolis, Mersin’den Yunan bayraklı Pantelis, Selanik, Patris, Antalya’dan Yunan bayraklı Andros/Andreas, Alanya’dan Türk bayraklı ırmak gemisi Azaklar ve Silifke’den motorlu/yelkenli Karadağ.
Bu arada Rumların, bazı İngiliz ve İtalyan bayraklı gemilerle kayıtlara girmeksizin Türkiye’den ayrıldığını da belirtelim.
İstanbul’un mübadele harici tutulan yerleşimlerindeki Rum mübadiller de Türk bayraklı Tire ve İsmetpaşa’yla Yunan bayraklı Venizeles, Toskana, Kavala, İyopolis, Nikomedya, Archipelagos ve Ünyanos adlı gemilerle Yunanistan’a gitti. Mimarsinan’dan da Jüpiter adlı römorkörün çektiği birbirine bağlanmış 23 yelkenliyle Selanik’e uğurlandı Rum mübadiller.
Mübadele günlerinde adı geçen üç gemiyi daha analım.
Bu gemiler Abazya, Dalmaçya ve Famaka.
Bu iki gemiden Abazya’nın adı İleri gazetesinin 21 Ekim 1339 (1923) tarihli sayısında ikinci yardım heyetinin Selanik’e gitmek için yola çıkmaya hazırlandığı haberinde; Dalmaçya’nın adı da Cumhuriyet gazetesinde karma mübadele komisyonu üyelerinin Rumların mübadelesine nezaret etmek üzere İstanbul’a gelişleriyle ilgili haberde geçiyor.
Famaka’ya gelince.
Bu geminin adı da 23 Ocak 1924 tarihli Tevhid-i Efkâr gazetesinde bir Hilal-i Ahmer heyetinin Hindistan’daki Müslümanlardan mübadiller için yardım toplamak üzere bu ülkeye gitmek üzere yola çıktığı haberinde yer alıyor.

GAZETECİ İSKENDER ÖZSOY
………………………………

(*) Gemi adlarının dökümünde birinci kuşak mübadillerle 1999 yılından bu yana yaptığım röportajlardan elde ettiğim bilgilerin yanı sıra Doç. Dr. Cahide Zengin Aghatabay’ın Mübadelenin Mazlum Misafirleri, Prof. Dr. Kemal Arı’nın Büyük Mübadele’yle Türk Ticaret-i Bahriyesi ve Mübadele Gemileri, Baki Sarısakal’ın Belge ve Tanıklarla Samsun’da Mübadele, Dr. Önder Duman’ın Rumeli’den Samsun’a Göç ve Küçük Asya Araştırmaları Merkezi’nin Göç/Rumların Anadolu’dan Mecburi Ayrılışı ( 1919-1923) adlı kitaplarından da yararlandım.









KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA MÜDAHALE
TÜRK LOYDU’NDA PROF. DR. ORAL ERDOĞAN GÜVEN TAZELEDİ
İSRAİL YUNAN KARASULARINDA SUMUD FİLOSU’NA SALDIRDI
NASA BAŞKANI: ‘PLÜTON’U YENİDEN GEZEGEN YAPALIM’