
BORA BORA’DAN ÇIKTIKTAN 4 GÜN SONRA YAŞANDI
Pasifik Okyanusu’nda su almaya başladıktan sonra arma sorunları yaşayan Cengiz Arslanoğlu, Tahiti sahil güvenliği tarafından helikopterle kurtarılarak karaya ulaştırıldı. Arslanoğlu, omzundaki ağrı dışında genel sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. 24 Mayıs Pazar gecesini pazartesi gününe bağlayan saatlerde gerçekleşen olayda, 8,90 metrelik teknesi S’Boro ile Bora Bora’dan Tonga’ya ulaşmak üzere yola çıkan denizci, fırtınayla geçen seyrin dördüncü gününde S.O.S. verme kararı aldığını ifade etti.

“Yol boyunca hava ve dalgalar çok yüksekti. Gece daha şiddetli oldu. Hiç uyuyamadım. Bir şekilde su almasını önledim ama direk, dibinden oynamaya başlayınca artık baş edemeyeceğimi anladım” diye konuştu. Arslanoğlu, üç saat sonra yardımın geldiğini ve boğulma tehlikesi atlattığı, oldukça zorlu geçen bir operasyonla karaya ulaştığını aktardı.

“Bir film senaryosunda olabilecek olaylar yaşadım”
Arslanoğlu, Moorea Adası yakınlarında su almaya başlayan bir katamarandaki iki kişinin de kurtarma ekibi tarafından helikoptere alındığını ifade etti. Şu anda Fransız Polinezyası’nın başkenti Papetee’de bulunan denizci, “Temel ihtiyaçlarımızı gördük, şimdi dönüş işlemleri için polisler de yardım ediyor ama operasyondan sonra bizi buraya öylece bırakıp gittiler. Yanıma pasaportumu ve telefonlarımı alabilmiştim. Burada bulunan arkadaşım Nero’ya ulaştım ve bana o yardımcı oldu. Ayakkabım bile yoktu, öyle bıraktılar bizi buralarda” diye konuştu.

“Helikopterle kurtarıldım”
Arslanoğlu, işlemlerin ardından Türkiye’ye döneceğini açıkladı. Arslanoğlu, “Üç yıl önce bırakmak istedim ama büyük bir hayalim vardı: Karasu’ya getirmek. İnat ettim, yamaya yamaya, ekleyerek, telleri toparlayarak yola devam ettim. Daha önce Pasifik’te bir gemiyle çarpışmıştım, büyük hasar görmüştüm. Bora Bora’dan çıktım; 3-4 gün sonra Cook Adaları’na yaklaşırken, yaklaşık 200 mil kalmıştı. Hava çok bozuldu; özellikle geceleri rüzgar 30, 35 hatta 40 knot’a kadar çıkıyor. Dalgalar 2-3 metre. Bu fırtınada da önce tekne su almaya başladı, su pompası da bozulmuş. Geceydi ve “Sabah hallederim” diye düşünüyordum ki birden tel koptu. Ön yelkeni kapatmak istedim, kapatamadım. Rüzgar uçuruyordu tekneyi. Sonra tel kopunca direk dipten oynamaya başladı. Motor da çalışmıyor o an. En sonunda SOS verdim. 2-3 saat sonra helikopter geldi.

“Dalgalarla boğuştum Deniz Ana bana yardım etti”
İçinden biri sarktı, bana işaret etti. Beni suya atlamam için uyardılar. Sadece pasaportumu ve iki cep telefonumu yanıma aldım. Suda, dalgaların arasında atlarken tekneye bir ip bağladım. Ama tekne yelken açık, rüzgarda gidiyor. Tekne beni çekiyor. Halatla bağlandım, bir yandan da su yutuyorum. Az kalsın boğuluyordum. O sırada beni yukarı çektiler. Suyu verdiler, kendime geldim. Sonra Tahiti’ye doğru giderken Moria Adası’nda bir katamaran daha yardım istedi. Onu da havadan izledim, oradan da iki kişiyi aldılar. Tahiti’ye indik, ambulans, hastane derken… Ayağım çıplak, üstüm başım sırılsıklam. Bir şort, bir tişörtle kaldım ortada. İki telefon ve pasaport… Telefonlar çalışmıyor, pasaport da ıslanmış. Polise gittim, kimse ilgilenmedi. Daha önce burada kalmıştım, teknemi yaparken tanıştığım bir arkadaşım vardı: Nero. Allah razı olsun, yardım etti, evine aldı beni. İki gündür onun evindeyim. Şimdi otele geçiyorum, vize bekliyorum, bilet alıp Türkiye’ye döneceğim. Tek hayalim bu tekneyi Karasu’ya getirip müze yapmaktı. Tekne batmadı ama üstü açık, yağmurda su alabilir, batabilir. Şu an başıboş okyanusta gidiyor. Onu bulan için büyük bir ganimet. Deniz Ana bana çok verdi. Ben de şimdi onu Deniz Ana’ya bıraktım. O, başkalarına verecek. Eğer sadece kırılan direği, gövdesi bile bulunsa, onu Türkiye’ye getirip Karasu’da müze yapmayı düşünüyorum.”
S’BORO YELKENLİSİNDE YAŞANANLARI SÖZCÜ TV’DE ANLATTI
https://www.sozcu.com.tr/okyanusun-ortasinda-hayatta-kalma-mucadelesi-sakarya-dan-pasifik-e-film-gibi-yolculuk-p178605




















