SIĞ SUDAKİ BATIK

17’nci yüzyıldan kalan tek batık gemi
Türkiye’de kazısı yapılan ilk ve tek 17’nci yüzyıl Osmanlı batığı olan gemi, yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 9 metre genişliğinde ahşap kalıntılardan oluşuyor. Çalışmalarda, geminin karaya oturup sancak bordasına yan yatarak battığı anlaşıldı. Kızlan Osmanlı Batığı Sualtı Kazısında en dikkat çekici buluntular askeri mühimmat grubuna ait. İlk kez bir batıkta 30’dan fazla Osmanlı tüfeği bulundu. Bunların yanında 3 binden fazla kurşun mermi, çok sayıda barutluk, tabanca, kılıç ve hançer ele geçirildi. 50’den fazla humbara (el bombası) ise batığı Akdeniz’de bu tür mühimmat taşıyan tek örnek haline getirdi. Geminin pruva ve pupa bölümlerinde bakır kaplar, ibrikler, kazan kepçeleri, seramik çömlekler, tahta kaşıklar, şimşir taraklar, deri mataralar ve sepetler bulundu. Ayrıca 135 adet Tophane üretimi pipo lülesi ile Osmanlı döneminin bilinen en büyük pipo koleksiyonu ortaya çıkarıldı. Kazıda bulunan iki satranç takımı ile bambu paketler içinde 40’tan fazla Çin porseleni, Türkiye karasularında ilk kez tespit edildi.
Mühürler ve tarihleme usülü
Çalışmalarda üç de mühür ortaya çıkarıldı. Okunabilen bir mühür üzerinde “Hüdabende Abdullah Ahmed” adı ve Hicri 1078 (Miladi 1667–1668) tarihi yer alıyor. Bu bulgu sayesinde batığın dönemi de net olarak tarihlendirildi. Organik buluntular arasında en yoğun grubu oluşturan kestaneler ise geminin kış aylarında battığını gösteriyor.

Kazı Başkanı ve SUDEMER Müdürü Prof. Dr. Harun Özdaş, batıktaki dördüncü kazı sezonunda yürüttükleri çalışmalarda buldukları mühürden, geminin 1667-1668 yılları arasında battığını belirlediklerini söyledi. Batığın ilk bulunduğunda sıradan göründüğünü ancak derinlere indikçe olağanüstü bulgularla karşılaştıklarını belirten Özdaş, “Buluntu, normal şartlarda bu kadar sığ bir batıkta bulunmayacak kadar zengin bir çeşitliliğe sahip ve sayısal olarak da çok yüksek.






















