1. Haberler
  2. Genel
  3. BOĞAZ’DA RÜZGAR YETTİ, SAHNE EKSİK KALDI

BOĞAZ’DA RÜZGAR YETTİ, SAHNE EKSİK KALDI

İstanbul Boğazı bir yarış parkuruysa, her virajı bir sürpriz, her geçişi bir sınavdır. Bu sezonun üçüncü TAYK Trofesi ayağı olan Lions Sailing Cup da bunun canlı örneğiydi. MYK iş birliğiyle düzenlenen yarış, kâğıt üzerinde uzun soluklu bir rota vaat ediyordu: Çırağan Sarayı önünden start, Beykoz açıklarındaki şamandıralara dönüş ve ardından Caddebostan’da finiş. Fakat rüzgarın kaprisleri planları değiştirdi, rota kısaltıldı, yarış Boğaz içinde tamamlandı.MAKALE: BURAK ERDOĞAN- FOTOĞRAFLAR: SELAHATTİN BİLBEY

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kazanan taktikle fark yaratan ENKA-Cheese IV

44 tekne aynı anda start aldı. Yarışın daha ilk dakikalarında Farr 55 Orient Express 6 ve TP52 Team Acadia-Cheetah ön gruptan koptu. Ancak ne kadar hızlı olursanız olun, yüksek reytingin matematiği sizi en sona itebiliyor. Nitekim bu iki tekne de finişi ilk geçmelerine rağmen IRC0 grubunda son sıralarda yer aldı. Kazanan, taktikle ve zaman yönetimiyle fark yaratan ENKA-Cheese IV oldu.

IRC1’de Gözalan-Alize M12 finişe ilk ulaşsa da, düzeltme sonrası birincilik Akkök Holding-Cheese VIII’e gitti. IRC2’de Ant Yapı Team Sensei istikrarlı performansıyla fark yarattı. IRC3’te Canias-İAS-Electron, IRC4’te ise Sebago-Alize G28 hem finişi önde geçti hem de birinciliği aldı. Destek sınıfında ise Pera-Doğa, küçük filonun kazananı oldu.

Kıyıdan izlenen muhteşem mücadele

Teknik detaylar bir yana, yarışın Boğaz hattında gerçekleşmesiyle birlikte izleyici deneyimi de unutulmaz bir tablo sundu. Arnavutköy, Kabataş ve Emirgan gibi kıyı noktalarında kurulan seyir alanları, deniz sporunun halka temas eden yüzünü gösterdi. Fakat ne yazık ki, bu zarif sporun karadaki temsilinde aynı estetik çizgi sürdürülemedi.

Pazar akşamı Marmara Yelken Kulübü’nde gerçekleştirilen ödül töreni, yarışın ciddiyetine ve kalitesine yakışmayacak ölçüde yetersizdi. Sahne düzeni, ışıklandırma ve ses sistemi adeta “geçiştirilmiş” bir izlenim bıraktı. Organizasyon sorumlularına ayrılmış bir protokol düzeni bile oluşturulmamıştı ki bu, yalnızca görsel değil, sembolik bir eksiklikti.

Üstelik TAYK yöneticilerinden Arzu Özgen’in bile seremoniyi sahnenin yanına konumlandırılmış içecek dolaplarının dibinde, ayakta takip etmek zorunda kalması, MYK’nın bu alandaki dağınıklığını gözler önüne serdi. İnsaf be kardeşim… Plajda öğrenci kulübü etkinliği yapılsa bile daha iyi bir tertip, daha planlı bir düzen kurulur. Bu kadar nitelikli bir yarışın ardından gelen bu baştan savma kapanış, ne yazık ki hoş bir görüntü oluşturmadı.

 

Denizcilik kültürüyle ve yelken sporunun ne ilgisi vardı?

Hele ki akşam saatlerinde düzenlenen törende ara sıcak olarak dağıtılan “sucuk ekmek” tercihine ne demeli? Piknik tüplerinin çıkmamasına duacıyım. Denizcilik kültürüyle, yelken sporunun estetiğiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bu sunum, organizasyonun ciddi bir kafa karışıklığı yaşadığını gösterdi. Bir şeyi yapmak için yapmak, en pahalı zaman kaybıdır. Oysa yelken camiası, detaylara gösterilen özenle büyüyecektir.

Sonuç mu? Denizde verilen emek ve mücadele alkışı hak ediyordu. Ancak kıyıda sahnelenen bu kapanış, sınıfı geçemedi. Boğaz’daki TAYK’ın yönettiği yarış kalitesinden taviz vermedi ama organizasyon tarafı MYK çok arabesk kaldı.

Umarız bir gün, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün temsil ettiği salon zarafeti, bu ülkenin tüm kulüplerinde salgın gibi yayılır.

MAKALE: BURAK ERDOĞAN

FOTOĞRAFLAR: SELAHATTİN BİLBEY

BOĞAZ’DA RÜZGAR YETTİ, SAHNE EKSİK KALDI
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!